Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Yaz sofranızda PMOS dostu seçimler yapın

Yaz aylarında doğru besin seçimleri, Polikistik Metabolik Over Sendromu yaşayan kadınlarda insülin direncinin kontrolüne, hormonal dengenin desteklenmesine ve belirtilerin hafifletilmesine katkı sağlayabiliyor.

Yaz aylarında doğru besin seçimleri, Polikistik Metabolik Over Sendromu yaşayan

Yaz aylarında artan sıcaklıklar, değişen beslenme alışkanlıkları ve yetersiz sıvı tüketimi, Polikistik Metabolik Over Sendromu (PMOS) olan kadınlarda metabolik dengenin korunmasını daha önemli hale getiriyor.

Bu dönemde doğru besinlerin tercih edilmesi; insülin direncinin kontrol altına alınmasına, hormonal dengenin desteklenmesine ve hastalığa bağlı belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olabiliyor.

Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Büşra Şen, yaz aylarında uygulanacak doğru beslenme alışkanlıklarının hem metabolik sağlığı desteklediğini hem de yaşam kalitesini artırabileceğini belirterek önemli önerilerde bulundu.

PMOS yaklaşımı neden önem kazandı?

Polikistik Over Sendromu; adet düzensizliği, tüylenme artışı, akne ve kilo alma gibi belirtilerle kendisini gösteren en yaygın hormonal hastalıklardan biri olarak biliniyor.

Hastalığın yalnızca hormonal değil, aynı zamanda metabolik bir yönünün de bulunduğuna dikkat çekiliyor. Son yıllarda bazı bilimsel yayınlarda kullanılan Polikistik Metabolik Over Sendromu kavramı; özellikle insülin direnci, karın çevresinde yağlanma ve kan şekeri düzensizlikleri gibi metabolik sorunları öne çıkarıyor.

İnsülin direncinin artmasıyla vücut daha fazla insülin üretiyor. Yüksek insülin düzeyleri ise yumurtalıklarda erkeklik hormonlarının artmasına ve hastalık belirtilerinin şiddetlenmesine katkı sağlayabiliyor.

Yaz aylarında sıvı tüketimini ihmal etmeyin

Sıcak havalarda terlemeyle birlikte vücudun sıvı kaybı artıyor. Yeterli miktarda su tüketilmediğinde metabolik denge olumsuz etkilenebiliyor ve insülin direncinin yönetimi zorlaşabiliyor.

Bu nedenle susamayı beklemeden gün boyunca düzenli olarak su tüketilmesi öneriliyor. Şekerli ve yüksek kalorili içecekler yerine su, ayran ve şekersiz içeceklerin tercih edilmesi gerekiyor.

Kan şekerini dengeleyen karbonhidratları seçin

PMOS yönetiminde beslenmenin temel hedeflerinden birini kan şekerinin dengede tutulması oluşturuyor. Kan şekerini hızla yükselten ürünler yerine düşük glisemik indeksli karbonhidratların tüketilmesi önem taşıyor.

Karabuğday ve siyez buğdayı gibi tam tahıllar ile nohut, yeşil mercimek, maş fasulyesi ve Meksika fasulyesi gibi kuru baklagiller daha uzun süre tok kalmaya yardımcı oluyor. Bu besinler aynı zamanda insülin yanıtının daha dengeli olmasını destekliyor.

Sebze ve lif tüketimini artırın

Yaz mevsimi, sebze çeşitliliğinin en fazla olduğu dönemlerden biri olarak öne çıkıyor. Semizotu, enginar, kereviz ve bakla gibi lif bakımından zengin sebzelerin günlük beslenmede daha fazla yer alması tavsiye ediliyor.

Lif açısından zengin beslenme, bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek inflamasyonun azaltılmasına katkı sağlayabiliyor ve insülin direncinin yönetimini olumlu yönde etkileyebiliyor.

Meyvelerin tamamen yasaklanması gerekmiyor. Ancak porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi ve meyvelerin meyve suyu yerine bütün olarak tüketilmesi öneriliyor.

Protein içeren hafif öğünler hazırlayın

Yaz aylarında ağır yemekler yerine protein açısından zengin ve hafif öğünlerin tercih edilmesi gerekiyor.

Yumurta, yoğurt, kefir, balık, tavuk ve kuru baklagiller gibi kaliteli protein kaynaklarının ana öğünlerde yer alması; kan şekeri dalgalanmalarının azaltılmasına, tokluk süresinin uzatılmasına ve iştah kontrolünün sağlanmasına yardımcı oluyor.

Sağlıklı yağlardan vazgeçmeyin

Balık, zeytinyağı, ceviz ve keten tohumu gibi omega-3 yağ asitleri bakımından zengin besinler, vücuttaki inflamasyonun azaltılmasını destekleyebiliyor.

Buna karşılık rafine şeker, beyaz undan hazırlanan ürünler, paketli atıştırmalıklar ve şekerli içeceklerin sık tüketilmesi insülin direncini artırarak hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor.

Küçük kilo kayıpları önemli fark oluşturabilir

PMOS’ta hızlı kilo vermek yerine sürdürülebilir kilo yönetiminin hedeflenmesi gerekiyor.

Bilimsel çalışmalar, vücut ağırlığının yüzde 5 ila 10 oranında azaltılmasının bile adet düzeni, insülin direnci ve metabolik göstergelerde belirgin iyileşmeler sağlayabileceğini ortaya koyuyor.

Akdeniz tipi beslenme öneriliyor

Sebze, tam tahıl, kuru baklagil, kaliteli protein kaynakları ve zeytinyağı bakımından zengin Akdeniz tipi beslenme modeli, PMOS yönetiminde önerilen beslenme modellerinin başında geliyor.

Yaz aylarında mevsim sebzeleri ve taze ürünlerin daha kolay bulunması, Akdeniz tipi beslenmenin uygulanmasını daha kolay ve sürdürülebilir hale getiriyor.

Kıvırcık nane çayı için uzman görüşü alınmalı

Son yıllarda kıvırcık nane çayıyla ilgili yapılan bazı çalışmalar, tüylenme sorunu yaşayan kadınlarda testosteron düzeyleri üzerinde olumlu etkiler görülebileceğine işaret ediyor.

Ancak kesin sonuçlara ulaşılabilmesi için daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç bulunuyor. Bitkisel ürünlerin tek başına tedavi olarak değerlendirilmemesi ve mutlaka uzman önerisiyle kullanılması gerekiyor.

Beslenme yaşam tarzına dönüşmeli

PMOS yalnızca hormonal bir hastalık değil, metabolik sağlığı da yakından ilgilendiren kronik bir tablo olarak değerlendiriliyor.

Doğru beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli su tüketimi ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları tedavi sürecinin önemli parçalarını oluşturuyor.

Özellikle yaz aylarında yapılacak doğru besin seçimleri ve yaşam tarzı düzenlemeleri, hastalık belirtilerinin hafiflemesine ve uzun vadede metabolik sağlığın korunmasına önemli katkı sağlayabiliyor.

Reklamı Geç