Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İstanbul’dan dünyaya ortak mesaj: İsrail işgali bölgedeki istikrarsızlığın temel kaynağı

Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları, İstanbul’da gerçekleştirdikleri toplantının ardından yayımladıkları ortak bildiride İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalini bölgedeki istikrarsızlığın temel kaynağı olarak nitelendirdi. Dört ülke, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’nin kurulması, Gazze’ye kesintisiz insani yardım ulaştırılması, Yemen’deki saldırıların durdurulması ve İran ile yaşanan gerilimin diplomasi yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. İstanbul’daki diplomasi trafiği kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da altı ülkenin dışişleri bakanını Dolmabahçe’de kabul etti.

Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları, İstanbul'da gerçekleştirdikleri

Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen R4 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından yayımlanan ortak bildiri, Orta Doğu’daki çatışmaların sona erdirilmesi ve bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik önemli mesajlar içerdi. Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları, Filistin meselesinden Yemen’deki saldırılara, İran çevresindeki askeri gerilimden Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine kadar birçok konuda ortak tutum ortaya koydu.

23 Ekim 2026 Cuma günü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda dört ülke, bölgesel sorunların çözümünde diplomasi ve diyaloğun esas alınması gerektiğini vurguladı. Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın ilke ve amaçları doğrultusunda barış ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik ortak iradelerini yineleyen bakanlar, uluslararası toplumun bölgedeki krizlere karşı daha etkin hareket etmesi çağrısında bulundu.

İstanbul’daki buluşma, Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında bölgesel sahiplenme anlayışıyla oluşturulan R4 mekanizmasının yedinci dışişleri bakanları toplantısı oldu. Dört ülkenin görüşmelerinin ardından Almanya, İngiltere ve Fransa’dan oluşan E3 grubuyla, İtalya’nın da katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirildi.

Dört ülkeden İsrail işgaline ortak tepki

R4 ülkelerinin ortak bildirisinde en dikkat çekici değerlendirmeler Filistin meselesine ilişkin oldu. Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan, İsrail’in işgal politikalarının yalnızca Filistin’de değil, Orta Doğu’nun tamamında ve bölge dışında da istikrarsızlığa neden olduğunu vurguladı.

Bildiride İsrail’in politikalarının dünya kamuoyunda derin bir adaletsizlik duygusu oluşturduğu belirtilirken kalıcı barışın sağlanması için iki devletli çözümün uygulanması gerektiği ifade edildi.

Dört ülkenin ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Bakanlar, İsrail işgalinin bölge ve ötesindeki istikrarsızlığın temel kaynağını oluşturduğunu ve İsrail politikalarının küresel kamuoyunda derin bir adaletsizlik hissi yarattığını vurgulamışlardır. İki devletli çözümün ilgili BM kararları uyarınca bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulunmuşlardır.”

Bakanlar, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

Bu kapsamda 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, yaşanabilir ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti kurulmasına yönelik destek yinelendi.

Ortak bildiride, Filistin halkının devlet kurma hakkının devredilemez olduğu vurgulanırken Orta Doğu’da kapsamlı ve kalıcı barışın sağlanabilmesi için bu hakkın hayata geçirilmesi gerektiği kaydedildi.

Böylece dört ülke, Filistin meselesinde uluslararası meşruiyete dayanan iki devletli çözümün desteklenmesi konusunda ortak diplomatik iradelerini bir kez daha ortaya koydu.

Bildiride Gazze’deki insani durum ile Batı Şeria ve Kudüs’teki gelişmelere de geniş yer ayrıldı.

Bakanlar, “devam eden İsrail şiddeti ile Kudüs’ün hukuki ve tarihi statüsünü değiştirme girişimlerine acilen son verilmesi ve Filistin’deki yıkım ile insani felaketin durdurulması” çağrısında bulundu.

Batı Şeria ve Kudüs’te geçmişte gerçekleştirilen ve halen devam eden tüm yerleşim faaliyetleri ile Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddeti kınandı.

Dört ülke, Gazze’ye insani yardımların kesintisiz şekilde ulaştırılmasının ve bölgenin yeniden imarına yönelik çalışmaların başlatılmasının acil ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Bu çerçevede ortak bildiri, Filistin’de yaşanan insani krizin sona erdirilmesi, sivil halkın korunması, yerleşim faaliyetlerinin durdurulması ve bağımsız Filistin Devleti’nin kurulması taleplerini birlikte ele aldı.

Yemen’deki saldırılar ve Kızıldeniz’deki güvenlik krizi

İstanbul toplantısında ele alınan önemli başlıklardan biri de Yemen’deki çatışmalar ve bunların bölgesel güvenlik üzerindeki etkileri oldu.

Dört ülke, Husi milislerinin gerçekleştirdiği saldırıların Yemen’deki insani sorunları derinleştirdiğini belirterek özellikle Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara ve uluslararası ticaret gemilerinin hedef alınmasına tepki gösterdi.

Ortak bildiride Yemen’e ilişkin şu açıklama yapıldı:

“Yemen konusuna ilişkin bakanlar, insani acıları derinleştiren Husi milislerinin yol açtığı kabul edilemez tırmanmayı, Suudi Arabistan’a yönelik, özellikle sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan, süregelen saldırılarını ve Kızıldeniz ile Babulmendeb’de ticari gemilere yönelik gerçekleştirilen saldırıları en güçlü şekilde kınamışlardır.”

Bakanlar, Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduklarını bildirdi.

İran destekli Husi güçlerine yönelik çağrıda ise tüm askeri eylemlerin, tehditlerin ve saldırıların derhal durdurulması istendi.

Husilerin iyi niyetle siyasi sürece geri dönmesi gerektiği belirtilirken Yemen’deki çatışmaların askeri yöntemler yerine diplomatik ve siyasi mekanizmalar aracılığıyla sona erdirilmesine yönelik yaklaşım benimsendi.

Kızıldeniz ve Babülmendeb Boğazı’nda ticari gemilere gerçekleştirilen saldırıların yalnızca bölge ülkelerini değil, uluslararası deniz ticaretini de tehdit ettiği vurgulandı.

Özellikle enerji ve ticari ürünlerin taşındığı deniz yollarının güvenliğinin sağlanması gerektiğine işaret edilen bildiride, Yemen’deki gelişmelerin bölgesel güvenlikle doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi.

İran geriliminde askeri çözüm yerine diplomasi çağrısı

Ortak bildiride ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan askeri çatışmalar ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim de değerlendirildi.

Dört ülkenin dışişleri bakanları, çatışmaların daha fazla yayılmasının önlenmesi gerektiğini belirterek sorunların yalnızca diyalog ve diplomasi yoluyla çözülebileceğini vurguladı.

Bu kapsamda gemilerin, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının önlenmesi yönündeki acil ihtiyaca dikkat çekildi.

Bakanlar, İslamabad Mutabakat Zaptı’na desteklerini ifade ederken gerilimin daha fazla tırmanmasını önlemeye yönelik diplomatik girişimleri memnuniyetle karşıladı.

Bildiride, müzakereler yoluyla kalıcı bir çözüme ulaşılması yönündeki kararlılığın yeniden teyit edildiği kaydedildi.

İstanbul’daki toplantılar sonrasında açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da İran’a yönelik yeni bir askeri saldırının bölgedeki çatışmaları yeniden genişletebileceğine dikkat çekmişti.

Fidan, toplantıya katılan ülkelerin savaşların yayılmasını istemediğini belirterek İran’a yönelik yeni bir askeri müdahale yerine diplomatik seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmişti.

R4 ortak bildirisi de bu yaklaşımı destekleyen bir çerçeve ortaya koyarken uluslararası hukuk ve diplomatik müzakereler temelinde gerilimin azaltılması gerektiğine işaret etti.

Dört ülkenin açıklamasında ayrıca çatışmaların genişlemesinin bölgedeki siviller, deniz taşımacılığı ve küresel ekonomik düzen üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.

Hürmüz Boğazı için engelsiz ve güvenli geçiş çağrısı

Toplantının ekonomik ve stratejik açıdan öne çıkan başlıklarından biri Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının güvenliğinin yeniden sağlanması oldu.

Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan, uluslararası deniz taşımacılığının kesintiye uğramasının dünya ticaretinde ciddi sorunlara yol açtığını belirtti.

Ortak bildiride seyrüsefer serbestisinin, kalıcı deniz emniyetinin ve güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra uluslararası hukukta tanınan seyrüsefer hak ve özgürlüklerinin korunmasının hayati önem taşıdığı ifade edildi.

Deniz yollarının kesintiye uğramasının küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkilediği, enerji, gübre ve gıda ürünlerinin dünya piyasalarına ulaştırılmasını zorlaştırdığı kaydedildi.

Bildiride, bu sorunların özellikle bölge ülkelerinde ve dünyanın farklı bölgelerindeki kırılgan nüfus gruplarını olumsuz etkilediği vurgulandı.

Deniz ticaretinin aksamasının bütün ülkelerin güvenliği ve ekonomik refahı açısından tehdit oluşturduğu belirtilirken yaşanan sorunların aşılması için uluslararası toplumun ortak hareket etmesi gerektiği bildirildi.

Dört ülke, hukuka uygun deniz ulaşımını engelleyen her türlü tedbir veya kısıtlamayı reddettiklerini açıkladı.

Hürmüz Boğazı’ndan güvenli, emniyetli ve engelsiz geçişin hızlı ve eksiksiz şekilde yeniden başlatılması çağrısında bulunuldu.

Bakanlar, toplantıda ele alınan bütün bu konularda yakın istişare ve işbirliğinin sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı.

Dışişleri Bakanlığının 23 Ekim 2026 tarihli resmi ortak bildirisinde de Filistin, Yemen, İran ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin bu ortak tutumlar teyit edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan dışişleri bakanlarını Dolmabahçe’de kabul etti

İstanbul’da gün boyunca devam eden diplomatik temasların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da toplantılara katılmak üzere Türkiye’ye gelen bazı ülkelerin dışişleri bakanlarını kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleştirilen kabulde Erdoğan, konuk ülkelerin dışişleri bakanlarıyla bir araya gelerek sohbet etti.

Kabule Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra Almanya, Fransa, İtalya, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabulünde bulunan isimler şöyleydi:

  • Hakan Fidan: Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı
  • Johann Wadephul: Almanya Dışişleri Bakanı
  • Jean-Noel Barrot: Fransa Dışişleri Bakanı
  • Antonio Tajani: İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
  • Muhammed İshak Dar: Pakistan Dışişleri Bakanı
  • Bedir Abdulati: Mısır Dışişleri Bakanı
  • Faysal bin Ferhan: Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından duyurulan kabul, İstanbul’daki çok taraflı dışişleri bakanları toplantıları kapsamında gerçekleştirildi. Görüşmenin ayrıntılı içeriğine ilişkin ayrıca bir açıklama yapılmadı.

Dolmabahçe’deki kabul, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen diplomatik temasların Cumhurbaşkanlığı düzeyinde de devam etmesi bakımından önem taşıdı.

İstanbul’da önce R4 ülkelerinin dışişleri bakanları bir araya gelirken ardından Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya’nın da katılımıyla daha geniş kapsamlı görüşmeler gerçekleştirildi.

Bu toplantılarda bölgesel çatışmaların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve uluslararası ticaret yollarının güvenliğinin sağlanması gibi konular ele alındı.

Dört ülkenin ortak bildirisi ise özellikle Filistin meselesi, İsrail’in işgal politikaları, Yemen’deki saldırılar ve İran çevresindeki gerilim konusunda ortak diplomatik tutumu ortaya koydu.

Dört ülke işbirliğini sürdürecek

İstanbul’daki R4 toplantısı, Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın bölgesel meselelerde ortak diplomatik yaklaşım geliştirme arayışının devamı niteliğini taşıdı.

R4 mekanizması, bölgesel sorunların çözümünde ilgili ülkelerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve diplomatik istişarelerin güçlendirilmesi amacıyla oluşturulmuştu.

Dört ülkenin dışişleri bakanları daha önce farklı tarihlerde bir araya gelerek Orta Doğu’daki güvenlik sorunları ve uluslararası gelişmeler üzerinde görüş alışverişinde bulunmuştu.

İstanbul’daki yedinci toplantının ardından açıklanan ortak bildiriyle Filistin halkının haklarının korunması, Gazze’deki insani krizin sona erdirilmesi, Yemen’de askeri saldırıların durdurulması, İran çevresindeki çatışmaların diplomasiyle çözülmesi ve Hürmüz Boğazı’nın güvenli geçişlere açılması konusunda ortak çağrılar yapıldı.

Bakanlar, bu konuların takibinde yakın istişare ve koordinasyonu sürdürme kararı aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dışişleri bakanlarını Dolmabahçe’de kabul etmesiyle tamamlanan İstanbul’daki diplomasi trafiği, bölgesel krizlerin çözümünde hem Orta Doğu ülkeleri arasındaki işbirliğinin hem de Avrupa ülkeleriyle yürütülen görüşmelerin devam edeceğini ortaya koydu.