Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Küresel gıda fiyatları 4 yılın zirvesine yaklaştı: Türkiye’de gıda enflasyonu yüzde 33,79

Küresel gıda fiyatları, olumsuz hava koşulları, jeopolitik gerilimler, enerji maliyetleri ve ticaret yollarındaki aksamaların etkisiyle yaklaşık son 4 yılın en yüksek seviyesinde seyrediyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre küresel gıda fiyatları Ağustos 2026’da yıllık yüzde 2,5 artarken, Türkiye’de aynı dönemde gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki yıllık fiyat artışı yüzde 33,79 oldu. Böylece Türkiye’de gıda fiyatlarındaki yıllık artış oranı, küresel gıda fiyat artışının yaklaşık 13,5 katına ulaştı.

Küresel gıda fiyatları, olumsuz hava koşulları, jeopolitik gerilimler, enerji maliyetleri

Küresel gıda ve gübre piyasaları, Orta Doğu’daki çatışmalar, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatlardaki belirsizlikler, enerji maliyetlerindeki yükseliş ve aşırı hava olaylarının etkisi altında kalmaya devam ediyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün Gıda Fiyat Endeksi, Ağustos 2026’da bir önceki aya göre yüzde 1,9 artarak 133,3 puana yükseldi. Bu seviye Kasım 2022’den bu yana görülen en yüksek değer olurken, endeks geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 2,5 arttı.

FAO verilerine göre endeks halen Mart 2022’de görülen tarihi zirvenin yüzde 16,8 altında bulunuyor. Ancak son aylarda başta tahıl, bitkisel yağ, şeker, et ve süt ürünleri olmak üzere ana ürün gruplarının tamamında fiyat baskısının yeniden belirginleştiği görülüyor.

Taşıma ve enerji maliyetleri fiyatları yukarı çekiyor

Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri nedeniyle bazı taşımacılık şirketlerinin gemilerini daha uzun rotalara yönlendirmesi, teslimat sürelerini uzatırken yakıt, navlun ve sigorta maliyetlerini artırıyor.

Bu durum yalnızca enerji ve gübre fiyatlarını değil; tahıl, yağ, şeker ve diğer tarım ürünlerinin uluslararası taşıma maliyetlerini de yukarı yönlü etkiliyor.

Karadeniz’deki ticaret akışına ilişkin belirsizlikler de buğday ve mısır fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. FAO’ya göre Ağustos ayında tahıl fiyat endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,2 yükseldi ve Mayıs 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.

Şeker fiyatlarında aylık yüzde 11,9 artış

Ağustos ayında küresel gıda fiyatlarında en dikkat çekici hareketlerden biri şeker grubunda yaşandı.

Şeker fiyatları bir önceki aya göre yüzde 11,9 arttı. Avrupa Birliği’nde sıcak ve kurak hava nedeniyle şeker pancarı üretiminde düşüş beklentileri, Asya’da El Nino kaynaklı riskler, Brezilya’nın orta-güney bölgesindeki üretim kaybı ve Hindistan’ın ithalat kararları fiyatları yukarı taşıyan başlıca unsurlar oldu.

Aynı dönemde tahıl fiyatları yüzde 2,2, süt ürünleri yüzde 2,3 ve et fiyatları yüzde 1 arttı.

Buğday fiyatları Karadeniz’deki ihracat sorunları ve Avrupa’daki sıcak-kurak hava koşullarının etkisiyle aylık yüzde 2,6, yıllık yüzde 15 yükseldi.

Mısır fiyatları ise ABD ve Avrupa Birliği’ndeki üretim endişeleri, yem ve etanol talebi ile Ukrayna ihracatındaki aksamaların etkisiyle yüzde 2,5 arttı.

Bitkisel yağ fiyatları 2022’den bu yana en yüksek seviyede

Bitkisel yağ fiyatlarında da yukarı yönlü eğilim sürdü.

Güçlü ithalat talebi ve Güneydoğu Asya’da El Nino’nun üretimi olumsuz etkileyebileceği beklentileri nedeniyle bitkisel yağ fiyatları son üç ayda yükselmeye devam ederek Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Küresel tahıl üretiminde düşüş beklentisi

FAO, küresel tahıl üretiminin bu yıl geçen yıla göre yüzde 2 azalarak 2 milyar 980 milyon tona gerilemesini öngörüyor.

Dünya mısır üretiminin 1 milyar 309 milyon ton, buğday üretiminin 810,7 milyon ton ve pirinç üretiminin 553,1 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Küresel stokların halen görece makul seviyelerde bulunmasına rağmen üretim ve ticaretteki düşüş beklentileri, arz endişelerinin devam etmesine neden oluyor.

Gübre fiyatları geriledi ancak halen yüksek

Dünya Bankası verilerine göre küresel gübre fiyatlarında yılın ikinci çeyreğinde görülen zirve seviyelerden bir miktar geri çekilme yaşandı.

Küresel gübre fiyat endeksi hazirandaki 156,1 puandan ağustosta 146,4 puana geriledi. Böylece iki aylık dönemde yüzde 6,2 düşüş yaşandı.

Ürenin ton fiyatı 453,1 dolardan 390 dolara inerken, triple süper fosfat 704,4 dolara, potasyum klorür ise 386,9 dolara geriledi.

Buna karşılık diamonyum fosfatın ton fiyatı 793,5 dolara, fosfat kayanın fiyatı ise 170 dolara yükseldi.

Dünya Bankası, enerji maliyetleri ve Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle gübre fiyatlarının 2026 genelinde ortalama yüzde 31 artmasını bekliyor.


Türkiye’de tablo çok daha sert: Gıda enflasyonu yüzde 33,79

Küresel gıda fiyatlarındaki yüzde 2,5’lik yıllık artışın aksine Türkiye’de gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki yıllık fiyat artışı çok daha yüksek seviyede bulunuyor.

Türkiye İstatistik Kurumunun Ağustos 2026 verilerine göre Türkiye’de genel tüketici enflasyonu yıllık yüzde 31,51 olurken, gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki yıllık artış yüzde 33,79 olarak gerçekleşti. Gıda grubundaki aylık artış ise yüzde 0,22 oldu.

Aynı dönemde Türkiye’de ulaştırma fiyatları yıllık yüzde 35,08, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubu ise yüzde 39,77 arttı.

Merkez Bankası da Ağustos ayı değerlendirmesinde gıda enflasyonundaki yavaşlamada taze meyve ve sebze fiyatlarındaki gerilemenin etkili olduğunu, buna karşılık işlenmiş gıda fiyatlarındaki aylık artışın görece yüksek seyrini koruduğunu bildirdi.

Küresel fiyatlarla Türkiye arasındaki fark dikkat çekiyor

Ağustos 2026 itibarıyla ortaya çıkan tablo şöyle:

Gösterge Yıllık değişim
FAO Küresel Gıda Fiyat Endeksi %2,5
Türkiye gıda ve alkolsüz içecekler enflasyonu %33,79
Türkiye genel TÜFE %31,51
Türkiye Tarım-ÜFE %21,91

FAO’nun ölçtüğü küresel gıda emtia fiyatları yıllık yüzde 2,5 artarken, Türkiye’de tüketicinin karşılaştığı gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yüzde 33,79 yükseldi.

İki oran arasında 31,29 puanlık fark bulunuyor. Başka bir ifadeyle Türkiye’deki yıllık gıda enflasyonu, aynı dönemdeki küresel gıda fiyat artışının yaklaşık 13,5 katı seviyesinde.

Ancak bu iki veri bire bir aynı şeyi ölçmüyor. FAO endeksi uluslararası piyasalarda işlem gören temel gıda emtialarının fiyatlarını takip ederken, TÜİK verisi Türkiye’de tüketicilerin satın aldığı gıda ve alkolsüz içeceklerin perakende fiyat değişimini ölçüyor. Bu nedenle aradaki fark; döviz kuru, enerji, işçilik, nakliye, kira, vergi, üretim ve dağıtım maliyetleri ile iç piyasa koşullarından da etkilenebiliyor.

Üretici tarafında da yıllık artış çift hanede

Türkiye’de tarım üreticisinin karşılaştığı fiyat gelişmeleri de dikkat çekiyor.

TÜİK verilerine göre Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi Ağustos 2026’da yıllık yüzde 21,91 arttı, aylık bazda ise yüzde 0,93 geriledi.

Alt gruplarda yıllık artış tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 40,65’e, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 37,41’e ulaştı. Buna karşılık çok yıllık bitkisel ürünlerde yıllık yüzde 8,08’lik düşüş kaydedildi.

Bu tablo, Türkiye’de tüketici gıda fiyatlarının yalnızca küresel emtia fiyatlarıyla açıklanamayacağını; üretim, enerji, lojistik, kur ve iç piyasa maliyetlerinin de fiyatların oluşumunda önemli rol oynadığını gösteriyor.