Kadınlarda görülen rahim, rahim ağzı, yumurtalık ve vulva kanserleri bazen oldukça sıradan görünen şikayetlerle başlayabiliyor. Günlük yaşamda stres, hormonal değişiklik, sindirim problemi veya basit bir enfeksiyon olarak değerlendirilebilen bazı belirtilerin uzun sürmesi ise daha ayrıntılı inceleme gerektirebiliyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, özellikle alışılmışın dışında ortaya çıkan, giderek artan, sık tekrarlayan ya da iki haftadan uzun süren belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Erken tanının tedavi sürecini önemli ölçüde etkileyebildiğini vurgulayan Yassa, rahim kanserinin erken evrede yakalanması halinde beş yıllık sağ kalım oranının yüzde 90’ın üzerine çıkabildiğini ifade ediyor.
1. Menopoz sonrası veya adet dışı kanama
Menopoz sonrasında görülen her kanamanın, miktarı az olsa bile değerlendirilmesi gerekiyor.
Rahim kanseri tanısı alan kadınların önemli bölümünde ilk belirtinin menopoz sonrası kanama olduğu belirtiliyor. Menopoz öncesi dönemde ise adetler arasında kanama, alışılmadık derecede uzun süren veya yoğunlaşan kanamalar da göz ardı edilmemeli.
2. Geçmeyen şişkinlik ve çabuk doyma
Yumurtalık kanserinin erken belirtileri zaman zaman sindirim sistemi rahatsızlıklarına benzeyebiliyor.
Karında sürekli şişkinlik, az miktarda yemekle doyma, karında dolgunluk hissi veya kıyafetlerin bel bölgesinde giderek dar gelmesi gibi şikayetlerin yeni başlaması ve birkaç hafta boyunca sürmesi halinde kadın hastalıkları açısından da değerlendirme yapılması öneriliyor.
Yassa, geçmeyen şişkinlik durumunda yalnızca mide ve bağırsak sorunlarının değil, yumurtalıkların da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
3. Cinsel ilişki sonrası kanama ve olağandışı akıntı
Cinsel ilişki sonrasında görülen kanama, kanlı veya kötü kokulu akıntı rahim ağzıyla ilgili bazı hastalıkların belirtileri arasında bulunuyor.
Rahim ağzı kanserinin öncü lezyonlarının tarama testleriyle erken dönemde saptanabildiği belirtilirken, düzenli HPV taramasının önemine dikkat çekiliyor.
Türkiye’de 30-65 yaş arasındaki kadınlara belirli aralıklarla HPV testi ulusal tarama programı kapsamında sunuluyor. HPV aşısı da rahim ağzı kanserine karşı koruyucu yöntemler arasında yer alıyor.
4. Sürekli kasık ağrısı ve idrar-bağırsak alışkanlığında değişiklik
Kasıkta veya alt karında geçmeyen ağrı ve baskı hissi, yeni başlayan sık idrara çıkma ihtiyacı ya da nedeni açıklanamayan kabızlık da değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında.
Bu şikayetler çoğu zaman iyi huylu nedenlere bağlı olsa da yeni başlaması, giderek artması ve birden fazla belirtinin birlikte görülmesi halinde ayrıntılı muayene gerekebiliyor.
5. Genital bölgede geçmeyen kaşıntı, yara veya renk değişikliği
Vulva kanseri daha nadir görülse de belirtileri kimi zaman mantar enfeksiyonu veya cilt problemi olarak değerlendirilebiliyor.
Haftalarca süren kaşıntı, iyileşmeyen yara, ciltte kalınlaşma, renk değişikliği veya yeni gelişen kabarıklıkların muayene edilmesi öneriliyor.
Belirti olmasa da düzenli kontrol önemli
Yumurtalık ve rahim kanserleri için toplum genelinde kullanılan rutin bir tarama testi bulunmadığından, belirtilerin bilinmesi ve düzenli jinekolojik muayene önem taşıyor.
Fazla kilo, polikistik over sendromu ve ailede meme, yumurtalık, rahim veya bağırsak kanseri öyküsü bulunan kişilerde risk değerlendirmesinin daha yakından yapılması gerekebiliyor.
Açıklanamayan kilo kaybı ve sürekli yorgunluğun diğer belirtilere eşlik etmesi halinde de hekime başvurulması öneriliyor.
Erken tanı tedaviyi de kolaylaştırabiliyor
Rahim ve yumurtalık kanserlerinde tedavinin temel seçeneklerinden biri cerrahi olurken, hastalığın erken evrede yakalanması daha sınırlı girişimlere imkan sağlayabiliyor.
Uygun hastalarda minimal invaziv ve kapalı cerrahi yöntemlerin kullanılabildiğini belirten uzmanlar, erken tanının hem tedavi başarısını hem de iyileşme sürecini olumlu etkileyebileceğini vurguluyor.





