ABD Başkanı Donald Trump, İran’da haftalardır süren ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği protestolara ilişkin yeni bir açıklama yaparak, “Bize infazların durdurulduğu, şu an için idam planı olmadığı söylendi” dedi.
Trump, Beyaz Saray’da başkanlık kararnamelerine imza attığı törende, İran’daki son duruma ilişkin “bize güvenilir kaynaklardan, öldürmelerin durduğunun ve planlanan infazların askıya alındığının iletildiğini” belirtti.
Buna karşın hem sahadan gelen bilgiler hem de İran makamlarının son günlerdeki sert açıklamaları, tabloya dair ciddi soru işaretlerini koruyor.
ABD medyası: “İnfazlar durdu” söylemi ile Tahran’ın mesajları çelişiyor
Trump’ın sözleri, özellikle Associated Press, Washington Post, ABC News ve diğer ABD kuruluşlarının geçtiği haberlerle birlikte daha tartışmalı bir çerçeveye oturuyor.
AP imzalı haberlerde, Trump’ın “güvenilir kaynaklardan” İran’da planlanan idamların durdurulduğu bilgisini aldığını söylese de, aynı metinlerde Tahran yargısının hızlı yargılama ve olası idamlara işaret eden mesajlarına dikkat çekiliyor.
ABC News, 17 günü aşkın süredir devam eden protestolarda 2.500’den fazla kişinin öldüğü, on binlerce kişinin gözaltına alındığı ve ülke genelinde sert bir baskı dalgasının sürdüğü bilgisini öne çıkarıyor.
Bazı haberlere göre, İran yargısı özellikle protestoların sembol isimlerinden Erfan Soltani hakkında verilen idam kararını uygulamaya hazırlanan bir çizgi izliyor; bu da “infazların durduğu” yönündeki açıklamaları tartışmalı hâle getiriyor.
Aktivistlere göre 2.500’den fazla ölü, on binlerce gözaltı
İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ve farklı sivil toplum kaynakları, 28 Aralık 2025’te Tahran Büyük Çarşı’da ekonomik kriz ve para birimindeki sert değer kaybı nedeniyle başlayan gösterilerin çok kısa sürede ülke geneline yayıldığını ve güvenlik güçlerinin ağır silahlı müdahalesiyle karşılandığını aktarıyor.
HRANA’ya göre, 14 Ocak itibarıyla aralarında güvenlik görevlilerinin de bulunduğu 2.550’den fazla kişi hayatını kaybetti; ölenlerin büyük bölümünü protestocular oluşturuyor.
İran makamları ise şimdiye dek ne can kayıplarına ne de yaralı sayısına ilişkin net ve kapsamlı bir resmi açıklama yaptı. Protestoların tırmandığı 9 Ocak’tan bu yana ülkede geniş kapsamlı bir internet kesintisi uygulanması, sahadaki tabloyu doğrulamayı daha da zorlaştırıyor.
Washington’dan “sert karşılık” uyarısı
Trump, son günlerde yaptığı açıklamalarda, İran rejiminin protestocuları idam etmesi durumunda “çok güçlü bir karşılık” verme tehdidini de dillendirmişti. Guardian ve diğer uluslararası yayınlar, Beyaz Saray’ın olası yaptırım ve başka seçenekleri de “masada tuttuğunu” aktarıyor.
Trump yönetimi, özellikle idam kararlarının uygulanması halinde İran’a karşı yeni bir yaptırım paketi, diplomatik baskı ve bölgedeki askerî varlığa ilişkin bazı adımların devreye sokulabileceği sinyallerini veriyor. Aynı süreçte ABD ve müttefiklerinin, bölgedeki bazı askerî unsurlarını yeniden konumlandırdığı ve Orta Doğu genelinde güvenlik uyarılarını yükselttiği de dış basında yer alıyor.
“Ölümler durdu” iddiası: Gerçek bir değişim mi, diplomatik manevra mı?
Trump’ın “öldürmelerin ve infaz planlarının durduğu” yönündeki açıklaması, sahadan gelen ağır hak ihlali raporlarıyla yan yana konulduğunda, hem muhalefet hem de insan hakları örgütleri tarafından ihtiyatla karşılanıyor.
Washington’da bazı yorumcular, bu söylemin iki amaca hizmet ediyor olabileceğini belirtiyor:
- Diplomatik baskıyı artırmak: Rejimin adımlarını dikkatle izlediğini ve dünyaya “artık infaz yok” mesajı vererek Tahran’ı fiilen bu çizgiye zorlamaya çalışmak.
- Olası müdahale için zemin hazırlamak: Eğer İran, idamları sürdürürse “sözlerini tutmadılar” diyerek hem iç kamuoyuna hem de müttefiklere daha sert adımlar için gerekçe sunmak.
İran cephesinden ise, HRANA ve diğer bağımsız kaynakların aktardığı ölüm rakamlarını yalanlayan ya da doğrulayan net ve kapsamlı bir açıklama hâlâ gelmiş değil.
Son tablo: Sahada ağır bir bilanço, söylemde temkinli iyimserlik
Özetle;
- Trump, “öldürmelerin ve idam planlarının durduğu” bilgisini kamuoyu ile paylaşıyor ve yeni infazlar olması halinde “herkesin çok üzüleceğini” söylüyor.
- ABD medyası, Tahran’dan gelen hızlı yargılama, idam tehdidi ve ağır baskı sinyallerine dikkat çekerek bu iyimser tabloya temkinli yaklaşıyor.
- Sahadaki raporlar ise 2.500’ü aşkın can kaybı, on binlerce gözaltı ve devam eden hak ihlallerine işaret ediyor.
Bugün itibarıyla uluslararası toplumun önündeki temel soru, Trump’ın dillendirdiği “öldürmeler durdu, infaz planı yok” bilgisinin sahadaki gerçekleri ne kadar yansıttığı ve İran rejiminin bundan sonraki adımlarının ne olacağı.





