ABD ile İran arasında son dönemde tırmanan askeri gerilim, 18 Temmuz Cumartesi günü karşılıklı saldırılarla devam etti. İran’ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, ABD savaş uçaklarının Hürmüz Boğazı yakınlarında bulunan Hürmüzgan eyaletine bağlı Sırık kentindeki çeşitli noktaları çok sayıda füzeyle vurduğunu bildirdi.
Haberde, Sırık kentinin son günlerde birkaç kez ABD saldırılarının hedefi olduğu ve bölgede önemli ölçüde hasar meydana geldiği öne sürüldü. Saldırılarda hangi noktaların hedef alındığı ve can kaybı yaşanıp yaşanmadığına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
Hürmüzgan eyaleti, dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na yakınlığı nedeniyle stratejik öneme sahip bulunuyor. Bölgede devam eden saldırılar, çatışmaların enerji nakil hatlarına ve deniz ulaşımına etkisine ilişkin endişeleri de artırdı.
Ortadoğu’da gerilim iki cephede tırmandı: İsrail Kuneytra’ya girdi, ABD İran’ın Sirik kentini vurdu
İsrail ordusuna ait askeri araçlar ve insansız hava araçları Suriye’nin Kuneytra ilindeki Kudna Barajı yönüne ilerlerken, ABD ordusu da İran’a yönelik yeni hava saldırıları başlattı. İran basını, Hürmüz Boğazı yakınındaki Sirik kentinin hedef alındığını duyurdu. Suriye’nin güneyinden İran’ın Hürmüzgan eyaletine uzanan askeri hareketlilik, Ortadoğu’daki çatışmaların daha geniş bir alana yayılabileceği endişesini artırdı.
Ortadoğu’da askeri hareketlilik 19 Temmuz 2026’nın ilk saatlerinde iki farklı noktada yeniden yükseldi. İsrail ordusuna bağlı bir birlik Suriye’nin güneybatısındaki Kuneytra iline girerken, ABD güçleri İran’a yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası başlattığını açıkladı.
Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’ya dayandırılan bilgilere göre, İsrail ordusuna ait 6 askeri araçtan oluşan birlik, Kuneytra’nın orta kırsalında bulunan Kudna Barajı yönünde ilerledi. Askeri konvoya İsrail’e ait insansız hava araçlarının da havadan eşlik ettiği bildirildi. İlk haberlerde bölgede çatışma, can kaybı veya gözaltı yaşandığına ilişkin herhangi bir bilgi paylaşılmadı.
Aynı saatlerde İran basını, ABD’nin Hürmüz Boğazı yakınındaki Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik kentini vurduğunu duyurdu. İran kaynaklarına göre saldırı yerel saatle yaklaşık 01.30’da gerçekleştirildi. Bölgeye sevk edilen ekiplerin saldırının hedefini ve meydana gelen hasarı belirlemek üzere inceleme başlattığı aktarıldı.
İsrail askeri araçları Kudna Barajı yönüne ilerledi
İsrail ordusunun Kuneytra kırsalındaki son hareketliliğinin merkezinde Kudna Barajı bulunuyor. Altı askeri araçtan oluşan birliğin baraj yönünde ilerlediği ve bölgenin İHA’larla havadan izlendiği bildirildi.
İsrail ordusundan operasyonun amacı, süresi ve askeri birliğin bölgede kalıp kalmayacağı konusunda ilk aşamada ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.
Kuneytra’da yaşanan son gelişme, İsrail güçlerinin Suriye’nin güneyinde son günlerde gerçekleştirdiği askeri hareketliliğin devamı olarak değerlendiriliyor.
SANA, 18 Temmuz’da İsrail’e ait beş askeri aracın Kuneytra’daki Batı Tel el-Ahmar bölgesinden Doğu Tel el-Ahmar’ın zirvesine doğru ilerlediğini duyurmuştu. Aynı gün Suriye’nin Dera ilinin batısındaki Abidin-Maariye yoluna İsrail İHA’larından ses bombaları bırakıldığı bildirilmiş, olayda can kaybı veya maddi hasar yaşanmadığı açıklanmıştı.
Bir gün önce ise İsrail güçlerinin Kuneytra’nın orta kırsalındaki Ruveyhine Barajı çevresine ilerlediği, başka bir askeri birliğin de dört araç ve bir buldozerle Yermuk Havzası’ndaki Abidin köyü yakınlarına girdiği aktarılmıştı. İsrail askerlerinin El-Arda bölgesine uzanan bir yol üzerindeki kayaları kaldırdığı belirtilmişti.
Kuneytra’da baskın, kontrol noktası ve aramalar
Suriye’nin güneyindeki Kuneytra ile Dera illeri, İsrail ordusunun aylardır devam eden kara operasyonları, geçici kontrol noktaları, ev aramaları ve gözaltı faaliyetlerine sahne oluyor.
İsrail güçleri temmuz ayı içerisinde Kuneytra’nın farklı köylerinde geçici yol kontrol noktaları kurdu. Yerel kaynaklara göre bazı operasyonlarda araçlar durdurularak arandı, bölge sakinlerinin kimlikleri kontrol edildi ve bazı evlere baskın düzenlendi.
Kuneytra’nın Es-Samedaniye köyü çevresine giren İsrail güçlerinin geçici kontrol noktası kurduğu, yoldan geçenleri aradıktan sonra bölgeden çekildiği bildirilmişti. Başka bir operasyonda ise 15’ten fazla askeri aracın El-Aşa köyüne girdiği, bir ev ile yem deposunda arama yaptığı aktarılmıştı.
Suriye makamları, İsrail’in bu faaliyetlerini ülkenin egemenliğinin ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nın ihlali olarak nitelendiriyor.
1974 anlaşması yeniden gündemde
İsrail ile Suriye arasında 31 Mayıs 1974’te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması, Golan Tepeleri çevresinde askeri güçlerin ayrılmasını ve iki taraf arasında bir tampon bölge oluşturulmasını öngörüyor.
Anlaşmanın uygulanmasını denetlemek amacıyla Birleşmiş Milletler Ayrılmayı Gözlemleme Gücü, kısa adıyla UNDOF kurulmuştu. BM gücü, İsrail ile Suriye arasındaki ateşkesi korumak, ayrıştırma bölgesini denetlemek ve tarafların askeri hareketlerini gözlemlemekle görevlendirildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 25 Haziran 2026’da UNDOF’un görev süresini 31 Aralık 2026’ya kadar uzattı. Konsey kararında, ayrıştırma bölgesinde hiçbir askeri faaliyete izin verilmemesi gerektiği vurgulanarak İsrail ve Suriye’ye 1974 anlaşmasına tam olarak uyma çağrısı yapıldı.
Suriye yönetimi, İsrail güçlerinin ülkenin güneyinden tamamen çekilmesini isterken, bölgede kurulan askeri noktaların uluslararası hukuk açısından geçersiz olduğunu savunuyor.
ABD’den İran’a yeni hava saldırısı dalgası
Suriye’nin Kuneytra ilindeki hareketliliğin yaşandığı saatlerde ABD ordusu da İran’a yönelik yeni saldırılar başlattığını duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının açıklamasına göre saldırıların iki temel amacı bulunuyor. Bunlardan ilkinin İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğini tehdit etme kapasitesini zayıflatmak, ikincisinin ise Ürdün’deki ABD askerlerini hedef alan İran saldırısına karşılık vermek olduğu belirtildi.
CENTCOM, 17 Temmuz’da Ürdün’deki bir askeri üsse yönelik İran kaynaklı balistik füze ve İHA saldırılarında iki ABD askerinin hayatını kaybettiğini, bir askerin kayıp olduğunu açıkladı. Dört ABD askerinin hastanelere sevk edildiği, tedavilerinin ardından taburcu edildiği, hafif yaralanan diğer personelin ise görevine döndüğü bildirildi.
ABD ordusu, yeni saldırıların İran Devrim Muhafızları Ordusunu “hızlı şekilde cezalandırmak” ve Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerindeki askeri baskısını azaltmak amacıyla gerçekleştirildiğini savundu.
Sirik’te bir nokta hedef alındı
İran’ın Fars Haber Ajansına dayandırılan ilk bilgilere göre ABD saldırısı, yerel saatle 01.30 sıralarında Sirik çevresindeki bir noktayı hedef aldı.
Hürmüzgan eyaletinde bulunan Sirik, Hürmüz Boğazı’nın doğu girişine yakın stratejik konumuyla dikkati çekiyor. Kent ve çevresi daha önce de ABD saldırılarının hedefi olmuştu.
İran makamları, 9 Temmuz’da Sirik’teki ticari ve balıkçı iskelesine düzenlenen saldırıda üç kişinin hayatını kaybettiğini ve 15 kişinin yaralandığını açıklamıştı.
Sirik’te telekomünikasyon kuleleri, su depoları, liman tesisleri ve kıyı altyapısının önceki saldırılarda zarar gördüğü İran kaynakları tarafından ileri sürülmüştü. Tahran yönetimi, sivil su tesislerinin hedef alınmasını uluslararası hukuk ihlali olarak nitelendirirken ABD, operasyonların İran’ın askeri ve denizcilik kapasitesine yönelik olduğunu savunuyor.
Son saldırının ardından bölgeye ulaşan ekiplerin incelemelerini sürdürdüğü, hedef alınan noktanın niteliği ile can kaybı ve hasara ilişkin bilgilerin daha sonra açıklanacağı bildirildi.
Yedinci gece saldırılarında hangi hedefler vuruldu?
CENTCOM, İran’a yönelik art arda gerçekleştirilen saldırıların yedinci gecesinin 17 Temmuz saat 21.30’da ABD doğu saatiyle tamamlandığını açıkladı.
ABD ordusuna göre saldırılarda şu hedefler vuruldu:
- Kıyı ve askeri gözetleme noktaları,
- Askeri lojistik altyapısı,
- Yer altındaki silah depoları,
- Deniz kuvvetlerine ait unsurlar,
- Füze ve İHA tesisleri,
- Hava savunma ve kıyı radar sistemleri.
Operasyonlarda savaş uçakları, silahlı insansız hava araçları, savaş gemileri ve hassas güdümlü mühimmatların kullanıldığı belirtildi. CENTCOM, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının da uygulanmaya devam ettiğini açıkladı.
ABD’nin İran’ın güney kıyılarındaki önceki saldırılarında Bender Abbas, Buşehr, Çabahar, Cask, Konarak, Ebu Musa ve Büyük Tunb Adası çevresindeki askeri hedeflerin vurulduğu duyurulmuştu.
Köprüler, tüneller ve su tesisleri zarar gördü
İran devlet medyasına dayandırılan haberlerde, ABD’nin önceki gece gerçekleştirdiği saldırılarda Bender Abbas’a giden ana kara yolu üzerindeki iki tünel ile bir köprünün zarar gördüğü belirtildi.
Hürmüzgan eyaletindeki elektrik ve tuzdan arındırma tesislerinin de saldırılardan etkilendiği, bazı yerleşimlere içme suyu sağlayan tesislerin devre dışı kaldığı aktarıldı.
İran makamları, ABD saldırılarında son üç haftada en az 50 kişinin hayatını kaybettiğini ve 500’den fazla kişinin yaralandığını açıkladı. Bu rakamlar İranlı yetkililerin açıklamalarına dayanırken, ABD yönetimi saldırıların askeri hedeflere yönelik olduğunu savunuyor.
Hürmüz Boğazı çatışmaların merkezinde
ABD ile İran arasındaki gerilimin merkezinde, dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı bulunuyor.
Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan boğazdan, çatışmalar öncesinde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte biri geçiyordu. Boğazdaki gemi trafiğinin aksaması; petrol fiyatları, nakliye maliyetleri, sigorta primleri ve küresel tedarik zincirleri üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor.
ABD, İran’ın ticari gemilere yönelik füze ve İHA saldırıları düzenlediğini ve boğazdan geçişi kısıtladığını savunuyor. İran ise ABD’nin bölgedeki askeri varlığını, limanlara uyguladığı ablukayı ve İran topraklarına yönelik saldırılarını egemenliğine karşı bir tehdit olarak görüyor.
ABD ordusu bölgede 50 binden fazla askerinin görev yaptığını açıklarken, İran da ABD üslerinin bulunduğu Ürdün, Kuveyt, Bahreyn ve diğer Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırıları gerçekleştirdiğini duyuruyor.
Ürdün saldırısı çatışmanın seyrini değiştirdi
İran’ın Ürdün’deki bir askeri üsse yönelik füze ve İHA saldırısında iki ABD askerinin ölmesi, Washington yönetiminin saldırılarını genişletmesinde önemli bir dönüm noktası oldu.
CENTCOM’un açıklamasına göre saldırıda bir ABD askeri kaybolurken dört asker hastaneye kaldırıldı. ABD yönetimi, saldırıya doğrudan karşılık verileceğini açıkladı.
İran yönetimi ise ABD’nin saldırıları sürdürmesi halinde Washington ve bölgedeki müttefiklerine karşı daha kapsamlı operasyonlar düzenleneceği uyarısında bulundu. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile varılan geçici mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerin askıya alındığını söyledi.
Suriye’den İran kıyılarına uzanan askeri baskı
Kuneytra ve Sirik’teki gelişmeler arasında doğrudan bir operasyonel bağlantı bulunduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Ancak İsrail’in Suriye’nin güneyindeki kara hareketliliği ile ABD’nin İran’ın güney kıyılarındaki saldırılarının aynı zaman diliminde yoğunlaşması, bölgedeki askeri baskının birden fazla cephede arttığını gösteriyor.
Suriye cephesinde İsrail’in Kuneytra ve Dera’daki kara operasyonları, Golan çevresindeki askeri dengeleri ve 1974 anlaşmasının geleceğini yeniden tartışmaya açıyor.
İran cephesinde ise ABD’nin Hürmüzgan eyaletindeki liman, kıyı savunma, füze, radar ve denizcilik altyapısını hedef alan operasyonları, Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyet mücadelesini derinleştiriyor.
İlk bilgiler, Kuneytra’daki İsrail birliğinin Kudna Barajı yönündeki ilerleyişi ile Sirik’e yönelik ABD saldırısında meydana gelen hasarın boyutunun henüz tam olarak belirlenemediğini gösteriyor. Her iki bölgeden gelecek yeni açıklamalar, Ortadoğu’daki çatışmaların seyri açısından yakından takip ediliyor.
ABD deniz ablukasının sürdüğünü açıkladı
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Amerikan güçlerinin Arap Denizi’nde İran’a yönelik uyguladığı deniz ablukasını sürdürdüğünü duyurdu.
CENTCOM’dan yapılan açıklamada, ABD donanmasının İran’a yönelik deniz hareketliliğini kontrol altında tutmaya devam ettiği belirtilirken, ablukanın kapsamı ve hangi gemilerin denetlendiği konusunda ayrıntılı bilgi verilmedi.
İran’a yönelik deniz ablukasının sürdüğünün açıklanması, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari gemilerin güvenliğine ilişkin kaygıları daha da artırdı. Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki petrol ve doğal gaz üreticilerinin dünya pazarlarına açıldığı en önemli deniz geçişlerinden biri olarak biliniyor.
ABD: Ürdün’de iki asker öldü, bir asker kayıp
CENTCOM, İran tarafından Ürdün’e düzenlenen balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarında iki ABD askerinin hayatını kaybettiğini, bir askerin ise kayıp olduğunu açıkladı.
ABD’nin açıklamasına göre saldırılar 17 Temmuz Cuma günü gerçekleştirildi. Saldırıların Ürdün’deki hangi askeri noktayı hedef aldığına ve yaşamını yitiren askerlerin kimliklerine ilişkin bilgi paylaşılmadı.
Ürdün Silahlı Kuvvetleri de son 24 saat içinde ülke hava sahasına giren dört insansız hava aracının düşürüldüğünü bildirdi. Ürdünlü askeri yetkililer ayrıca ülkeyi hedef alan 10 İran füzesinin hava savunma birlikleri tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Ürdün ordusu, önleme operasyonlarının ülke hava sahasını korumak ve vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla gerçekleştirildiğini belirtti.
İran mutabakat zaptını askıya aldı
İran yönetimi, ABD’nin daha önce imzalanan mutabakat zaptındaki taahhütlerini ihlal ettiği gerekçesiyle anlaşmadaki yükümlülüklerini askıya aldığını duyurdu.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi, Tahran yönetiminin söz konusu kararı ABD’nin taahhütlerine uymaması üzerine aldığını söyledi.
İran’ın dini lideri Mücteba Hamenei de ABD’yi iki ülke cumhurbaşkanları tarafından imzalandığı belirtilen mutabakat zaptını defalarca ihlal etmekle suçladı.
Hamenei, ABD’nin saldırılarının Başkan Donald Trump’ın imzasının “tamamen değersiz” olduğunu gösterdiğini savundu. ABD yönetiminden İran’ın suçlamalarına ilişkin henüz kapsamlı bir açıklama yapılmadı.
İran: ABD saldırılarında 50 kişi öldü
İran Sağlık Bakanlığı, 27 Haziran’dan bu yana ABD tarafından düzenlenen hava saldırılarında 50 kişinin hayatını kaybettiğini, 500’den fazla kişinin ise yaralandığını açıkladı.
Bakanlık, ölen ve yaralananların ne kadarının sivil olduğuna ilişkin ayrıntılı bilgi vermedi. İranlı yetkililer, saldırıların yalnızca askeri noktaları değil, iletişim, su ve enerji altyapısını da hedef aldığını ileri sürdü.
ABD yönetimi ise operasyonlarda İran’ın askeri tesisleri, füze sistemleri, gözetleme noktaları, silah depoları ve denizcilik kapasitesinin hedef alındığını belirtiyor.
Tarafların açıkladığı can kaybı ve hasar bilgileri bağımsız kaynaklar tarafından henüz doğrulanmadı.
Hürmüzgan’da 116 iletişim kulesi devre dışı kaldı
İranlı bir yetkili, ABD saldırılarında Hürmüzgan eyaletindeki 116 telekomünikasyon kulesinin devre dışı kaldığını açıkladı.
Tasnim Haber Ajansı’nın aktardığına göre saldırılar 17 Temmuz Cuma gecesi gerçekleştirildi. Hürmüzgan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü, saldırılarda trafik ve bant genişliği iletim hatlarının zarar gördüğünü bildirdi.
Hasar nedeniyle bölgede sabit telefon, cep telefonu ve internet hizmetlerinde ciddi aksamalar yaşandığı belirtildi. İranlı ekiplerin iletişim altyapısını yeniden devreye almak için çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.
Su arıtma tesisine saldırı: 10 bin kişi susuz kaldı
İranlı bir yetkili, ABD’nin Hürmüzgan eyaletindeki Bunji kıyı kentinde bulunan bir su arıtma tesisini hedef aldığını iddia etti.
Saldırı nedeniyle yaklaşık 10 bin kişinin içme ve kullanma suyuna erişemediği açıklandı. Tesiste meydana gelen hasarın boyutu ve onarım çalışmalarının ne zaman tamamlanacağına ilişkin bilgi verilmedi.
İran yönetimi, sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunurken, ABD tarafı söz konusu tesise ilişkin henüz açıklama yapmadı.
CENTCOM yedinci gece operasyonlarını tamamladı
ABD Merkez Komutanlığı, İran’a karşı yedi gece üst üste düzenlenen hava saldırılarının son bölümünün tamamlandığını açıkladı.
CENTCOM, son operasyonlarda İran’a ait gözetleme noktalarının, askeri lojistik altyapısının, yer altı silah depolarının ve denizcilik kabiliyetlerinin hedef alındığını bildirdi.
Amerikan güçlerinin saldırılarda kaç savaş uçağı kullandığı, hangi bölgeleri vurduğu ve İran’ın askeri kapasitesinde ne ölçüde kayıp meydana geldiği açıklanmadı.
ABD’nin saldırıların sonlandırıldığına ilişkin ifadesinin yalnızca son geceki operasyonu kapsadığı, İran’a yönelik askeri harekâtın tamamen sona erdiği anlamına gelmediği değerlendiriliyor.
İran saldırıları Kuveyt’te enerji tesislerini hedef aldı
Kuveyt yönetimi, İran tarafından düzenlenen füze ve insansız hava aracı saldırılarının ülkedeki enerji ve petrol tesislerini hedef aldığını açıkladı.
Kuveyt Petrol Şirketi, ülkenin hayati öneme sahip petrol tesislerinden birinin tekrarlanan saldırılarda vurulduğunu duyurdu. Saldırıda önemli maddi hasar meydana geldiği ve bazı kişilerin yaralandığı bildirildi.
Kuveyt Elektrik, Su ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı da bir elektrik üretim ve su arıtma tesisinin bazı bölümlerinde yangın çıktığını açıkladı. Yangına müdahale eden ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.
Kuveyt İtfaiyesi, saldırıların ardından iki farklı noktada çıkan yangınlara müdahale sırasında bazı itfaiyecilerin yaralandığını bildirdi. Yaralıların sağlık durumlarına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
Kuveyt hava savunması devreye girdi
Kuveyt ordusu, İran tarafından fırlatıldığı belirtilen füze ve insansız hava araçlarına karşı hava savunma sistemlerinin devreye sokulduğunu duyurdu.
Kuveyt Silahlı Kuvvetleri, hava savunma sistemlerinin “düşmanca insansız hava aracı tehditlerini” engellediğini ve bölgede duyulan patlama seslerinin önleme operasyonlarından kaynaklandığını açıkladı.
Başkent Kuveyt ve çevresinde yaşayanlara resmi makamların açıklamalarını takip etmeleri, açık alanlardan uzak durmaları ve zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları yönünde çağrılar yapıldı.
Kuveyt Uluslararası Havalimanı geçici olarak kapatıldı
Kuveyt’in ulusal havayolu şirketi, güvenlik gerekçesiyle Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nda kalkış ve iniş işlemlerinin geçici olarak durdurulduğunu açıkladı.
Alınan karar nedeniyle çok sayıda uçuşun yeniden planlandığı, bazı seferlerin ertelendiği veya başka havalimanlarına yönlendirildiği bildirildi.
Havalimanının ne zaman yeniden faaliyete geçeceğine ilişkin kesin bir tarih açıklanmadı. Yolcuların uçuş bilgilerini havayolu şirketlerinin resmi kanallarından takip etmeleri istendi.
Bahreyn’de sirenler beşinci kez çaldı
İran ile ABD arasındaki çatışmaların Körfez ülkelerine yayılması nedeniyle Bahreyn’de hava saldırısı sirenleri gün içinde beşinci kez devreye girdi.
Bahreyn Savunma Kuvvetleri, İran tarafından gerçekleştirildiği belirtilen çeşitli hava saldırılarının püskürtüldüğünü ve hedeflere ulaşmadan imha edildiğini açıkladı.
Bahreyn yönetimi, saldırıların askeri ya da sivil hangi noktaları hedef aldığına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmadı. Ülkedeki ABD askeri varlığı nedeniyle Bahreyn, İran’ın olası hedefleri arasında gösteriliyor.
Suudi Arabistan’daki ABD üssüne füze iddiası
İran’ın Suudi Arabistan’da bulunan bir ABD askeri üssüne balistik füze fırlattığı bildirildi.
Saldırının hangi üsse gerçekleştirildiği, füzenin hava savunma sistemleri tarafından engellenip engellenmediği veya saldırıda can kaybı yaşanıp yaşanmadığı konusunda resmi bir açıklama yapılmadı.
Suudi Arabistan ve ABD yönetimleri, söz konusu iddiaya ilişkin henüz ayrıntılı bilgi paylaşmadı.
Gerilim bölgesel çatışmaya dönüşüyor
ABD ile İran arasında başlayan karşılıklı saldırılar, Ürdün, Kuveyt, Bahreyn ve Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla daha geniş bir bölgeye yayılmış durumda.
Ürdün ve Körfez ülkelerinin hava savunma sistemlerini devreye sokması, havaalanlarının faaliyetlerini durdurması ve enerji tesislerinde hasar meydana gelmesi, krizin yalnızca Washington ve Tahran arasında kalmadığını ortaya koydu.
Çatışmaların Hürmüz Boğazı, Arap Denizi ve Basra Körfezi çevresinde yoğunlaşması, küresel enerji piyasaları, petrol taşımacılığı ve uluslararası deniz ticareti açısından da risk oluşturuyor.
Bölgede diplomatik girişimlere rağmen tarafların karşılıklı suçlamaları ve askeri operasyonları sürerken, saldırıların önümüzdeki günlerde daha da genişleyebileceği endişesi artıyor.




