Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmayla ilgili açıklamada bulundu. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında önemli bir adım atıldığını, çok yönlü yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltı işlemlerinin gerçekleştirildiğini belirtti.
Bakan Gürlek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma, tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta, hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır. Bu zorlu ve kapsamlı süreci büyük bir sabırla takip eden Doku ailesinin acısını paylaşıyor, adaletin tecellisi için özveriyle görev yapan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve hassasiyetle çalışan kolluk güçlerimize teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ‘Türkiye Yüzyılı, Adaletin Yüzyılı olacaktır’ vizyonu doğrultusunda, faili meçhul hiçbir olay kalmayana kadar, hukukun tüm imkanlarını seferber etmeye devam edeceğiz.”
Gülistan Doku, Tunceli’de üniversite öğrenimi gördüğü sırada 5 Ocak 2020’den itibaren kaybolmuş, ailesi 6 Ocak 2020’de emniyete başvurarak kızları için kayıp ihbarında bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini inceleyen ekipler, arama çalışması başlatmış ancak bir sonuca ulaşılamamıştı.
Aradan geçen sürenin ardından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, aralarında dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay S. ile Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal A’nın da bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Öte yandan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Adalet Akademisi Eğitim Açılış Programı’na da katıldı. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Gürlek, yeni eğitim döneminin hayırlı olmasını dileyerek hakim ve savcı adaylarının zorlu bir sürecin ardından Türkiye Adalet Akademisi’nde eğitim almaya hak kazandıklarını söyledi.
Hakim ve savcı adaylarına seslenen Gürlek, şu değerlendirmede bulundu:
“Adalet Akademimizde alacağınız eğitimlerle mesleğe çok daha donanımlı bir şekilde başlayacağınıza yürekten inanıyorum. Her birinizi, adaletin temsilcisi olma yolunda gösterdiğiniz bu gayret için ayrı ayrı tebrik ediyorum.”
Adaletin toplumsal huzurun ve barışın en temel teminatı olduğunu vurgulayan Gürlek, yaşanan adaletsizlikleri ortadan kaldıracak kişilerin hakimler ve savcılar olduğunu ifade etti. Hakim ve savcıların şartlar ne olursa olsun adaletli, hakkaniyetli ve tarafsız olmaları gerektiğini belirten Gürlek, adalet hizmetlerinin geçmişe göre daha hızlı, daha etkin ve daha erişilebilir şekilde sunulduğunu söyledi.
Son 23 yılda yargı sisteminde çok önemli reformlara imza atıldığını belirten Gürlek, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesine yönelik önemli mevzuat değişiklikleri hayata geçirilmiş, aynı zamanda adliyelerimizin fiziki altyapısı ve insan kaynağı önemli ölçüde güçlendirilmiştir. Bundan 23 yıl önce adliyelerimiz içinde bulunduğu şartlar, bugünle kıyaslanamayacak derecede yetersizdi. Bugün ise adliyelerimiz fiziki imkanları, teknolojik altyapısı ve sunduğu hizmet kalitesiyle kesinlikle geçmişle mukayese dahi edilemeyecek derecede çok yüksek seviyeye ulaşmıştır. 2002 yılında hakim ve savcı sayımız 9 bin 349 idi. Bugün ise bu sayı 26 bin 719’a ulaşmıştır. Yine 2002’de sadece 78 olan adliye sayımız, bugün 400’e ulaşmıştır. Adalet hizmetleri, vatandaşlarımıza daha hızlı, daha etkin ve daha erişilebilir şekilde sunulmaktadır. Bizler de hep birlikte daha iyisini yapmak için kararlılıkla çalışacağız.”
Bakan Gürlek, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yargı mensuplarının gösterdiği tavra da dikkat çekti. Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişimine karşı yargı mensuplarının kahramanca bir duruş sergilediğini kaydeden Gürlek, şunları söyledi:
“Aziz milletimiz, hainleri durdurabilmek için canı pahasına mücadele etti. Bu uğurda 251 vatandaşımız şehit oldu, 2 bin 740 vatandaşımız gazi oldu. O gece vatansever yargı mensuplarımız daha büyük bir sorumluluk üstlendi. Hızla başlattıkları soruşturma ve gözaltı kararlarıyla yargının milli iradeye sahip çıkma refleksini kararlılıkla ortaya çıkardı. Kahraman hakim ve Cumhuriyet savcılarımız derhal görevlerinin başına geçti, hukuk içinde kalarak hainlere karşı gereken adımları attı.”
FETÖ’nün yalnızca kurumlara değil, aynı zamanda adalet, liyakat ve ehliyet gibi milletin önem verdiği kavramlara da zarar vermeye çalıştığını belirten Gürlek, hakim ve savcı adaylarına güçlü bir karakter ve sağlam bir duruş çağrısında bulundu. Gürlek, bu konuda şu ifadeleri kullandı:
“Mesleğe adım atmak üzere olduğunuz bu dönemde güvenilir, sağlam, karakterli ve vakur bir duruş sergilemek sizin en büyük gücünüz olacaktır. Sizler bu değerlere sahip çıkarsanız, hiçbir karanlık yapı, hiçbir kötü niyetli oluşum yargı üzerinde bir daha zemin bulamaz. Bu ilkeleri ne kadar güçlü şekilde benimserseniz hukuk sistemimiz o denli güçlü, güven veren ve etkin bir şekilde olur.”
Adliye kapısından giren her vatandaşın adalete güven duyması gerektiğini de vurgulayan Gürlek, konuşmasının devamında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Adliye kapısı, adaletin ve eşitliğin kapısıdır. O kapıdan içeri giren her vatandaşımız, ‘Ben burada adaleti bulacağım’ diyebilmelidir.”
Gürlek, adalete ihtiyacı olan her vatandaşın hakim ve savcıların karşısına geldiğinde onlara güvenmesi ve verilecek kararlara inanması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Vicdanınız eşliğinde doğru karara ulaşabilmeniz için ihtiyaç duyduğunuz her türlü imkanı sağlamak bizim sorumluluğumuzdur. Sizlerin adil, etkin ve hızlı yargı süreçlerini yürütürken tek arzumuz, görevinizi en iyi şekilde yerine getirmeniz ve hiçbir zorlukla karşılaşmamanızdır.”
Bakan Gürlek’in açıklamaları, bir yandan Gülistan Doku dosyasında soruşturmanın kararlılıkla sürdüğünü ortaya koyarken, diğer yandan da yargı sistemine ilişkin reform, tarafsızlık ve adalet vurgusunu yeniden gündeme taşıdı.




