Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Okul başarısının görünmeyen anahtarı: Sağlıklı beslenme

Okul çağındaki çocuklarda sağlıklı beslenme yalnızca fiziksel büyüme açısından değil; dikkat, hafıza, öğrenme kapasitesi ve akademik performans açısından da önemli rol oynuyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Şahin, çocukların uzun süre yetersiz veya dengesiz beslenmesinin yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve bilişsel performansta düşüşle ilişkilendirilebileceğini belirterek ailelere kahvaltıdan beslenme çantasına, okul kantinlerinden çocuklarla kurulan dile kadar önemli uyarılarda bulundu.

Okul çağındaki çocuklarda sağlıklı beslenme yalnızca fiziksel büyüme açısından değil;

Okulların açılmasıyla birlikte çocukların ders başarısı, dikkat süresi ve günlük enerjisi yeniden ailelerin en önemli gündemlerinden biri haline geldi. Bu süreçte beslenmenin yalnızca çocuğun boy ve kilo gelişimini değil, zihinsel performansını da doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekiliyor.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Şahin, okul çağındaki çocuklarda yeterli ve dengeli beslenmenin fiziksel büyümenin yanı sıra beyin gelişimi, dikkat, hafıza ve öğrenme süreçleri üzerinde de önemli etkileri bulunduğunu söyledi.

Şahin, uzun süre yetersiz veya dengesiz beslenmenin çocuklarda yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve bilişsel performansta olumsuzluklarla ilişkilendirilebileceğini belirterek, “Çocukluk döneminde beslenme yalnızca boy ve vücut ağırlığı artışını destekleyen bir unsur değildir. Beyin gelişimi, bilişsel işlevler, dikkat, bellek ve öğrenme süreçleri de yeterli ve dengeli beslenmeden etkilenmektedir.” dedi.

Yeterli ve dengeli beslenmenin öğrenme için gerekli fiziksel ve bilişsel altyapının oluşmasına katkı sağladığını ifade eden Şahin, Dünya Sağlık Örgütü’nün de çocukluk dönemindeki sağlıklı beslenmenin büyüme ve gelişmenin yanı sıra bilişsel gelişim açısından önemine dikkat çektiğini hatırlattı.

Kahvaltının içeriği en az yapılması kadar önemli

Çocukların güne kahvaltı yaparak başlamasının önemine dikkat çeken Şahin, kahvaltının yalnızca yapılmış olmasının yeterli olmadığını, içeriğinin de dengeli olması gerektiğini vurguladı.

Şahin, kahvaltının atlanmasının bazı çocuklarda açlık, halsizlik, dikkat güçlüğü ve derse odaklanmada zorlanmaya yol açabileceğini belirtti.

İdeal bir kahvaltıda protein kaynağı, tam tahıllı karbonhidrat, sebze veya meyve ile uygun bir süt ürününün bulunabileceğini ifade eden Şahin, yumurta, peynir veya yoğurt gibi protein kaynaklarının; tam buğday ekmeği, yulaf ve diğer tam tahıllı ürünlerle birlikte tüketilebileceğini söyledi.

Domates, salatalık gibi sebzeler ile meyvenin de kahvaltıda yer alabileceğini belirten Şahin, suyun da kahvaltının önemli bir parçası olduğunun altını çizdi.

Beslenme çantasına ne koyulmalı?

Okulda tüketilen ara öğün ve öğünlerin çocukların günlük beslenmesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şahin, beslenme çantalarının dengeli içeriklerle hazırlanmasını önerdi.

Buna göre çocukların beslenme çantasında şu tür seçenekler yer alabilir:

  • Tam tahıllı ekmekle hazırlanmış peynirli veya yumurtalı sandviç
  • Meyve
  • Ayran
  • Yoğurt, yulaf ve meyve karışımı
  • Peynirli tam tahıllı tost

Şahin, paketli gıdaların yüksek miktarda şeker, tuz ve doymuş yağ içerebildiğini, bu nedenle günlük beslenmenin temelini oluşturmaması gerektiğini söyledi.

Özellikle şekerli içeceklerin düzenli tüketiminin azaltılması gerektiğini ifade eden Şahin, bu ürünlerin çocuklarda aşırı enerji alımı ve fazla kilo riskiyle ilişkilendirildiğini kaydetti.

Çocukların temel içeceğinin su olması gerektiğini vurgulayan Şahin, süt ve ayranın da günlük beslenmede yer alabileceğini söyledi.

Okuldaki yiyecek ortamı obezite riskini etkileyebilir

Çocukluk çağı obezitesinin tek bir nedene bağlanamayacağını belirten Şahin, bu durumun beslenme, fiziksel aktivite, uyku, genetik yatkınlık, çevresel koşullar ve sosyoekonomik faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını ifade etti.

Ancak okul çağındaki çocukların günün önemli bir bölümünü okulda geçirdiğine dikkat çeken Şahin, okul kantinleri ve okulda erişilebilen yiyeceklerin çocukların beslenme alışkanlıkları üzerinde belirleyici olabileceğini söyledi.

Şahin, şekerli içecekler, enerji yoğun atıştırmalıklar ve sık tüketilen yüksek kalorili ürünlerin toplam enerji alımını artırabileceğini ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının yerleşmesine zemin hazırlayabileceğini belirtti.

Bu durumun zaman içinde obezite ve insülin direnci gibi sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebileceğini kaydetti.

Çocuğun kilosunu eleştirmek ters etki oluşturabilir

Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılırken kullanılan dilin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Şahin, çocukların kilosunun sürekli gündeme getirilmemesi gerektiğini söyledi.

“Şişmansın”, “Çok yiyorsun” veya “Bunu yersen kilo alırsın” gibi ifadelerin sağlıklı beslenme davranışı geliştirilmesine yardımcı olmayacağını belirten Şahin, çocukluk döneminde yeme davranışının yalnızca açlık ve toklukla şekillenmediğini ifade etti.

Şahin, yeme davranışında duyguların, sosyal çevrenin, aile tutumlarının ve çocuğun kendi bedeniyle kurduğu ilişkinin de önemli olduğunu vurguladı.

Yiyecekleri “iyi-kötü” diye ayırmayın

Besinlerin “iyi-kötü” veya “yasak-serbest” şeklinde kesin çizgilerle ayrılmasının çocukların yiyeceklerle sağlıklı bir ilişki kurmasını zorlaştırabileceğini belirten Şahin, ailelere daha dengeli bir dil kullanmaları çağrısında bulundu.

“Bunu yeme, kilo alırsın” demek yerine “Vücudumuzun güçlü olması için farklı besinlere ihtiyacı var” şeklindeki ifadelerin daha doğru bir yaklaşım olacağını söyledi.

Şahin ayrıca ebeveynlerin kendi beslenme davranışlarının çocuklar açısından güçlü bir model oluşturduğunu hatırlattı.

Sağlıklı beslenme yalnızca ailenin sorumluluğu değil

Çocukların beslenme alışkanlıklarının yalnızca ev ortamında şekillenmediğini ifade eden Şahin, okul kantinleri, okul yemekleri ve yiyeceklerin sunuluş biçiminin de çocukların tercihleri üzerinde etkili olduğunu söyledi.

Şahin, “Okul, çocuğun beslenme alışkanlıklarının şekillenmesinde son derece önemli bir çevredir. Çocuk yalnızca evde değil, günün önemli bir bölümünde okulda bulunmaktadır.” dedi.

Okul kantinlerinde hangi ürünlerin bulunduğu, hangi yiyeceklerin daha kolay ulaşılabilir olduğu ve okul yemeklerinin içeriğinin çocukların tercihlerinde belirleyici olabileceğini kaydetti.

“Aile, okul ve kamu birlikte hareket etmeli”

Sağlıklı beslenme konusunda sorumluluğun yalnızca ailelere yüklenmesinin doğru olmadığını belirten Kübra Şahin, aile, okul ve kamunun birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Ailenin sağlıklı beslenme alışkanlıklarını evde desteklemesi gerektiğini belirten Şahin, okulun da çocukların sağlıklı seçeneklere kolay ulaşabilmesini sağlaması gerektiğini söyledi.

Kamu politikalarının ise okullardaki yiyecek ve içecek ortamına ilişkin sağlıklı standartlar oluşturması ve bunların uygulanmasını denetlemesinin önem taşıdığını ifade etti.

Şahin sözlerini şöyle tamamladı:

“Burada hedef çocuklara sürekli ‘ne yememeleri gerektiğini’ söylemekten çok, sağlıklı seçimi çocuk için daha kolay ve ulaşılabilir seçenek haline getirmek olmalıdır.”

Uzmanların değerlendirmeleri, okul başarısının yalnızca ders çalışma süresi ve eğitim ortamıyla değil; çocuğun güne nasıl başladığı, gün boyunca ne tükettiği ve sağlıklı besine ne ölçüde erişebildiğiyle de yakından ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.