Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Nişasta bazlı şekerde dikkat: Fazla tüketim karaciğer yağlanması ve obezite riskini artırabilir

Paketli gıdalardan gazlı içeceklere kadar birçok üründe kullanılan nişasta bazlı şekerin fazla ve uzun süreli tüketimi, karaciğer yağlanması, insülin direnci ve vücutta yağ birikimiyle ilişkilendiriliyor. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, özellikle fruktozun karaciğerde metabolize edildiğine dikkat çekerek, aşırı tüketimin obezite ve tip 2 diyabete uzanan metabolik sorunlara zemin hazırlayabileceğini söyledi.

Paketli gıdalardan gazlı içeceklere kadar birçok üründe kullanılan nişasta bazlı

Günlük yaşamda fark edilmeden tüketilen birçok paketli gıda ve içecekte bulunan nişasta bazlı şeker (NBŞ), fazla tüketildiğinde metabolik sağlık açısından risk oluşturabiliyor.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, nişasta bazlı şeker içeren ürünlerin uzun süre ve yüksek miktarda tüketilmesinin karaciğer başta olmak üzere vücudun metabolik dengesini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Nişasta bazlı şeker nedir?

Prof. Dr. Yıldız, nişasta bazlı şekerin çoğunlukla mısır nişastasının endüstriyel yöntemlerle parçalanması sonucu sıvı şurup şeklinde üretildiğini belirtti.

NBŞ’nin temel olarak glukoz ve fruktoz moleküllerinden oluştuğunu ifade eden Yıldız, sıvı formda bulunması nedeniyle vücutta emiliminin hızlı gerçekleşebildiğini söyledi.

Glukozun beyinden kaslara kadar birçok hücre tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabildiğini belirten Yıldız, fruktozun ise ağırlıklı olarak karaciğerde işlendiğine dikkat çekti.

Fazla tüketildiğinde karaciğerin yükü artıyor

Nişasta bazlı şekerin fazla miktarda ve uzun süre tüketilmesinin karaciğer üzerinde ek yük oluşturabileceğini vurgulayan Yıldız, şu ifadeleri kullandı:

“Bu şekerin fazla tüketilmesi, vücutta sadece karaciğer tarafından kullanıldığı için hem karaciğerin fazla yük almasına hem yağlanmasına hem de insülin direnci ve vücutta olmaması gereken yerlerde yağ birikmesine yol açıyor.”

Karaciğerde metabolize edilen fazla fruktozun, kullanılmadığı durumlarda yağ üretimine katkıda bulunabileceği belirtiliyor.

Vücutta yağ birikimi artabiliyor

Prof. Dr. Yıldız, yüksek miktarda nişasta bazlı şeker tüketiminin yalnızca karaciğerle sınırlı kalmayan bir etki oluşturabileceğine dikkat çekti.

Fazla enerji alımıyla birlikte özellikle bel çevresinde yağlanmanın, toplam vücut yağ oranındaki artışın ve buna bağlı metabolik problemlerin ortaya çıkabileceğini ifade eden Yıldız, sürecin obeziteye kadar ilerleyebileceğini söyledi.

Yıldız şöyle konuştu:

“Karaciğer bunu metabolize edip parçalamaya çalışırken zorlanmaya başlıyor ve bu zorlanma, şekerin hücreler tarafından kullanılması yerine vücutta yağa dönüştürülerek depolanmasına neden oluyor.”

İnsülin direnci ve tip 2 diyabet riski

Aşırı şeker tüketimiyle alınan fazla enerjinin zamanla metabolik bozuklukları tetikleyebileceğini belirten uzmanlar, insülin direncinin bu sürecin önemli parçalarından biri olduğuna dikkat çekiyor.

İnsülin direncinin ilerlemesi halinde kan şekeri kontrolünün bozulabileceği ve zaman içinde tip 2 diyabet gelişme riskinin artabileceği ifade ediliyor.

Nişasta bazlı şekerin fazla tüketildiği beslenme modellerinde obezite, karaciğer yağlanması ve metabolik hastalıkların birlikte görülebilmesi de riski artırıyor.

Tokluk hissini yeterince uyarmayabilir

Nişasta bazlı şekerle ilgili dikkat çeken bir diğer nokta ise özellikle fruktoz ağırlıklı şekerlerin tokluk mekanizmaları üzerindeki etkisi.

Uzmanlar, şekerli içecekler ve yoğun şeker içeren işlenmiş ürünlerin, katı ve lifli gıdalara kıyasla yeterli doygunluk sağlamadan yüksek miktarda enerji alınmasına neden olabileceğine dikkat çekiyor.

Bu durum kişinin farkında olmadan günlük enerji ihtiyacının üzerine çıkmasını kolaylaştırabiliyor.

Paketli ürünlerin etiketlerini kontrol edin

Nişasta bazlı şeker yalnızca tatlı ürünlerde değil, farklı işlenmiş gıdalarda ve içeceklerde de bulunabiliyor.

Bu nedenle tüketicilerin satın aldıkları ürünlerdeki toplam şeker miktarını ve içerik listesini kontrol etmeleri önem taşıyor.

Şeker içerikleri ürün etiketlerinde farklı isimlerle yer alabildiğinden yalnızca “şeker” ifadesine değil, üründeki toplam karbonhidrat ve şeker miktarına da dikkat edilmesi gerekiyor.

Aşırı şeker tüketiminden kaçınılmalı

Uzmanların temel uyarısı ise yalnızca tek bir şeker türüne odaklanmak yerine günlük beslenmedeki toplam eklenmiş şeker tüketimini sınırlandırmak yönünde.

Şekerli içeceklerin, yoğun şeker içeren paketli ürünlerin ve yüksek kalorili işlenmiş gıdaların sık tüketilmesi; kilo artışı, karaciğer yağlanması, insülin direnci ve obezite riskini artırabilecek bir beslenme düzenine dönüşebiliyor.