Türkiye’nin 2027-2029 dönemine ilişkin ekonomi politikalarını ortaya koyan Orta Vadeli Program’da, yatırım ortamının daha hızlı, öngörülebilir ve dijital hale getirilmesi hedefleniyor.
Program kapsamında yatırımcıların karşılaştığı bürokratik süreçlerin azaltılması, zaman ve maliyet kayıplarının önüne geçilmesi ve kamu ile özel sektör arasındaki uyuşmazlıkların daha hızlı çözüme kavuşturulması planlanıyor.
Yatırımcı ile kamu arasındaki sorunlar için yeni kurul
Yatırımcılar ile kamu idareleri arasında ortaya çıkan idari ve uygulamaya ilişkin sorunların, dava veya tahkim sürecine gitmeden önce çözülebilmesi amacıyla Yatırım Koordinasyon ve Uzlaştırma Kurulu oluşturulacak.
Yeni mekanizmayla, yatırımların önünde ortaya çıkabilecek idari sorunların daha erken aşamada ele alınması hedefleniyor.
İş ve yatırım süreçlerine ilişkin işlemler ise kurulacak “tek durak ofis” modeliyle azaltılacak.
Şirketlerin kuruluşundan tasfiyesine kadar karşılaştıkları idari yüklerin hafifletilmesi, mevzuatın sadeleştirilmesi ve kamu hizmetlerinin daha bütünleşik şekilde dijital ortamda sunulması planlanıyor.
Piyasa denetimleri tek çatı altında toplanacak
OVP’de dikkat çeken düzenlemelerden biri de piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerine ilişkin olacak.
Farklı kamu kurumları tarafından yürütülen denetimlerin toplulaştırılması amacıyla Piyasa Gözetim ve Denetim Kurumu kurulacak.
Yeni yapıyla uygulama farklılıklarının azaltılması ve aynı konuda birden fazla kurumun tekrar eden denetimler yapmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Elektronik ve perakende ticarette haksız ticari uygulamalara yönelik denetimlerin de artırılması planlanıyor.
Teknoloji girişimlerine “Dijital Şirket” modeli
Programın öne çıkan başlıklarından biri teknoloji girişimlerine yönelik yeni şirket modeli oldu.
Teknoloji tabanlı girişimlerin daha kolay kurulmasını sağlamak amacıyla “Dijital Şirket” uygulaması devreye alınacak.
Bu modelle şirket kuruluş süreçlerinin kolaylaştırılması ve girişimlerin ilk dönemlerinde bazı muafiyetlerden yararlanması hedefleniyor.
Sınai mülkiyet tescil süreçlerinde de yapay zekadan yararlanılması planlanıyor. Böylece patent ve benzeri işlemlerin hızlandırılması ve karar kalitesinin artırılması amaçlanıyor.
Konkordato ve icra-iflas mevzuatı değişecek
Ticari hayatın önemli başlıklarından biri olan konkordato uygulaması da yeniden ele alınacak.
Konkordato sisteminde yaşanan aksaklıkların giderilmesi ve uygulamanın kötüye kullanılmasının önlenmesi amacıyla mevzuat çalışması yapılacak.
Aynı zamanda icra ve iflas mevzuatı güncellenecek.
Ticari uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözülmesinin yaygınlaştırılması, alternatif çözüm yöntemlerinin güçlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan alanlarda ihtisas mahkemelerinin oluşturulması öngörülüyor.
Elektronik duruşma, çevrim içi uyuşmazlık çözüm platformları ve elektronik tebligat uygulamalarının da daha yaygın hale getirilmesi hedefleniyor.
Kişisel verilerde AB uyumu
Program kapsamında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü ile uyum sürecinin tamamlanması planlanıyor.
Bu adımın özellikle Türkiye’de yatırım yapan uluslararası şirketler açısından veri güvenliği ve mevzuat uyumu konusunda daha öngörülebilir bir yapı oluşturması hedefleniyor.
Yapay zeka ve yarı iletken yatırımları öncelikli olacak
Türkiye’ye çekilecek uluslararası doğrudan yatırımlarda teknoloji, bilgi transferi, nitelikli istihdam ve ihracata sağlayacağı katkı ön planda tutulacak.
Öncelikli yatırım alanları arasında;
- veri merkezleri,
- yapay zeka,
- yarı iletkenler,
- batarya teknolojileri,
- mobilite,
- biyoteknoloji,
- yenilenebilir enerji ekipmanları,
- ileri imalat
yer alacak.
Yatırımcıların yatırım yeri, izin, altyapı ve finansmana erişim süreçlerinin kolaylaştırılması, aynı zamanda yerli tedarikçiler ve AR-GE ekosistemiyle daha güçlü bağlantılar kurulması hedefleniyor.
Türkiye’ye yatırımda ülke çeşitliliği artırılacak
Türkiye’ye gelen doğrudan yatırımların yalnızca belirli bölgelerden değil, daha geniş bir coğrafyadan sağlanması amaçlanıyor.
Bu kapsamda Avrupa, Kuzey Amerika, Körfez ülkeleri, Asya-Pasifik ve Orta Asya başta olmak üzere farklı bölgelerden yatırım çekmeye yönelik çalışmalar yürütülecek.
Serbest bölgelerde de yenilenebilir enerji kullanımı ve yeşil ekonomiye katkıyı artıracak düzenlemeler yapılacak.
İstanbul Finans Merkezi için yeni yol haritası
OVP’de İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası finansal işlemler, fon yönetimi, fintek, katılım finans ve sürdürülebilir finans açısından daha güçlü bir merkez haline getirilmesi de hedefleniyor.
İstanbul Finans Merkezi’nin sürdürülebilir finans alanındaki uluslararası cazibesini artırmak amacıyla özel bir yol haritası hazırlanacak.
FintechZone, Start in Türkiye, Tech Visa ve Girişim Sermayesi Yatırım Fonları gibi mekanizmalarla Türkiye’nin bölgesel girişimcilik ve finansal teknoloji merkezi konumunun güçlendirilmesi planlanıyor.
OVP’deki düzenlemeler hayata geçtiğinde, yatırımcı açısından daha az bürokrasi, daha hızlı kamu hizmeti, daha güçlü dijital altyapı ve teknoloji odaklı bir yatırım ortamı oluşturulması amaçlanıyor.





