Sinema dünyasında ekim ayının son haftası, farklı türlerdeki yapımların rekabetine sahne olacak. Türkiye’nin sinema zincirlerinden Paribu Cineverse, 30 Ekim Cuma günü başlayacak yeni vizyon haftasında dokuz filmi seyircilerin beğenisine sunacak.
Yerli sinemanın biyografi, dram ve korku türündeki yapımlarıyla yabancı sinemanın dikkat çeken filmlerini bir araya getiren vizyon programı, her yaştan ve farklı sinema zevklerine sahip izleyicilere seçenekler sunuyor.
Bu haftanın dikkat çeken yapımlarından Çatlı 2, Abdullah Çatlı’nın Fransa’da yakalanmasının ardından yaşananları konu alırken Güney Kore yapımı Salmokji: Karanlık Sular, gizemli bir baraj gölünde gelişen korkutucu olayları beyaz perdeye taşıyor. Her Şey Ortada ise teknoloji dünyasının en çok tartışılan dolandırıcılık vakalarından biri olan Theranos skandalının merkezindeki Elizabeth Holmes’ün hikâyesine odaklanıyor.
Ailelerin ve çocukların ilgiyle takip ettiği Kuzular Firarda serisinin yeni filmi Gizemli Canavar ile Küçük Mamut, animasyon türünün temsilcileri olarak vizyona giriyor. Javier Bardem’in başrolünde olduğu En Sevdiğim, aile bağlarını ve geçmişle hesaplaşmayı ele alırken Bağlar, Kökler ve Tutkular göç, kimlik ve aidiyet sorunlarını işliyor.
Korku ve gerilim sevenleri ise Zikr-i Cin ile Nöbet bekliyor. Her iki yapım da farklı hikâyeler üzerinden insanın korkularıyla yüzleşmesini konu alıyor.

Salmokji: Karanlık Sular (Salmokji: Whispering Water)
Güney Kore sinemasının korku ve gizem türündeki yeni yapımı Salmokji: Karanlık Sular, esrarengiz bir baraj gölünde ortaya çıkan görüntülerin ardından yaşanan açıklanamayan olayları anlatıyor.
Kim Hye-yoon, Lee Jong-Won ve Kim Jun-han’ın rol aldığı film, Salmokji Baraj Gölü’nde kaydedilen görüntülerde gizemli bir silüetin fark edilmesiyle başlıyor. Görüntülerin yeniden çekilmesi için bölgeye gönderilen Su-in ve çalışma arkadaşları, başlangıçta sıradan görünen görevlerinin kısa süre içinde ürkütücü bir deneyime dönüşeceğinden habersizdir.
Göl çevresine ulaşan ekip, açıklayamadıkları olaylarla karşılaşmaya başlar. Yaşananların ardındaki gerçeği anlamaya çalışan karakterler, bölgeden uzaklaşmak istediklerinde ise beklenmedik engellerle karşılaşır. Her kaçış girişimi, onları daha büyük bir kâbusun içine sürükler.
Doğaüstü olayları gizemli bir mekânla birleştiren yapım, atmosferik korku ve psikolojik gerilim unsurlarıyla dikkat çekiyor. Filmin yönetmenliğini Lee Sang-min üstleniyor.

Her Şey Ortada (You Can See Everything)
Haftanın gerçek olaylara dayanan yapımlarından Her Şey Ortada, Amerikan teknoloji dünyasında büyük bir skandala dönüşen Theranos şirketinin kurucusu Elizabeth Holmes’ün hikâyesini belgesel anlatımıyla ele alıyor.
Nathan Fielder ve Lance Oppenheim’ın yönetmenliğini üstlendiği yapım, Holmes’ün cezaevine girmesine 34 gün kala bir film ekibini evine davet etmesiyle başlayan sıra dışı süreci konu alıyor.
Başlangıçta kısa süreli bir çalışma olarak planlanan çekimler, beklenmedik gelişmelerle üç yıla yayılan bir hikâyeye dönüşüyor. Film, Holmes’ün kamuoyu önündeki imajını, Theranos’un yükselişi ve çöküşüyle bağlantılı tartışmaları ve yaşanan gelişmelerin kişisel sonuçlarını mercek altına alıyor.
Kan analizlerinde devrim yaratacağı iddiasıyla büyük yatırımlar çeken Theranos’un hikâyesi, teknoloji dünyasında yatırımcı beklentileri, şirketlerin kamuoyuna sunduğu vaatler ve kurumsal sorumluluk bakımından önemli tartışmalara neden olmuştu.
Her Şey Ortada, teknoloji ve finans dünyasındaki bu vakayı merkezindeki kişinin yaşamından hareketle ele alması bakımından haftanın farklı yapımları arasında bulunuyor.

Çatlı 2
Türk sinemasının bu haftaki dikkat çeken biyografik yapımlarından Çatlı 2, Abdullah Çatlı’nın yaşamından esinlenen hikâyenin devamını seyircilerle buluşturuyor.
Deniz Enyüksek’in yönetmenliğini üstlendiği, Vedat İnceefe, Eren Vurdem ve Ömer Kurt’un rol aldığı film, Paris’te düzenlenen bir saldırıdan kurtulan Abdullah Çatlı’nın Fransız polisi tarafından yakalanmasıyla başlayan gelişmelere odaklanıyor.
Çatlı ve arkadaşlarının saldırıdan kurtulmasına rağmen Fransa’da başlayan hukuki süreç, karakterin yaşamında yeni bir dönemin kapısını açıyor. Yabancı bir ülkede cezaevine giren Çatlı’nın Türkiye’ye dönme mücadelesi, ailesinin yaşadığı sorunlarla birlikte anlatılıyor.
Bu süreçte eşi Meral’in desteği ve Türk istihbaratının faaliyetleri de hikâyenin önemli parçalarını oluşturuyor. Film, Çatlı’nın kimliğini açıklaması yönündeki talepleri ve Avrupa’da yaşanan siyasi gelişmeleri de olay örgüsüne dahil ediyor.
Abdullah Çatlı’nın hapishaneden Türkiye’ye uzanan mücadelesini merkezine alan yapım, yakın tarihin tartışmalı isimlerinden birinin yaşamını dramatik bir sinema anlatımıyla ele alıyor. Filmdeki olayların tarihsel gerçeklikten hareketle dramatize edilmiş olabileceği de göz önünde bulundurulmalı.

Kuzular Firarda: Gizemli Canavar (Shaun the Sheep: The Beast of Mossy Bottom)
Dünya genelinde geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Kuzular Firarda serisi, yeni filmi Gizemli Canavar ile sinema salonlarına dönüyor.
Steve Cox ve Matthew Walker’ın yönetmenliğindeki animasyon, Shaun ve arkadaşlarının yaşadığı Mossy Bottom Çiftliği’nde ortaya çıkan beklenmedik olayları konu alıyor.
Hikâye, çiftliğin sakar sahibinin kabak tarlasını mahvetmesiyle başlıyor. Yaşanan soruna çözüm bulmak isteyen Shaun, kendi yöntemlerini kullanarak işleri yoluna koymaya çalışıyor. Ancak bilimsel deneylerle durumu düzeltme girişimi, çiftlikte yeni bir karmaşaya neden oluyor.
Shaun ve arkadaşları henüz bu sorunlarla uğraşırken yakındaki ormanda vahşi bir canavarın bulunduğuna ilişkin gelişmeler ortaya çıkıyor. Çiftlikteki düzeni yeniden sağlamak isteyen sevimli karakterler, bu kez gizemli yaratıkla bağlantılı olayların içine sürükleniyor.
Serinin kendine özgü mizah anlayışını ve hareketli macera atmosferini sürdüren film, ailelerin çocuklarıyla birlikte izleyebileceği yapımlar arasında yer alıyor.

Küçük Mamut (The Little Mammoth)
Haftanın bir diğer animasyon yapımı olan Küçük Mamut, annesini bulabilmek için uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkan sevimli bir mamut yavrusunun macerasını anlatıyor.
Alexander Voytinskiy’in yönetmenliğini üstlendiği film, buzlarla kaplı topraklarda uzun süren uykusundan uyanan Pofuduk’un hikâyesiyle başlıyor.
Kendini hiç tanımadığı bir dünyada bulan küçük mamut, annesinin Afrika’da olabileceğini öğrenince onu aramaya karar veriyor. Ancak bu yolculuk, tek başına tamamlayabileceğinden çok daha zorlu bir maceraya dönüşüyor.
Pofuduk’a yolculuğu sırasında rap yıldızı olmayı hayal eden DJ Civciv Tupik eşlik ediyor. Birbirinden farklı özelliklere sahip iki karakter, okyanusu aşmak ve tehlikeli hayvanlardan kurtulmak için birlikte mücadele ediyor.
Macera boyunca karşılaştıkları engeller, Pofuduk ve Tupik’in dostluklarını güçlendirirken birlikte hareket etmenin önemini de ortaya koyuyor. Aile sevgisi, dayanışma ve arkadaşlık temalarını işleyen Küçük Mamut, 30 Ekim vizyonunun çocuklara yönelik seçeneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

En Sevdiğim (The Beloved)
Javier Bardem’in başrolünü üstlendiği En Sevdiğim, yıllardır birbirinden uzak yaşayan bir baba ile kızının yeniden bir araya gelmesinin ardından yaşadıkları duygusal hesaplaşmayı konu alıyor.
Rodrigo Sorogoyen’in yönetmenliğindeki filmde Bardem’e Victoria Luengo ve Raúl Arévalo eşlik ediyor.
Hikâyenin merkezinde başarılı yönetmen Esteban bulunuyor. Mesleğinde büyük başarılar elde etmesine rağmen özel yaşamında sorunlar yaşayan Esteban, uzun yıllardır görüşmediği kızıyla yeniden bir araya geliyor.
Baba ve kızın ortak bir film projesinde çalışmaya başlaması, geçmişte çözülmemiş sorunların yeniden gündeme gelmesine neden oluyor. Birlikte geçirdikleri zaman arttıkça yıllardır biriken kırgınlıklar, söylenmemiş sözler ve aile içindeki anlaşmazlıklar gün yüzüne çıkıyor.
Esteban’ın profesyonel başarısıyla aile yaşamındaki eksiklikleri arasındaki karşıtlık, filmin temel çatışmasını oluşturuyor. Baba ve kızın birlikte yürüttüğü çalışma ise ilişkilerini yeniden kurabilmeleri için önemli bir sınava dönüşüyor.
Aile bağlarını, kuşaklar arasındaki farklılıkları ve geçmişle yüzleşme sürecini ele alan yapım, dram türünü tercih eden sinemaseverlerin karşısına çıkacak.

Bağlar, Kökler ve Tutkular
Yerli sinemanın dram türündeki yeni yapımı Bağlar, Kökler ve Tutkular, bir mülteci teknesi kazasından sağ kurtulan üç kişinin geçmişleriyle ve yeni yaşamlarıyla kurdukları ilişkiyi anlatıyor.
Sunay Terzioğlu’nun yönetmenliğini üstlendiği filmde Ushan Çakır, Hasibe Eren ve Baran Can Eraslan rol alıyor.
Hikâye, Hazel, Hamza ve Khaled’in bir tekne kazasından kurtulmalarının ardından şekilleniyor. Yaşadıkları felaketin etkisinden çıkmaya çalışan karakterler, geçmişlerini geride bırakarak kendilerine yeni bir yaşam kurmak istiyor.
Ancak farklı kültürlerden gelen ve çeşitli sorunlarla mücadele eden bu üç kişinin yeni hayatlarına uyum sağlamaları kolay olmuyor. Geçmişlerinden uzaklaşmaya çalıştıkça kimlikleri, aile bağları ve ait oldukları topluluklarla ilişkileri yeniden önem kazanıyor.
Özellikle karakterlerin yaşamlarındaki kültürel ve toplumsal engeller, yeni başlangıçlar yapma çabalarını zorlaştırıyor. Film, göçmenlik deneyimini yalnızca fiziksel bir yolculuk olarak değil, aynı zamanda geçmişten kopma ve yeni bir yere ait olma mücadelesi olarak ele alıyor.
Bağlar, Kökler ve Tutkular, göç, aidiyet, aile ilişkileri ve kimlik arayışı gibi toplumsal konulara odaklanan hikâyesiyle vizyonun dramatik yapımları arasında bulunuyor.

Zikr-i Cin
Türk korku sinemasının yeni yapımlarından Zikr-i Cin, yıllar önce yaşanan korkunç bir olayın izlerini taşıyan lüks bir villada bir araya gelen arkadaşların ölümcül bir tehditle karşılaşmasını konu alıyor.
Bülent Orçin’in yönetmenliğini üstlendiği filmde Mustafa Zeren, Belma Mamati ve Seda Arslan rol alıyor.
Eski arkadaşlardan oluşan bir grup, yıllar sonra aynı villada yeniden buluşuyor. Başlangıçta sıradan bir buluşma gibi görünen gece, arkadaşların cep telefonlarına gelen gizemli mesajlarla korkunç bir hâl alıyor.
Telefonlara ulaşan “Öldür ya da öl” talimatı, grubu hayatta kalma mücadelesinin içine sürüklüyor. Tehditlerin kaynağını öğrenmeye çalışan karakterler, olayların 13 yıl önce aynı villada diri diri yanarak hayatını kaybeden genç bir kızla bağlantılı olduğunu fark ediyor.
Geçmişte yaşanan ölümün ardındaki sırlar ortaya çıkmaya başladıkça arkadaşlar arasındaki güven sarsılıyor. Karakterler, bir yandan kendilerini hedef alan tehlikeden kurtulmaya çalışırken diğer yandan geçmişte saklanan gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyor.
Gizemli mesajlar, ölüm tehditleri ve doğaüstü korku unsurları üzerine kurulu yapım, yerli korku filmlerini takip eden seyircilerle buluşacak.

Nöbet (Species)
Haftanın bilim kurgu, korku ve gerilim türlerini bir araya getiren yapımı Nöbet, bir hastanenin acil servisinde staj yapmaya başlayan genç bir doktorun karşılaştığı sıra dışı vakaları ve kendi bedeninde meydana gelen açıklanamayan değişimleri konu alıyor.
Marion Le Coroller’in yönetmenliğini üstlendiği Fransa-Belçika ortak yapımı filmde Mara Taquin, Karin Viard ve Kim Higelin rol alıyor.
Hayat kurtaran başarılı bir doktor olmayı hayal eden Margot, ülkenin en rekabetçi acil servislerinden birinde staj yapma fırsatı elde ediyor. Ancak hastanenin yoğun çalışma temposu, mesleğe yeni başlayan genç kadın için beklediğinden çok daha zorlayıcı oluyor.
Margot, görev yaptığı sırada hastaneye getirilen bazı genç hastalarda alışılmadık belirtiler görmeye başlıyor. Hastaların yaşadığı değişimlerin nedenini anlamaya çalışırken benzer belirtilerin kendi bedeninde de ortaya çıktığını fark ediyor.
Böylece mesleki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan genç doktor, aynı zamanda kendi sağlığını tehdit eden gizemli bir durumla karşı karşıya kalıyor.
Tıbbi gerilimi bedensel korku ve bilim kurgu unsurlarıyla birleştiren Nöbet, hastane ortamındaki yoğun baskıyı ve insan bedeninin geçirdiği dönüşümü hikâyesinin merkezine yerleştiriyor.
Sinema salonlarında farklı türlerden dokuz yeni yapım
30 Ekim Cuma günü vizyona girecek dokuz film, yerli ve yabancı sinemanın farklı anlatım biçimlerini aynı haftada seyirciyle buluşturacak.
Çatlı 2 yakın tarihten esinlenen biyografik hikâyesiyle, Salmokji: Karanlık Sular ve Zikr-i Cin korku atmosferleriyle, Nöbet ise bilim kurgu ve bedensel korkuyu bir araya getiren anlatımıyla izleyici karşısına çıkacak.
Kuzular Firarda: Gizemli Canavar ve Küçük Mamut, aile ve animasyon türünde seçenekler sunarken En Sevdiğim ile Bağlar, Kökler ve Tutkular insan ilişkilerini ve toplumsal sorunları odağına alacak. Her Şey Ortada ise Theranos skandalından hareket eden belgesel anlatımıyla programda yerini alacak.
Sinema salonlarına göre gösterim programları, seans saatleri ve bilet fiyatları farklılık gösterebilecek. İzleyiciler güncel seans bilgilerine Paribu Cineverse’ün internet sitesi ve mobil uygulamasından ulaşabilecek.





