Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Çocuk için sevgi kadar tutarlılık da önemli

Uzmanlar, sağlıklı anne-baba-çocuk ilişkisinde sevginin yanı sıra güvenli bağlanma, çocuğa söz hakkı verilmesi, yaşına uygun sorumluluk kazandırılması ve ebeveynlerin ortak tutum sergilemesinin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Uzmanlar, sağlıklı anne-baba-çocuk ilişkisinde sevginin yanı sıra güvenli bağlanma, çocuğa

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım, anne-baba ve çocuk arasındaki ilişkinin sağlıklı temeller üzerine kurulmasının çocuğun gelişiminde belirleyici rol oynadığını söyledi.

Yıldırım, güvenli bağlanmanın çocuğa koşulsuz kabul ve güven duygusunun hissettirilmesiyle güçlendirilebileceğini belirterek, ebeveynlerin çocuk karşısında farklı ve çelişkili tutumlar sergilemesinin sınırların zorlanmasına ve çatışmalı iletişime yol açabileceğine dikkat çekti.

Bağlanma çocuğa güven duygusu kazandırıyor

Anne ve çocuk ilişkisinde en önemli unsurlardan birinin bağlanma olduğunu ifade eden Yıldırım, bağlanmanın duygusal yönü güçlü bir süreç olduğunu söyledi.

Çocuğun korktuğunda ya da kendisini güvensiz hissettiğinde bağlandığı kişiyi aradığını belirten Yıldırım, bu kişinin varlığının çocukta rahatlama sağladığını ifade etti.

Bağlanmanın çocukluk döneminde de devam ettiğine işaret eden Yıldırım, çocuğun bireysel adımlar atarken zaman zaman geri dönüp bakım veren kişinin yanında olup olmadığını kontrol etmesinin bu sürecin bir parçası olduğunu kaydetti.

Koşulsuz kabul güvenli bağlanmayı güçlendiriyor

Güvenli bağlanmanın korunması ve güçlendirilmesinin önemine değinen Yıldırım, çocukla oyun oynamak, sevgi dolu bir ses tonu kullanmak, onun yanında olmak ve tercihlerine uygun şekilde karşılık vermenin bağı güçlendirdiğini söyledi.

Çocuğun her koşulda anne, baba ya da bakım veren kişinin yanında olduğunu bilmesinin kendisini güvende hissetmesini sağladığını belirten Yıldırım, koşulsuz kabulün sağlıklı gelişim açısından önemli olduğunu vurguladı.

Çocuğa karar süreçlerinde söz hakkı verilmeli

Ebeveyn tutumlarının geçmiş yıllara göre değiştiğini ifade eden Yıldırım, çocukların düşüncelerinin ve isteklerinin dikkate alındığı daha demokratik bir yaklaşımın geliştiğini söyledi.

Anne ve babaların seçenekleri belirleyen taraf olabileceğini ancak çocuğun da karar süreçlerinde söz hakkı bulunduğunu bilmesinin gelişimini olumlu etkilediğini belirtti.

Önemli olan uzun süre değil, nitelikli zaman

Çalışan ebeveynlerin çocuklarıyla yeterince vakit geçirme konusunda zaman zaman güçlük yaşayabildiğini ifade eden Yıldırım, birlikte geçirilen sürenin uzunluğundan çok niteliğinin önemli olduğunu söyledi.

Yıldırım, ebeveynlerin telefon veya başka işlerle ilgilenmeden günlük 15-20 dakika dahi olsa tüm dikkatlerini çocuklarına vermelerinin, çocuğun kendisini değerli hissetmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.

Sorumluluk küçük yaşlarda kazandırılmalı

Çocuklara sorumluluk verilmesinin küçük yaşlarda başlaması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, özellikle ortaokul ve lise döneminde sürekli “Ödevini yaptın mı?” veya “Dersine çalış” gibi uyarıların tartışmaya neden olabileceğini söyledi.

Çocuğun yaşına uygun sorumlulukları erken dönemde kazanmasının ilerleyen yıllarda daha bağımsız hareket etmesini kolaylaştıracağını ifade etti.

Anne ve baba ortak tutum sergilemeli

Ebeveynlerin aynı konuda farklı kararlar vermesinin çocuk açısından çelişkili bir ortam oluşturduğunu belirten Yıldırım, çocukların kısa sürede hangi ebeveynin hangi konuda izin vereceğini öğrendiğini söyledi.

Anne ve babanın temel aile kuralları konusunda ortak hareket etmesinin önemine dikkat çeken Yıldırım, “Aynı şeylere evet veya hayır diyebilmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

Aile kuralları net olmalı

Çocukların zaman zaman “Arkadaşımın annesi izin veriyor” veya “Arkadaşım bunu yapıyor” gibi ifadelerle ebeveynlerin kararlarını değiştirmeye çalışabileceğini belirten Yıldırım, her ailenin kendine ait kurallarının bulunduğunun küçük yaşlardan itibaren anlatılması gerektiğini söyledi.

Ebeveynlerin kendi aralarında sınırları netleştirmesi ve çocuğa karşı ortak bir yaklaşım sergilemesinin daha sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturacağını vurguladı.