Burun tıkanıklığı bebeklerden çocuklara, yetişkinlerden ileri yaştaki kişilere kadar hemen her yaş grubunda günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor.
Sorunun yalnızca soğuk algınlığı, grip veya alerjiye bağlanması ise bazı durumlarda altta yatan asıl nedenin gözden kaçmasına yol açabiliyor.
Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, burun tıkanıklığının çoğu zaman geçici olabileceğini ancak uzun sürmesi veya sık tekrarlaması halinde nedeninin araştırılması gerektiğini söyledi.
Turanoğlu, yaşam tarzı alışkanlıkları ve çevresel koşulların yanı sıra burundaki yapısal problemlerin de nefes almayı güçleştirebileceğine dikkat çekti.
Gelişigüzel kullanılan burun spreyi tıkanıklığın nedeni olabilir
Burun açıcı spreylerin kontrolsüz kullanımının önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Turanoğlu, bu ürünlerin ilk kullanımda rahatlama sağlamasına rağmen uzun süre kullanıldığında tam tersi etki oluşturabileceğini belirtti.
Özellikle damar büzücü özellikteki bazı burun spreylerinin doktor önerisi dışında ve uzun süreli kullanılmasının burun tıkanıklığını artırabileceğini ve kullanım alışkanlığına yol açabileceğini vurguladı.
Turanoğlu, “Burun spreyleri bazen burun tıkanıklığının temel nedeni olabiliyor. İlk etapta rahatlama sağlıyor ancak etkileri kısa süreli oluyor. Uzun süre ve kontrolsüz kullanıldığında ise tıkanıklığın artmasına neden olabiliyor” dedi.
Burun tıkanıklığına karşı 5 etkili önlem
1. Burun temizliğini düzenli yapın
Burun içindeki salgıların yoğunlaşması ve kuruması tıkanıklık hissini artırabiliyor.
Özellikle kuru havalarda burun içinin nemli tutulması önem taşıyor. Serum fizyolojik veya tuzlu su içeren uygun burun solüsyonları, salgıların temizlenmesine ve rahat nefes alınmasına yardımcı olabiliyor.
Uzmanlar, burun temizliği sırasında sert ve yüksek basınçla sümkürmek yerine burnun nazik biçimde temizlenmesini öneriyor.
2. Yeterli sıvı tüketin
Gün içerisinde yeterli miktarda su tüketmek vücudun sıvı dengesini korurken burun salgılarının aşırı koyulaşmasını da önleyebiliyor.
Özellikle hastalık dönemlerinde ve sıcak havalarda yeterli sıvı tüketilmesi, burun tıkanıklığının hafifletilmesine katkı sağlayabiliyor.
3. Altta yatan nedeni gözden kaçırmayın
Uzun süre devam eden burun tıkanıklığının arkasında farklı sağlık sorunları bulunabiliyor.
Septum deviasyonu olarak bilinen burun içindeki kıkırdak-kemik eğriliği, burun etlerinin büyümesi, polipler, sinüzit ve daha nadir olarak tümörler nefes almayı güçleştirebiliyor.
Çocuklarda ise geniz eti büyümesi burundan nefes almayı zorlaştıran önemli nedenlerden biri olabiliyor.
Turanoğlu, burun tıkanıklığının sürekli tekrarlaması, uzun sürmesi, tek taraflı belirginleşmesi veya gece ağızdan nefes alma ve horlama gibi şikâyetlerin eşlik etmesi halinde KBB uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti.
4. Ortam havasının aşırı kuru olmasına izin vermeyin
Aşırı kuru hava burun mukozasında kuruma ve tahrişe yol açarak tıkanıklık hissini artırabiliyor.
Bu nedenle yaşam alanlarının düzenli olarak havalandırılması ve ortamın çok kuru olmamasına dikkat edilmesi öneriliyor.
Ancak aşırı nem de çözüm değil. Fazla nem, küf ve ev tozu akarlarının çoğalmasını kolaylaştırabiliyor.
Bu nedenle ortam neminin yüzde 40-60 arasında tutulması öneriliyor.
5. Alerjiyi tetikleyen etkenlerden uzak durun
Burun tıkanıklığının önemli nedenlerinden biri de alerjik rinit.
Polenler, ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve küf gibi alerjenler bazı kişilerde burun mukozasında reaksiyona yol açarak;
- burun tıkanıklığı,
- hapşırma,
- burun akıntısı,
- kaşıntı
gibi şikâyetlere neden olabiliyor.
Özellikle tıkanıklığın belirli mevsimlerde veya belirli ortamlarda tekrarlaması halinde alerji ihtimalinin değerlendirilmesi gerekiyor.
Sprey kullanımında doktor önerisi önemli
Turanoğlu, burun açıcı spreylerde kullanım süresine özellikle dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.
Bu ürünlerin doktor tavsiyesi doğrultusunda ve önerilen süre boyunca kullanılması gerektiğini vurgulayan Turanoğlu, uzun süredir burun açıcı sprey kullanan kişilerin de bir KBB uzmanına başvurmasının önemli olduğunu söyledi.
Burun tıkanıklığının haftalarca devam etmesi, sürekli tekrarlaması veya günlük yaşamı ve uykuyu belirgin biçimde etkilemesi halinde sorunun yalnızca geçici bir rahatsızlık olarak görülmemesi gerekiyor.





