Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, “Alihan Kuriş suç örgütü” soruşturması kapsamında yaklaşık 3,5 saat süren ve 12 sayfa tutan ifadesinin ardından adli kontrol talebiyle hakimliğe sevk edildi. Şahin hakkında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve “suçluyu kayırma” suçlamaları kapsamında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verildi. Soruşturmada özellikle Şahin adına tahsis edilen araçların kimler tarafından ve hangi amaçlarla kullanıldığı üzerinde duruldu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapının lideri olduğu belirtilen Alihan Kuriş ve beraberindeki kişilere yönelik soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği”, “nitelikli dolandırıcılık”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” gibi suçlamalar bulunuyor.
Soruşturmanın son aşamasında eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in de ifadesine başvuruldu. Şahin’in yaklaşık 3,5 saat süren ifadesinin 12 sayfadan oluştuğu belirtildi.
Savcılık iki suçtan adli kontrol istedi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ifadenin ardından Şahin hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 220/7. maddesinde düzenlenen “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ile TCK’nin 283/1. maddesinde yer alan “suçluyu kayırma” suçlarından yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasını talep etti.
Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen Şahin, yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı.
Şahin’in avukatlarının verilen adli kontrol kararına itiraz edeceği bildirildi.
Soruşturmanın önemli başlıklarından biri tahsisli araçlar
Şahin’in savcılık ifadesinde en fazla üzerinde durulan konular arasında adına tahsis edilen araçlar yer aldı.
Soruşturma dosyasında Şahin adına tahsisli araçların kimler tarafından, hangi tarihlerde ve hangi amaçlarla kullanıldığına ilişkin kayıtların; eski danışmanı Ömür Yücel’in beyanları, trafik kontrol kayıtları ve Belarus bağlantılı temaslarla birlikte değerlendirildiği belirtildi.
Şahin adına tahsis edilen araçlardan birinin, soruşturmanın önemli isimleri arasında gösterilen Hilmi Tuna Kuriş ve beraberindeki firari şüpheli Erhan Yılmaz’ın Muğla’da yakalanması sırasında kullanıldığı tespit edildi.
Şahin ise söz konusu aracı en son 2026 yılı haziran ayında kullandığını ve daha sonraki dönemde aracı kimin kullandığını bilmediğini savundu.
Yıllık kira bedeli bin lira olarak gösterildi
Soruşturma sırasında araçlardan birine ait kira sözleşmesi de gündeme geldi.
Şahin, otomobili Mehmet Özmen’in şirketinden 25 Aralık 2025 tarihinde kiraladığını söyledi. Sözleşmede aracın yıllık kira bedelinin bin lira olarak yer aldığı belirtildi.
Şahin’in avukatı ise bin liralık bedelin gerçek piyasa değerini ifade etmediğini, noter işlemleri nedeniyle sözleşmeye “sembolik” bir ücret yazıldığını savundu.
Firari şüpheliler Şahin adına tahsisli araçta yakalandı
Savcılığın Şahin’e yönelttiği soruların önemli bölümünü 34 SL 313 plakalı Volvo S90 marka araç oluşturdu.
Soruşturma dosyasına göre firari şüpheliler Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz, 21 Ağustos 2026 tarihinde Muğla’da bu araçta yakalandı. Aracı ise Mehmet Özmen’in kullandığı belirtildi.
Savcılık kayıtlarına göre söz konusu araç, Mehmet Özmen’in sahibi ve genel müdürü olduğu SAN Sistem Lojistik Bilişim İletişim Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. adına kayıtlıydı. Plakanın 17 Aralık 2025 ile 17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edildiği kaydedildi.
Şahin, aracı kiraladığını kabul ederek şu ifadeyi kullandı: “Bu aracı en son haziran ayı içerisinde kullandım. Sonrasında kimin kullandığını bilmiyorum.” Şahin ayrıca eski bakan olması nedeniyle dört araç için tahsis hakkının bulunduğunu söyledi.
Beş farklı plaka Şahin’e soruldu
Savcılık tarafından Şahin’e 34 SL 313, 34 S 7815, 34 RM 8677, 34 EMT 156 ve 34 MES 340 plakalı araçlarla ilgili ayrı ayrı sorular yöneltildi.
Şahin bazı araçları hatırlamadığını, kiralama işlemlerinin büyük bölümünün eski danışmanı Ömür Yücel tarafından organize edildiğini belirtti.
Şahin ifadesinde: “Adıma tahsisli araçları ben kullanırım fakat benim kullanımımda olmadığı dönemlerde kimin kullandığını bilmiyorum.” dedi.
“Tahsis yeni yapıldı” dedi, eski tarihli trafik kayıtları dosyaya girdi
Soruşturmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de 34 S 7815 plakalı Audi Q7’ye ilişkin trafik kontrol kayıtları oldu.
Dosyaya göre araç 15 Mayıs 2025 tarihinde Recep Oktay Çolak, 30 Ekim 2025 tarihinde ise Ömer Sipahioğlu tarafından kullanıldığı sırada trafik kontrolüne girdi.
Şahin ise söz konusu araç için: “Bu araç plakası adıma tahsislidir. Tahsisi yeni yapıldı. Bir ay bile olmadı.” ifadesini kullandı.
Şahin, Recep Oktay Çolak ile Ömer Sipahioğlu’nu tanımadığını belirtirken aracın son dönemde Belarus’tan gelen misafirleri tarafından bilgisi dahilinde kullanıldığını söyledi.
Belarus’tan gelen heyet için araç tahsis edildiğini söyledi
Şahin, adına tahsis edilen 34 EMT 156 plakalı Audi Q7’nin de Belarus’tan gelen bir heyet tarafından kullanıldığını kabul etti.
Şahin’in anlatımına göre söz konusu araç Bodrum’da kaza yaptı. Bunun üzerine Belaruslu misafirlerin mağdur olmaması amacıyla 34 S 7815 plakalı başka bir Audi Q7 temin edildi.
Araçların kiralanması ve Belaruslu misafirlerin ağırlanmasına ilişkin organizasyonu eski danışmanı Ömür Yücel’in yürüttüğünü söyleyen Şahin’in bu açıklamalarıyla Yücel’in soruşturma kapsamındaki beyanları arasında bazı farklılıklar bulunduğu belirtildi.
Ömür Yücel, 34 EMT 156 plakalı aracın İstanbul’da Kemal Özmen’den teslim alındığını, Belarus Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve beraberindeki öncü koruma ekibiyle Bodrum’a gidildiğini, araçta bulunan çakar tertibatının sökülerek aracın heyete bırakıldığını ve aracın daha sonra kaza yaptığını anlattı.
2011 yılındaki fuhuş ve şantaj ihbarı da soruldu
Savcılık, Şahin’in İçişleri Bakanı olduğu döneme ilişkin eski bir ihbarı da soruşturma kapsamında gündeme getirdi.
14 Eylül 2011 tarihinde İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan ihbarda, Süleyman Hilmi Kalcı’nın Belarus’tan kadınları Türkiye’ye getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bazı bürokratların gizli kamerayla görüntülendiği ve bu görüntüler üzerinden şantaj yapılarak bazı kamu ihalelerinin yönlendirildiği iddia edilmişti.
Aynı ihbarda Mehmet Özmen’in bazı organizasyon işlerini, Nevzat Büküm’ün ise elektronik şirketlerinin ihale süreçlerini yürüttüğü öne sürülmüştü.
İhbar tarihinde İçişleri Bakanı olan İdris Naim Şahin, bu iddialar hakkında herhangi bir bilgi ya da duyumunun bulunmadığını söyledi. Bununla birlikte Şahin, ihbarda isimleri geçen Süleyman Hilmi Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm’ü tanıdığını ifade etti.
Kalcı ile 2011-2019 arasında irtibat kurduğunu söyledi
Şahin, Süleyman Hilmi Kalcı’yı Belarus’ta yaşayan ve telefon bayiliği yapan bir kişi olarak tanıdığını anlattı.
Kalcı’nın Belarus’taki siyasi çevrelerle bağlantılarının bulunduğunu bildiğini belirten Şahin, 2011 ile 2019 yılları arasında kendisiyle irtibat kurduğunu, son görüşmelerinin ise 2019 yılında gerçekleştiğini söyledi.
Şahin, Kalcı’nın Belarus’tan kadın getirerek fuhuş yaptırdığı yönündeki iddialardan haberdar olmadığını savundu.
Mehmet Özmen’i İstanbul milletvekilliği döneminden tanıdığını belirten Şahin, Özmen’in çocukluk yıllarında Kuriş yapılanmasıyla bağlantılı olduğunu söylediği cemaatin kurslarında eğitim gördüğüne ilişkin bilgisinin bulunduğunu ifade etti.
Eski danışmanın beyanı ile Şahin’in açıklaması çelişti
Soruşturmadaki önemli başlıklardan bir diğerini eski danışman Ömür Yücel’in ifadeleri oluşturdu.
Yücel’in telefonunda yapılan incelemede Belarus’taki Türk Konsolosluğu ile bazı yabancı uyruklu kişilerin vize işlemlerine ilişkin yazışmalar bulunduğu belirtildi.
Yücel, üç yabancı uyruklu kişinin Türkiye’ye giriş vizesi için yapılan girişimlerin İdris Naim Şahin’in bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Ayrıca başka bir kişinin denklik işlemleri konusunda da yine Şahin’in bilgisi dahilinde girişimlerde bulunduğunu öne sürdü.
Şahin ise bu iddiaları kesin bir dille reddetti.
Şahin ifadesinde: “Ömür Yücel isimli şahsa bu konuda herhangi bir talimat vermedim. Bunlardan benim kesinlikle bilgim ve haberim yoktur. İlk defa şu anda bunları duydum.” dedi.
Şahin, Yücel ile herhangi bir husumeti bulunmadığını ve eski danışmanının neden bu yönde ifade verdiğini anlayamadığını söyledi.
“Aracın izinsiz kullanıldığının söylenmesini istedi” iddiası
Savcılık, Ömür Yücel’in “Alex” olarak bilinen Süleyman Hilmi Kalcı hakkında verdiği başka bir beyanı da Şahin’e sordu.
Yücel, Kalcı’nın kendisiyle irtibata geçerek basına yansıyan çakarlı araçla ilgili olarak aracın İdris Naim Şahin’den izinsiz kullanıldığının söylenmesini istediğini ileri sürdü.
Şahin ise Süleyman Hilmi Kalcı ile 2019 yılından bu yana doğrudan irtibatının bulunmadığını savundu.
Bununla birlikte Şahin, eski danışmanı Ömür Yücel’in Kalcı ile iletişim kurduğunu bildiğini ve Yücel’in zaman zaman Kalcı’dan kendisine selam getirdiğini söyledi.
Şahin: Araçlar bilgim dışında kullanıldı
İdris Naim Şahin, ifadesinin sonunda hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Adına tahsis edilen araçların bilgisi ve iradesi dışında, tahsis amacı dışında kullanılmasının “güveni kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Şahin, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu ve araçların tahsislerini iptal ettirdiğini söyledi.
Eski danışmanı Ömür Yücel’in yabancı uyruklu kadınların vize işlemlerine yardım ettiği yönündeki beyanlara ilişkin de bu işlemlerin kendi talimatıyla gerçekleştirilmediğini belirtti.
Şahin ifadesinde: “Kadınları benim adıma tahsisli araçla alıp fuhuşta kullandı ise de araçların bu amaçla kullanımı benim bilgim dışındadır.” dedi.
Şahin ayrıca firari Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın kendisi adına tahsis edilen araçta yakalanması konusunda hiçbir bilgisinin bulunmadığını savundu.
Adalet Bakanı Gürlek: Söyledikleriyle dosyadaki deliller uyuşmuyor
Soruşturmayla ilgili daha önce açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek de İdris Naim Şahin’in araçla ilgili açıklamalarını değerlendirmişti.
Gürlek, Şahin’in söyledikleriyle soruşturma dosyasındaki verilerin örtüşmediğini belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:
“Bakanımızın bunu yapmaması lazımdı. Kiralama yoluyla bunu verdiğini söylüyor. Ama dosyadaki deliller ile bu tutmuyor.”
Gürlek, Mehmet Özmen ile Şahin arasında geçmişe dayanan bir tanışıklık bulunduğunu ifade ederek aracın HTS kayıtlarının da incelendiğini belirtmişti.
Şahin’in aracı yalnızca İstanbul’a geldiğinde kullandığını söylediğini aktaran Gürlek, aracın uzun süredir kullanıldığına işaret etmiş ve: “HTS ile söyledikleri tutmuyor. Söyledikleri ile dosyadakiler uyuşmuyor.” demişti.
Soruşturma devam ediyor
İdris Naim Şahin hakkında verilen yurt dışına çıkış yasağı bir adli kontrol tedbiri niteliği taşıyor. Şahin hakkında bu aşamada kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmuyor.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında tahsisli araçların kullanım kayıtları, HTS verileri, eski danışman Ömür Yücel’in beyanları, trafik kontrol kayıtları, Belarus bağlantılı temaslar ve diğer şüphelilerle ilişkilerin birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.
Şahin’in avukatlarının ise yurt dışına çıkış yasağı kararına itiraz edeceği bildirildi.






