Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca kanama ve lekelenme olmaksızın adet görmeme durumu olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50–51 aralığında seyrederken, Türkiye’de kadınların genellikle 47–49 yaş arasında menopoza girdiği belirtiliyor. Uzmanlar, bazı etkilerin bu takvimi birkaç yıl öne çekebileceğine dikkat çekiyor.
Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, menopoz yaşını belirleyen en güçlü faktörlerin başında aile öyküsü ve genetik unsurların geldiğini belirterek; kanser öyküsü ve bazı tedaviler, bazı cerrahi müdahaleler ve otoimmün hastalıkların “değiştirilemez risk faktörleri” arasında yer aldığını ifade etti. Bununla birlikte Dr. Ali, bazı risklerin önlenebilir olduğunun altını çizdi.
“En önemli üç değiştirilebilir risk: Sigara, stres, uykusuzluk”
Dr. Cavide Ali’ye göre menopozu hızlandıran en önemli üç etken; sigara ve nikotin kullanımı, yoğun stres ve uykusuzluk. Dr. Ali, özellikle sigara alışkanlığının menopoz yaşını ortalama 2 yıl erkene çekebildiği uyarısında bulundu.
Menopoz yaşını öne çekebilen 6 önemli neden
Uzman değerlendirmesinde, menopoz yaşını etkileyebilen başlıklar şu şekilde sıralandı:
1) Sigara alışkanlığı
Nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasara neden olabildiğini, foliküllerin daha hızlı tükenmesine yol açabildiğini belirten Dr. Ali; sigara içen kadınlarda menopozun ortalama iki yıl daha erken görülebildiğine işaret ediyor.
2) Düşük vücut kitle indeksi (aşırı zayıflık)
Yağ dokusunun yalnızca enerji deposu değil, aynı zamanda östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku olduğunu vurgulayan Dr. Ali, uzun süreli kalori kısıtlamasının yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
3) Kronik stres ve yoğun yaşam temposu
Sürekli yükselen stres hormonu kortizolün, üreme hormonlarının düzenlendiği hipotalamo-hipofizer-ovaryan aksı etkileyebileceğine dikkat çekiliyor. Dr. Ali’ye göre bu tablo, hormon dengesini bozarak yumurta rezervinin daha hızlı tükenmesine zemin hazırlayabiliyor.
4) Uykusuzluk
Düzenli ve kaliteli uykunun yumurtalık sağlığında önemli bir faktör olduğunu belirten Dr. Ali, uyku bozukluğunun biyolojik saati etkilediğini; melatonin düzeylerindeki düşüşün folikül kaybını hızlandırabilecek mekanizmaları tetikleyebileceğini vurguluyor. Kronik uykusuzlukta kortizol artışının da hormonal sistemi baskılayabileceği ifade ediliyor.
5) Hatalı beslenme alışkanlıkları
Beslenme örüntüsünün de menopoz yaşında etkili olabileceği belirtiliyor. Yağlı balık ve baklagil tüketimi ile bitkisel protein ve D vitamini alımının koruyucu olabileceği; rafine karbonhidrat ve işlenmiş gıdaların ise hormonal dengeyi olumsuz etkileyebileceği vurgulanıyor.
6) Endokrin bozucu kimyasallar (BPA, ftalatlar)
Bazı plastik kaynaklı kimyasalların vücutta “östrojen benzeri” etki gösterebildiği; uzun vadede folikül gelişimini düzensizleştirerek over rezervinin daha hızlı tükenmesine zemin hazırlayabileceği aktarılıyor. Bu nedenle plastik kullanımını azaltma, cam ürünleri tercih etme ve kimyasal maruziyeti sınırlama öneriliyor.
Uzmanlar, aile öyküsü gibi değiştirilemeyen faktörler üzerinde kontrolün olmadığını; ancak sigarayı bırakmak, stres yönetimini güçlendirmek, uyku düzeni oluşturmak ve sağlıklı beslenme gibi adımlarla riskin azaltılabileceğini belirtiyor.





