Türkiye’de yıllardır aydınlatılamayan faili meçhul cinayet ve saldırı dosyalarının yeniden incelenmesine yönelik yürütülen çalışmalarda önemli sonuçlara ulaşıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma teşkilatlarıyla yürütülen çalışmaların sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Bakan Gürlek’in verdiği bilgilere göre, bugüne kadar 36 ayrı dosyada 41 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olay aydınlatıldı.
Çalışmalarda özellikle uzun yıllardır sonuçlandırılamayan dosyalardaki eski deliller, iletişim kayıtları, baz istasyonu verileri, araç geçiş kayıtları, tanık anlatımları ve olaylar arasındaki benzerlikler yeniden değerlendiriliyor.
GÜRLEK: 36 DOSYADA FAİLİ MEÇHUL OLAYLARI AYDINLATTIK
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hiçbir suçun cezasız kalmaması amacıyla çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Gürlek, Adalet ve İçişleri bakanlıkları arasındaki koordinasyonun cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma teşkilatlarının çalışmalarıyla somut sonuçlara dönüştüğünü kaydetti.
Bakan Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu çerçevede, 24 Nisan 2026 tarihinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda cumhuriyet başsavcılıklarımız, emniyet ve jandarma teşkilatlarımızla yürüttüğümüz kapsamlı çalışmalar sonucunda bugüne kadar 36 dosyada, 41 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayları aydınlattık.”
Gürlek, yürütülen çalışmalar kapsamında yıllardır faili belirlenemeyen iki önemli dosyada daha kritik sonuçlara ulaşıldığını açıkladı.
Bu dosyalardan biri Ankara’da 2015 yılında işlenen ve birbirine benzer yöntemlerin kullanıldığı cinayet ve öldürmeye teşebbüs olaylarını kapsıyor.
ANKARA’DAKİ 3 CİNAYET VE 6 SALDIRI DOSYASI YENİDEN AÇILDI
Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamasına göre Ankara’da 2015 yılında aynı yöntemle gerçekleştirildiği değerlendirilen 3 kasten öldürme ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs olayı yeniden mercek altına alındı.
Olaylarda Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek ve Mustafa Çağmaoğlu hayatını kaybetmiş, 6 kişi ise saldırılardan yaralı kurtulmuştu.
Soruşturma dosyalarında bulunan beyanlar, HTS ve baz kayıtları, şüphelinin olayların yaşandığı tarihlerdeki hareketleri ile Antalya’da işlenen benzer nitelikteki bir cinayet birlikte değerlendirildi.
Bakan Gürlek, Ankara’daki dosyalara ilişkin süreci ayrıntılarıyla şöyle anlattı:
“Ankara’da 2015 yılında aynı yöntemle gerçekleştirilen 3 kasten öldürme ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs olayı yeniden mercek altına alındı. Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek ve Mustafa Çağmaoğlu’nun öldürüldüğü, 6 kişinin ise öldürülmeye teşebbüs edildiği olaylar arasındaki benzerlikler incelendi. Beyanlar, HTS ve baz kayıtları, şüphelinin olayların yaşandığı dönemdeki hareketleri ile Antalya’da işlenen benzer nitelikteki bir cinayet birlikte değerlendirildi. M.Ö.’nün 2015 yılı sonunda Ankara’dan ayrılmasının ardından benzer saldırıların sona ermesi de dosyadaki önemli bulgulardan biri oldu. Halen başka bir cinayet suçundan cezaevinde bulunan M.Ö.’nün Ankara’daki 3 cinayet ve 6 öldürmeye teşebbüs olayının şüphelisi olduğu tespit edildi. 7 Ağustos’ta ifadesi alınan M.Ö, 3 kez kasten öldürme ve 6 kez kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandı.”
Böylece yaklaşık 11 yıl önce Ankara’da meydana gelen ve uzun süre faili belirlenemeyen olaylarda yeni bir aşamaya geçildi.
Şüpheli M.Ö.’nün başka bir cinayet suçundan zaten cezaevinde bulunduğu, yeni soruşturma kapsamında ise 3 ayrı kasten öldürme ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandığı bildirildi.
OLAYLAR ARASINDAKİ BENZERLİKLER DOSYAYI AYDINLATTI
Ankara soruşturmasında özellikle farklı tarihlerde meydana gelen saldırılardaki yöntem benzerliklerinin önemli rol oynadığı belirtildi.
HTS kayıtları ve baz istasyonu verileriyle şüphelinin olay tarihlerindeki hareketleri yeniden incelenirken, Antalya’da gerçekleştirilen benzer nitelikteki bir cinayet de karşılaştırmalı olarak değerlendirildi.
M.Ö.’nün 2015 yılının sonunda Ankara’dan ayrılmasının ardından benzer saldırıların sona ermesi de soruşturma açısından dikkat çeken bulgulardan biri olarak dosyada yer aldı.
Bu verilerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda yıllardır ayrı ayrı incelenen olaylardaki bulguların aynı şüpheli üzerinde birleştiği bildirildi.
OSMANİYE’DEKİ ALA ÇİFTİ CİNAYETİ DE YENİDEN İNCELENDİ
Faili meçhul dosyaların yeniden ele alınması kapsamında dikkat çeken bir diğer gelişme ise Osmaniye’de 13 Şubat 2019 tarihinde evlerinde öldürülen Mustafa ve Hüsna Ala çiftinin cinayetiyle ilgili yaşandı.
Aradan geçen yılların ardından dosyada bulunan deliller yeniden incelendi.
Olay yeri fotoğrafları, kayıp senet, tanık ifadeleri, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile Plaka Tanıma Sistemi verileri birlikte değerlendirildi.
Bakan Gürlek, Osmaniye’de yürütülen çalışmanın sonucunu da şu ifadelerle açıkladı:
“Olay yeri fotoğrafları, kayıp senet, tanık anlatımları, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile PTS verileri yeniden değerlendirildi. Şüpheli Y.K’nin maktulle irtibatı, olay bölgesindeki baz kayıtları ve aracına ait giriş-çıkış kayıtları tespit edildi. 21 Ağustos’ta gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.”
Böylece 2019 yılından bu yana faili belirlenemeyen çift cinayeti dosyasında da yıllar sonra şüpheliye ulaşılarak tutuklama kararı verildi.
ESKİ DELİLLER YENİDEN DEĞERLENDİRİLİYOR
Faili meçhul dosyalar üzerinde yürütülen çalışmalarda yalnızca yeni deliller değil, geçmiş yıllarda dosyalara giren bilgi ve belgeler de yeniden analiz ediliyor.
Özellikle cep telefonu iletişim kayıtları, baz istasyonu hareketleri, Plaka Tanıma Sistemi kayıtları, olay yeri fotoğrafları ve tanık anlatımlarının bir arada değerlendirilmesi, yıllar önce çözülemeyen dosyalarda yeni bağlantıların kurulmasını sağlıyor.
Ankara ve Osmaniye dosyalarında elde edilen sonuçlar da farklı veri kümelerinin yeniden incelenmesinin soruşturmalarda belirleyici olabileceğini ortaya koydu.
“KAMU VİCDANINDA AÇIK KALAN HİÇBİR DOSYA SAHİPSİZ KALMAYACAK”
Bakan Gürlek, faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik çalışmalara katkı sağlayan kurum ve personele de teşekkür etti.
Ankara ve Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılıkları, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, Ankara ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlükleri ile adliye, emniyet ve jandarma teşkilatlarında görev yapan personele teşekkür eden Gürlek, çalışmaların devam edeceğini vurguladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Aradan kaç yıl geçerse geçsin suçun ve suçlunun peşini bırakmayacağız. Kamu vicdanında açık kalan hiçbir dosya sahipsiz kalmayacak, faili meçhul olayları birer birer aydınlatmaya devam edeceğiz.”
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının 24 Nisan 2026’da kurulmasının ardından yürütülen çalışmalar sonucunda bugüne kadar 36 dosyanın aydınlatılması, uzun yıllardır sonuçlandırılamayan diğer dosyalar açısından da dikkatleri yürütülen yeni incelemelere çevirdi.




