Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

32 derecenin üzerindeki sıcaklıklara dikkat: Gıdada kritik süre bir saate düşüyor

Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), artan hava sıcaklıkları nedeniyle gıdaların üretim, taşıma, saklama ve servis koşullarında daha dikkatli olunması gerektiğini bildirdi. Uzmanlar, sıcaklığın 32 dereceyi aştığı ortamlarda kolay bozulan gıdaların bir saatten uzun süre bekletilmemesi uyarısında bulundu.

Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), artan hava sıcaklıkları nedeniyle

Hava sıcaklıklarının yükselmesi; et ve süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, pişmiş yemekler, soğuk mezeler ve kesilmiş meyvelerde mikroorganizmaların çoğalması için uygun ortam oluşturuyor.

Yaz aylarında market alışverişinden eve teslimata, piknik sofralarından açık büfelere kadar uzanan süreçte soğuk zincirin korunması, gıda kaynaklı enfeksiyonların önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.

“Soğuk zincirin son halkası tüketicinin mutfağı”

TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda güvenliğinin üretimden tüketime uzanan ortak bir sorumluluk alanı olduğunu belirterek yaz aylarında zincirin her aşamasında daha yüksek dikkat ve özen gerektiğini söyledi.

Soğuk zincirin son halkasını tüketicinin mutfağının oluşturduğuna dikkati çeken Sidar, şöyle konuştu:

“Gıda sanayisi, üretim tesislerinden depolama ve dağıtım süreçlerine kadar her aşamada hijyen, izlenebilirlik ve kalite standartlarını gözeten kapsamlı bir sistem içinde faaliyet gösteriyor. Ancak ürünün güvenli yolculuğu satış noktasıyla sona ermiyor. Marketten eve taşıma, buzdolabında saklama, hazırlama ve servis koşulları da bu zincirin korunmasında belirleyici rol oynuyor.”

TÜGİS Bilim Kurulunun bilimsel gelişmeleri yakından takip ettiğini ifade eden Sidar, kurulun katkılarıyla gıda güvenliğine ilişkin doğru ve güvenilir bilgileri toplumun geniş kesimlerine ulaştırmayı sürdürdüklerini kaydetti.

32 derecenin üzerinde kritik sınır bir saat

TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, hava sıcaklığının 32 dereceyi aştığı otomobil, piknik alanı, plaj ve diğer açık hava ortamlarında kolay bozulan gıdalar için güvenli bekleme süresinin bir saate kadar düştüğünü açıkladı.

Sıcak havalarda gıdanın görünümünde veya kokusunda değişiklik oluşmadan da mikroorganizmaların çoğalabileceğini belirten Artık, yalnızca tüketilen gıdanın türüne dikkat etmenin yeterli olmadığını söyledi.

Prof. Dr. Artık, “Gıdanın ne kadar süre ve hangi sıcaklıkta beklediği de belirleyici rol oynar. Özellikle et, tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri, pişmiş yemekler ve kesilmiş meyveler sıcak ortamda uzun süre tutulmamalıdır. Hava sıcaklığının 32 derecenin üzerine çıktığı koşullarda bir saat, gıda güvenliği açısından kritik sınır olarak kabul edilmelidir. Bu sürenin aşıldığı kolay bozulan gıdalar yeniden soğutulmamalı ve tüketilmemelidir” dedi.

Araçta bırakılan gıdalarda risk artıyor

Yaz aylarında araçların kısa süre içerisinde gıdalar açısından elverişsiz ortamlara dönüşebildiğine işaret eden Artık, marketten alınan soğuk ve donmuş ürünlerin araçta bekletilmemesi gerektiğini vurguladı.

Alışverişin ardından başka işlerin yapılması veya ürünlerin uzun süre bagajda bırakılmasının soğuk zinciri kesintiye uğratabileceğini belirten Artık, soğuk ürünlerin mümkün olan en kısa sürede buzdolabına ya da dondurucuya yerleştirilmesini önerdi.

Paket servisle getirilen yemeklerin de teslim alındıktan sonra uzun süre oda sıcaklığında bırakılmaması gerektiğini kaydeden Artık, hemen tüketilmeyecek ürünlerin kısa sürede soğutularak buzdolabında muhafaza edilmesini istedi.

Kötü kokmaması güvenli olduğu anlamına gelmiyor

Salmonella, Listeria ve E. coli gibi hastalık yapıcı bakterilerin bulunduğu gıdalarda her zaman kötü koku, renk değişikliği veya farklı bir görünüm oluşmayabiliyor. Bu nedenle görünüşü ve kokusu normal olan bir gıda da sağlık açısından risk taşıyabiliyor.

Pişirilen yemeklerin büyük tencerelerde uzun süre soğumaya bırakılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Artık, artan yemeklerin küçük ve sığ kaplara bölünerek kısa süre içerisinde buzdolabına kaldırılmasını tavsiye etti.

Yeniden tüketilecek yemeklerin yalnızca yüzeyinin değil, tamamının yeterli sıcaklığa ulaşması gerektiğini ifade eden Artık, saklama süresi konusunda şüphe duyulan gıdaların tadına bakılarak kontrol edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Risk grubundakiler daha dikkatli olmalı

Çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler, gıda kaynaklı enfeksiyonlardan daha ağır etkilenebiliyor.

Uzmanlar; ishal, ateş, kusma, şiddetli karın ağrısı veya sıvı kaybı belirtilerinin görülmesi hâlinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.