Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Ebeveynlikte Sevgi ve Kontrol Dengesine Dikkat

Klinik Psikolog Ayşe Ece Tezcan, iyi niyetle sergilenen aşırı korumacı ve müdahaleci ebeveyn tutumlarının çocuklarda özgüven kaybı, problem çözme becerilerinde zayıflama ve kaygı sorunlarına yol açabileceğini belirterek, sağlıklı gelişim için “rehber ebeveynlik” yaklaşımını önerdi.

Klinik Psikolog Ayşe Ece Tezcan, iyi niyetle sergilenen aşırı korumacı

Günümüz ebeveynlik anlayışında sevgi, koruma ve kontrol arasındaki denge zaman zaman kaybolabiliyor. İyi niyetle sergilenen aşırı korumacı ve müdahaleci tutumlar, çocukların özgüven gelişimini, problem çözme becerilerini ve bağımsız karar alma yetilerini olumsuz etkileyebiliyor. Klinik Psikolog Ayşe Ece Tezcan, çocuk yetiştirmede en sağlıklı yaklaşımlardan birinin “rehber ebeveynlik” olduğunu belirterek, helikopter ebeveynlik konusunda önemli uyarılarda bulundu.

Çocuk gelişiminde ebeveyn tutumları, çocuğun kişilik yapılanmasından sosyal ilişkilerine, özgüveninden problem çözme becerilerine kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Ancak ebeveynlerin çocuklarını koruma ve onlar için en iyisini yapma isteği, zaman zaman aşırı kontrolcü ve müdahaleci bir tutuma dönüşebiliyor.

Acıbadem Kartal Hastanesi’nden Klinik Psikolog Ayşe Ece Tezcan, literatürde “helikopter ebeveynlik” olarak adlandırılan bu yaklaşımın, çocuğun özerkliğini kısıtladığını ve uzun vadede gelişimsel risklere yol açabildiğini belirtti.

Tezcan, “Bir helikopter gibi çocuğun üzerinde sürekli dönen, her an müdahaleye hazır bu model, çocukta özgüven zedelenmesine ve problem çözme becerilerinin gelişememesine yol açabiliyor. Bilimsel çalışmalar, bu tutumun ilerleyen yaşlarda kaygı bozuklukları, düşük yaşam doyumu ve depresyonla ilişkili olduğunu gösteriyor” dedi.

“Çocuklar Cam Fanusta, Ergenler Nefes Alamıyor Gibi Hissediyor”

Ebeveynlerin çoğu zaman “ben yemiyorum, yediriyorum” anlayışıyla hareket ettiğini belirten Tezcan, bu yaklaşımın çocuklar ve ergenler tarafından farklı algılanabildiğine dikkat çekti.

Tezcan, çocukların aşırı korumacı tutumları “cam fanusta yaşamak”, ergenlerin ise “nefes alamamak” şeklinde hissedebildiğini ifade etti.

Çocuk yetiştirmede en kapsayıcı yaklaşımın “rehber ebeveynlik” olduğunu vurgulayan Tezcan, bu modelin çocuğa alan tanıyan, hata yapmasına izin veren ancak ihtiyaç duyduğunda destek sunan dengeli bir ebeveynlik biçimi olduğunu söyledi.

Helikopter Ebeveynlik İyi Ebeveynlikle Karıştırılıyor

Klinik Psikolog Ayşe Ece Tezcan’a göre helikopter ebeveynlik, çoğu zaman iyi ebeveynlik ile karıştırılıyor. Ancak çocuğun her adımını denetlemek, onun yerine karar vermek, hatalarını önlemek ya da sorunlarını çözmek, sanılanın aksine çocuğa fayda sağlamıyor.

Bu tutum, çocuğun kendi yaşam becerilerini geliştirmesini zorlaştırıyor. Sürekli kontrol edilen çocuk, zamanla kendi kararlarına güvenmekte güçlük yaşayabiliyor. Hata yapmasına izin verilmeyen çocuklarda ise kaygı, mükemmeliyetçilik ve başarısızlık korkusu daha belirgin hale gelebiliyor.

Tezcan, ebeveynlerin çocuklarını desteklemesinin önemli olduğunu ancak bu desteğin çocuğun yerine yaşamak anlamına gelmemesi gerektiğini vurguladı.

Helikopter Ebeveyn misiniz? 10 Soruda Test Edin

Klinik Psikolog Ayşe Ece Tezcan, ebeveynlerin kendi tutumlarını değerlendirebilmeleri için 10 soruluk bir farkındalık testi hazırladı. Tezcan, bu soruların klinik bir teşhis niteliği taşımadığını, yalnızca ebeveynlik tarzındaki müdahalecilik düzeyini anlamaya yardımcı olacak öz-gözlem soruları olduğunu belirtti.

1. Ödevlerde “Biz” Dilini mi Kullanıyorsunuz?

“Bugün ödevimizi yaptık” gibi ifadeler, çocuğun sorumluluğunu ebeveynin üstlendiğini gösterebilir. Bu yaklaşım, çocuğun bireysel başarı duygusunu zedeleyebilir.

2. Akran Çatışmalarına Anında Müdahale mi Ediyorsunuz?

Çocuğun arkadaşlarıyla yaşadığı her soruna hemen müdahale etmek, onun sosyal problem çözme becerilerinin gelişmesini engelleyebilir. Çözümü sürekli ebeveyn bulduğunda, çocuk sosyal ilişkilerde daha kaygılı hale gelebilir.

3. Okul Süreçlerini Aşırı mı Denetliyorsunuz?

Okul hayatının her ayrıntısını sürekli kontrol etmek, çocuğun sorumluluk bilincini içselleştirmesini zorlaştırabilir. Sürekli denetlenen çocuk, kendi görevlerini sahiplenmekte güçlük yaşayabilir.

4. Ev İşlerinde “Kıyamayıp” Her Şeyi Siz mi Yapıyorsunuz?

Çocuğun yaşına uygun sorumluluklar almasına izin verilmemesi, beceriklilik duygusunun gelişmesini engelleyebilir. Ev içinde küçük sorumluluklar üstlenmek, çocuğun özgüvenini destekleyen önemli deneyimler arasında yer alır.

5. Karar Mekanizması Tamamen Sizde mi?

Kurs seçiminden kıyafete kadar her kararı ebeveynin vermesi, çocukta karar alma becerisini zayıflatabilir. Bu durum ilerleyen yaşlarda “karar felci” ve kimlik karmaşası gibi sorunlara yol açabilir.

6. Hata Yapma İhtimali Sizi Kaygılandırıyor mu?

Çocuğun başarısız olmasına tahammül edememek, onun hata yaparak öğrenme fırsatını elinden alabilir. Bu yaklaşım, ilerleyen dönemde mükemmeliyetçilik ve yüksek kaygı düzeyini tetikleyebilir.

7. Sürekli Fiziksel Güvenlik Endişesi mi Taşıyorsunuz?

Parkta, okulda ya da sosyal ortamlarda her saniye müdahale etmek, çocuğun dünyayı başa çıkılamaz bir yer olarak algılamasına neden olabilir. Güvenlik önemli olsa da aşırı müdahale, çocuğun cesaret ve dayanıklılık geliştirmesini zorlaştırabilir.

8. Onun Yerine Özür mü Diliyorsunuz?

Çocuğun hatalarının sorumluluğunu ebeveynin üstlenmesi, empati ve vicdani gelişim süreçlerini aksatabilir. Çocuk, davranışlarının sonuçlarını görme ve telafi etme becerisini deneyimleyerek öğrenir.

9. Özel Alan Sınırlarını İhlal mi Ediyorsunuz?

Çocuğun günlüğünü okumak, odasına kapıyı çalmadan girmek ya da kişisel alanını yok saymak, sağlıklı sınır çizme becerisine zarar verebilir. Özel alan ihtiyacı, çocuğun bireyleşme sürecinin doğal bir parçasıdır.

10. Kendi Hayatınızı Tamamen İhmal mi Ettiniz?

Ebeveynin tüm yaşamını yalnızca çocuk üzerine kurması, hem ebeveynde tükenmişliğe hem de çocukta ayrışma ve bireyleşme sorunlarına neden olabilir. Sağlıklı ebeveynlik, ebeveynin kendi yaşam dengesini de korumasını gerektirir.

Test Sonuçları Ne Anlama Geliyor?

Klinik Psikolog Ayşe Ece Tezcan, bu sorulara verilen “evet” yanıtlarının yoğunluğunun, ebeveynlik tarzındaki korumacı ve müdahaleci tutumların arttığına işaret edebileceğini belirtti.

Tezcan, “Unutmayın, yollar için hazırlanmış çocuklar yetiştirmek, çocuklar için hazırlanmış yollar inşa etmekten çok daha kıymetlidir. Kanatlarını siz çırparsanız, o uçmayı öğrenemez” ifadelerini kullandı.

Çocuk Gelişiminde Destekleyici Yöntem: Rehber Ebeveynlik

Helikopter ebeveynliğin aksine rehber ebeveynlik, çocuğa hem güvenli sınırlar sunan hem de kendi deneyimlerini yaşamasına izin veren dengeli bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Tezcan, “Ne aşırı kontrol, ne sınırsız özgürlük. Çocuk gelişiminde destekleyici yöntem rehber ebeveynliktir” diyerek, bu yaklaşımın çocuğun özgüvenini, sorumluluk bilincini ve problem çözme becerisini desteklediğini belirtti.

Rehber Ebeveynlerin 6 Önemli Özelliği

Klinik Psikolog Ayşe Ece Tezcan, rehber ebeveynliğin temel özelliklerini şöyle sıraladı:

  1. Çocuğa yaşına uygun seçim hakkı tanır.
  2. Davranışlarına tutarlı ve açıklanabilir sınırlar koyar, bu sınırların nedenlerini açıklar.
  3. Çocuğun duygularını geçerli kabul eder ve duygularını adlandırmasına yardımcı olur.
  4. Problemleri çocuğun yerine çözmek yerine, onun düşünmesini ve karar vermesini teşvik eder.
  5. Yalnızca başarıya değil, çabaya ve sürece odaklanır.
  6. Çocuğun hatalarından ders çıkarmasını ve kendi başına başarma deneyimi yaşamasını destekler.

“Çocuğun Yerine Yaşamak Değil, Ona Yol Göstermek Önemli”

Uzmanlara göre sağlıklı ebeveynlik, çocuğun tüm zorluklarını ortadan kaldırmak değil, ona bu zorluklarla baş edebileceği becerileri kazandırmak anlamına geliyor. Çocuğa alan açmak, yaşına uygun sorumluluklar vermek ve hata yapmasına izin vermek, gelişimin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Klinik Psikolog Ayşe Ece Tezcan, ebeveynlerin çocuklarını korurken onların bağımsızlaşma süreçlerini de desteklemesi gerektiğini vurgulayarak, sevgi ve kontrol arasındaki dengenin çocuk gelişimi açısından kritik önem taşıdığını belirtti.