Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Siber Güvenlik Kurulu toplantısında, Türkiye’nin değişen dijital tehdit ortamına karşı güvenlik politikaları ve teknolojik bağımsızlık hedefleri kapsamlı biçimde ele alındı.
Toplantıda, küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmelerin siber güvenlik üzerindeki etkileri, uluslararası alanda yaşanan güncel siber güvenlik olayları ve yeni tehdit dinamikleri değerlendirildi. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin hızlı gelişimiyle birlikte siber saldırıların niteliğinde, ölçeğinde ve hızında meydana gelen değişimler üzerinde duruldu.
Kurulun gündeminde yalnızca teknik siber saldırılar değil, dijital platformlar üzerinden yürütülen algoritmik yönlendirme ve bilişsel etki faaliyetlerinin millî güvenlik ve toplumsal dayanıklılık üzerindeki etkileri de yer aldı.
Toplantının en önemli başlıklarından biri ise Türkiye’nin dijital egemenliğini güçlendirmek, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmak ve millî teknoloji kapasitesini geliştirmek amacıyla hazırlanan Dijital Egemenlik Stratejisi oldu.
Yapay zekânın siber tehditlere etkisi değerlendirildi
Siber Güvenlik Kurulu toplantısında, yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmelerin siber güvenlik alanında oluşturduğu yeni riskler ayrıntılı biçimde incelendi.
Kurula sunulan bilgilendirmelerde, yapay zekânın siber tehditlerin niteliği, ölçeği ve hızını nasıl etkilediği ele alındı.
Yapay zekâ sistemleri bir yandan siber saldırıların tespit edilmesi, güvenlik açıklarının belirlenmesi ve tehditlere daha hızlı müdahale edilmesi açısından önemli imkânlar sunarken diğer yandan kötü niyetli aktörlerin daha karmaşık ve otomatik saldırı yöntemleri geliştirmesine de olanak sağlayabiliyor.
Özellikle kimlik avı girişimleri, sahte dijital içerikler, otomatikleştirilmiş saldırılar ve bilgi manipülasyonu gibi faaliyetler, yapay zekâ teknolojilerinin siber güvenlik bakımından ortaya çıkardığı riskler arasında bulunuyor.
Kurulda bu değişen tehdit ortamının Türkiye’nin ulusal güvenlik politikaları üzerindeki etkileri değerlendirildi. Siber dayanıklılık kapasitesinin artırılması ve teknolojik gelişmelere uyum sağlayabilecek güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Dijital platformlardaki algoritmik yönlendirmeler gündemde
Toplantıda dikkat çeken konulardan biri de dijital platformlarda kullanılan algoritmaların ve bilişsel etki faaliyetlerinin toplumsal güvenlik üzerindeki etkileri oldu.
Dijital platformlar üzerinden yürütülen algoritmik yönlendirme faaliyetlerinin millî güvenlik ve toplumsal dayanıklılık açısından oluşturabileceği riskler değerlendirildi.
Algoritmik yönlendirme, dijital platformların kullanıcılara hangi içerikleri, hangi sıklıkta ve hangi öncelikle göstereceğini belirleyen sistemlerle ilişkili bir kavram olarak öne çıkıyor.
Bilişsel etki faaliyetleri ise bireylerin ve toplumların bilgi edinme, algılama ve karar alma süreçlerini etkilemeye yönelik yöntemleri kapsıyor.
Söz konusu faaliyetlerin dijital teknolojiler aracılığıyla geniş kitlelere ulaşabilmesi, bilgi güvenliği ve toplumsal dayanıklılık konularını siber güvenlik politikalarının önemli bir parçası haline getiriyor.
Kurulda bu faaliyetlerin oluşturduğu riskler millî güvenlik çerçevesinde ele alındı. Bununla birlikte toplantı açıklamasında dijital platformlara yönelik yeni bir yaptırım veya düzenleme kararı duyurulmadı.
Dijital Egemenlik Stratejisi Kurula sunuldu
Siber Güvenlik Kurulu toplantısında Türkiye’nin dijital geleceği açısından önem taşıyan Dijital Egemenlik Stratejisi değerlendirildi.
Türkiye’nin dijital alandaki egemenliğini güçlendirmek, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmak ve millî teknoloji kapasitesini geliştirmek amacıyla hazırlanan strateji, Kurulun gündemine taşındı.
Dijital egemenlik, ülkelerin verileri, dijital altyapıları ve kritik teknolojileri üzerinde bağımsız karar alma ve bunları güvenli biçimde yönetme kapasitesini ifade ediyor.
Bu yaklaşım, kamu kurumlarının kullandığı bilgi sistemlerinden haberleşme altyapılarına, enerji tesislerinden finans sistemlerine kadar geniş bir alanı ilgilendiriyor.
Toplantıda dijital egemenliğin millî güvenlik açısından taşıdığı önem vurgulanırken kritik altyapıların korunması, ulusal siber dayanıklılık ve caydırıcılık kapasitesinin artırılması ile teknolojik bağımsızlığın Türkiye’nin güvenlik ve kalkınma politikalarının stratejik öncelikleri arasında bulunduğu ifade edildi.
Stratejinin uygulanması düzenli olarak takip edilecek
Kurulda, Dijital Egemenlik Stratejisi doğrultusunda alınan kararların hayata geçirilmesine ilişkin uygulama süreci de değerlendirildi.
Alınan kararların ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından kendi görev ve sorumlulukları çerçevesinde uygulanması, çalışmaların etkin biçimde izlenmesi ve kaydedilen ilerlemenin düzenli olarak değerlendirilmesi kararlaştırıldı.
Böylece stratejik hedeflerin yalnızca belirlenmesiyle yetinilmeyerek uygulama süreçlerinin ve sonuçlarının da takip edilmesi öngörüldü.
Ancak kamuoyuna açıklanan toplantı sonuçlarında stratejinin ayrıntılı uygulama takvimi, bütçesi ve kurumlara verilecek somut görevlerin dağılımına ilişkin bilgi paylaşılmadı.
Kritik altyapıların korunması ve kurumlar arası koordinasyon
Toplantıda siber tehditlerin hızlı yayılabilmesi ve farklı sektörleri aynı anda etkileyebilmesi nedeniyle kritik altyapıların korunmasının önemine dikkat çekildi.
Enerji, ulaştırma, haberleşme, finans, sağlık ve kamu hizmetlerinde kullanılan dijital sistemlerin güvenliği, modern ülkelerin ekonomik ve toplumsal işleyişi açısından büyük önem taşıyor.
Bu alanlarda meydana gelebilecek siber güvenlik sorunları, yalnızca ilgili kurumları değil, geniş toplum kesimlerini ve ekonomik faaliyetleri de etkileyebiliyor.
Bu nedenle Siber Güvenlik Kurulu, kurumlar arasında koordinasyon ve eş güdümün artırılması, ortak risk değerlendirme yetkinliklerinin geliştirilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Toplantıda ayrıca kamu kurumları, özel sektör ve akademi arasındaki iş birliğinin derinleştirilmesi ve bütüncül bir siber güvenlik ekosisteminin geliştirilmesi yönündeki kararlılık teyit edildi.
Bu yaklaşım kapsamında devlet kurumlarının güvenlik ihtiyaçlarının, özel sektörün teknolojik kapasitesinin ve üniversitelerin bilimsel çalışmalarının ortak bir çerçevede değerlendirilmesi önem taşıyor.
Cumhurbaşkanlığının açıklamasının tamamı
Siber Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yapılan resmî açıklamada, toplantıda ele alınan konular ve alınan kararlar ayrıntılı biçimde kamuoyuyla paylaşıldı.
Cumhurbaşkanlığının açıklaması şöyle:
“Siber Güvenlik Kurulu, 27 Ekim 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı.
Toplantıda; küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmelerin siber güvenlik ortamına yansımaları, uluslararası alanda yaşanan güncel siber güvenlik olayları ve değişen tehdit dinamikleri kapsamlı biçimde ele alınmıştır.
Bu çerçevede, yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmelerin, siber tehditlerin niteliği, ölçeği ve hızına etkileri hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.
Dijital platformlar üzerinden yürütülen algoritmik yönlendirme ve bilişsel etki faaliyetlerinin millî güvenlik ve toplumsal dayanıklılık üzerindeki etkileri ve riskleri değerlendirilmiştir.
Dijital egemenliğin millî güvenlik açısından taşıdığı önem vurgulanmış; kritik altyapıların korunması, ulusal siber dayanıklılık ve caydırıcılık kapasitesinin artırılması ile teknolojik bağımsızlık, Türkiye’nin güvenlik ve kalkınma politikalarının stratejik öncelikleri arasında değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda, Türkiye’nin dijital alandaki egemenliğini güçlendirmek, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmak ve millî teknoloji kapasitesini geliştirmek amacıyla hazırlanan Dijital Egemenlik Stratejisi, Siber Güvenlik Kuruluna sunulmuştur.
Dijital Egemenlik Stratejisinde belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda alınan kararların ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından görev ve sorumlulukları çerçevesinde hayata geçirilmesi, uygulama süreçlerinin etkin biçimde izlenmesi ve ilerlemenin düzenli olarak değerlendirilmesi kararlaştırılmıştır.
Siber tehditlerin hızlı yayılabilen ve farklı sektörleri eş zamanlı etkileyebilen niteliği dikkate alınarak kurumlar arası koordinasyon ve eş güdümün güçlendirilmesi, ortak risk değerlendirme yetkinliklerinin geliştirilmesi ile uygulama birliğinin sağlanması hususları üzerinde durulmuş, kamu kurumları, özel sektör ve akademi arasındaki iş birliğinin derinleştirilmesi ve bütüncül bir siber güvenlik ekosisteminin geliştirilmesi yönündeki kararlılık teyit edilmiştir.
Toplantıda, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Okay Memiş yer aldı.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Toplantıya altı bakan ve üst düzey yöneticiler katıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki toplantıya Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu katıldı.
Toplantıda ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Okay Memiş hazır bulundu.
Güvenlik, istihbarat, savunma, teknoloji, iletişim ve kamu yönetiminden üst düzey isimlerin katıldığı toplantı, siber güvenlik konusunun farklı kurumların koordinasyonunu gerektiren bir alan olarak ele alındığını ortaya koydu.
Türkiye’nin siber güvenlik politikalarında uygulama süreci öne çıkıyor
Siber Güvenlik Kurulu toplantısında öne çıkan kararlar, Türkiye’nin dijital alandaki güvenlik politikalarının yalnızca siber saldırılarla mücadeleden ibaret olmadığını gösteriyor.
Yapay zekâ teknolojilerinin oluşturduğu tehditler, dijital platformlardaki yönlendirme faaliyetleri, kritik altyapıların güvenliği, teknolojik bağımsızlık ve kurumlar arası iş birliği, aynı stratejik çerçeve içerisinde değerlendirildi.
Dijital Egemenlik Stratejisi’nin Kurula sunulması ve bu kapsamda alınan kararların ilgili kurumlar tarafından hayata geçirilmesinin kararlaştırılması, toplantının somut sonuçları arasında yer aldı.
Bundan sonraki süreçte stratejik hedeflerin nasıl uygulanacağı, kurumların çalışmalarının hangi yöntemlerle izleneceği ve millî teknoloji kapasitesinin geliştirilmesine yönelik hangi adımların atılacağı önem taşıyacak.
Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan kararlarla, Türkiye’nin dijital egemenliğini güçlendirme, siber dayanıklılığını artırma ve teknolojik bağımsızlığını geliştirme hedefleri bir kez daha vurgulandı.





