Türkiye’de dijital yayın platformları ve çeşitli abonelik hizmetleri, sözleşme bitiş tarihinden aylar önce başlattıkları telefon araması, SMS ve otomatik sesli mesaj trafiği nedeniyle eleştiriliyor. Özellikle günün farklı saatlerine yayılan tekrar eden aramaların, “bilgilendirme” sınırını aşıp tacize varan bir arama düzenine dönüştüğü yönünde şikâyetler artıyor. Başta Digiturk olmak üzere, sürekli müşteriyi arayan paltformların aramaları, vatandaşlarda ciddi tepkilere neden oluyor. Nerede ise hergün aranan, bununla birlikte SMS mesaj gönderilen, bununla da yetinmeyip bir de sesli otaomatik mesaj gönderen vatandaşlar, konunun bir pazarlama politikasından çıkıp, insanları taciz etme aymazlığına dönüştüğünü ifade ediyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir tüketici, daha altı ay varken aboneliğin aranmaya başlandığını, kendisini aramamalarını ifade ettiği halde durmadan, olduk, olmadık zamanlarda aranıp durduğunu ifade ediyor.
Tüketicilerin ortak itirazı üç başlıkta toplanıyor:
- Arama sıklığının yüksekliği (sabah–akşam tekrar eden aramalar),
- Birden fazla kanaldan aynı baskının sürmesi (arama + SMS + sesli mesaj),
- “İptal/ret” talebine rağmen devam eden iletişim.
“İkna etmiyor, soğutuyor”
Kullanıcıların en net mesajı ise şu: Bu iletişim biçimi kampanya tanıtımı yapmak yerine markaya güveni zedeliyor. “Üye olduğuma pişman oldum” tepkisi, yalnızca tek bir platforma değil; benzer yöntemleri kullanan dijital hizmet sağlayıcılarına da yöneliyor. Tüketici davranışı açısından bakıldığında, sürekli tekrarın “hatırlatma” değil “baskı” olarak algılanması, müşteri kaybını hızlandıran bir etkene dönüşebiliyor.
Şirketlere çağrı: “İnsani, ölçülü ve şeffaf iletişim”
Eleştirilerin odağında şu öneriler var:
- İletişim sıklığına üst sınır (ör. haftada 1 arama gibi net kural)
- Arama yerine tek kanallı ve tercihe dayalı bilgilendirme
- “Ret” beyanı sonrası anında durdurma ve bunun yazılı teyidi
- Kampanya anlatmak yerine, sözleşme bitiş tarihi + seçenekler gibi şeffaf içerik
Tüketici ne yapabilir? Resmî şikâyet kanalları
İstenmeyen ticari iletiler için vatandaşların kullanabileceği iki ana kamu kanalı bulunuyor:
- e-Devlet “Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (İYS)” üzerinden izinleri görüntüleme ve yönetme.
- Ticaret Bakanlığı “Ticari Elektronik İleti Şikâyet Sistemi” üzerinden şikâyet başvurusu.
İletişim hizmetleri boyutunda (operatör/hat üzerinden gelen istenmeyen aramalar vb.) ise BTK Tüketici Şikâyet kanalı kullanılabiliyor.
Ayrıca kişisel verilerin rıza dışı/ölçüsüz işlendiği iddialarında KVKK çerçevesi de gündeme gelebiliyor; KVKK’nın açık rıza ve veri işleme ilkelerine dair resmi metinleri ve Kurul karar özetleri kamuya açık kaynaklarda yer alıyor.
Editör notu
Bu haber, tüketici şikâyetleri ve kamusal başvuru kanallarına ilişkin çerçeveyle hazırlanmıştır. İlgili şirketlerin uygulamalarına dair yanıt ve açıklamalar geldiğinde haber güncellenecektir.





