Marmara Denizi’nde 10 denizcinin kaybolduğu gemi kazasına ilişkin adli soruşturma genişletilirken, kazaya karışan Alsu isimli geminin iki kaptanı tutuklandı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Alsu’daki 10 kişiden aşçı dışındaki 9 kişi hakkında şüpheli sıfatıyla işlem yapıldı. Şüphelilerin ifadeleri gemide alınırken, soruşturmanın ilerleyen aşamasında 6 kişi adliyeye sevk edildi.
Savcılık işlemlerinin ardından Alsu’nun 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile kaza sırasında köprü üstünde vardiyada bulunan 3. kaptan Murat Evciman tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderildi.
Mahkeme iki kaptanın tutuklanmasına karar verdi. Diğer dört şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kaza Silivri’nin 35 kilometre açığında meydana geldi
Kaza, 2 Eylül 2026 günü saat 03.00 sıralarında, Silivri’nin yaklaşık 18 deniz mili, yani 35 kilometre güneyinde meydana geldi.
Kocaeli’den Aliağa’ya doğru seyreden Türk bayraklı Alsu isimli tanker ile İskenderun’dan Karadeniz Ereğli’ye gitmekte olan Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisi Marmara Denizi’nde çarpıştı.
Tuğberk İmamoğlu gemisinin yaklaşık 4 bin 199 ton rulo sac taşıdığı bildirildi.
Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu çok kısa sürede sulara gömülürken gemide bulunan 10 kişilik mürettebatla irtibat kesildi. Alsu ise kazanın ardından su üzerinde kaldı.
İstanbul Valiliği kazanın ardından Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığına bağlı deniz unsurları ile helikopterlerin bölgeye sevk edildiğini açıklamıştı.

10 denizci için arama çalışmaları sürüyor
Tuğberk İmamoğlu’nda bulunan 10 kişilik mürettebata ulaşmak amacıyla havadan, denizden ve su altından yürütülen çalışmalar devam ediyor.
Arama çalışmalarına Nene Hatun Acil Müdahale Gemisi başta olmak üzere Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik unsurları katılıyor.
Kaza sonrasında Tuğberk İmamoğlu’na ait can salları ile serbest düşmeli can filikası denizde boş halde bulundu. Ön bilirkişi raporunda da arama kurtarma çalışmalarına rağmen mürettebata henüz ulaşılamadığı belirtildi.
Batan geminin yüzlerce metre derinlikte bulunduğu değerlendiriliyor. İlk değerlendirmelerde enkazın yaklaşık 800 ile bin 100 metre arasında bir derinlikte olabileceği ifade edildi.
Bu derinlik, hem enkazın kesin konumunun belirlenmesini hem de gemi üzerinde teknik ve adli inceleme yapılmasını güçleştiren en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Kayıp 10 mürettebatın kimlikleri
Tuğberk İmamoğlu gemisinde bulunan ve arama çalışmaları sürdürülen mürettebat şöyle:
- Kaptan: Yaşar Kayhan
- 1. Zabıt: Rahmi Temel
- 3. Kaptan: Atakan Alagöz
- Başmakinist: Aydın Demirci
- 2. Makinist: Gencer Aydın
- Yağcı: Eyüp Enes Cesur
- Güverte lostromosu: Nidai Duman
- Usta gemici: Nacican Keskin
- Gemici: Onuralp Demir
- Aşçı: Abdülbaki Mirzaoğlu
Alsu mürettebatının ifadelerinde, Tuğberk İmamoğlu batmadan önce 2 ya da 3 kişinin güverte bölümünde görüldüğünün söylendiği, ancak bu kişilerin kazadan kurtulduğuna ilişkin şu ana kadar herhangi bir somut bulguya ulaşılamadığı belirtildi.

Ön bilirkişi raporu hazırlandı
Soruşturmanın en önemli aşamalarından biri ise uzman bilirkişi heyetinin hazırladığı ön tespit raporu oldu.
Heyet; Alsu’dan alınan teknik kayıtları, ECDIS seyir verilerini, gemi jurnallerini, mürettebat ifadelerini ve Sahil Güvenlik ile Kıyı Emniyeti tarafından elde edilen bilgileri inceledi.
Rapora göre kaza 2 Eylül saat 03.13 sıralarında Marmara Denizi Trafik Ayrım Şeridi üzerinde meydana geldi.
Tuğberk İmamoğlu, çarpışma sonucunda iskele tarafından ağır hasar aldı ve süratle battı.
Ön rapor kazayı tek bir nedene ya da yalnızca bir geminin hatasına bağlamadı. İncelemede, her iki gemide yaşanan ciddi durumsal farkındalık kaybının kazaya giden süreci oluşturduğu değerlendirmesine yer verildi.

Alsu’da köprü üstünde yalnızca bir zabit vardı
Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri Alsu’nun kaza anındaki köprü üstü düzenine ilişkin oldu.
Kazanın gerçekleştiği sırada köprü üstünde yalnızca 3. kaptan Murat Evciman’ın bulunduğu belirlendi.
Rapora göre Evciman, gemiye 31 Ağustos’ta, yani kazadan yalnızca bir gün önce katılmıştı. Gece 00.00-04.00 vardiyası da Evciman’ın Alsu’daki ilk seyir vardiyasıydı.
Bilirkişi heyeti; gemiyi, geminin manevra özelliklerini, personeli ve köprü üstündeki sistemleri henüz yeterince tanımayan bir zabitin yoğun gemi trafiğinin bulunduğu bölgede tek başına bırakılmasını seyir emniyeti açısından önemli bir zafiyet olarak değerlendirdi.

Gözcü ve dümenci de bulunmuyordu
Ön rapora göre kazanın meydana geldiği 03.13 sıralarında köprü üstünde gözcü ya da dümenci de yoktu.
Gözcü olarak görev yapabilecek personelin kamaralarında veya başka bölümlerde bulunduğu, Murat Evciman’ın köprü üstünde tek başına kaldığı kaydedildi.
Bilirkişi heyeti bunun özellikle gece saatlerinde ve yoğun trafik ayrım bölgesinde geminin çevresindeki gelişmeleri erken tespit etme kapasitesini olumsuz etkilediği görüşüne vardı.
Kaptan kaza anında kamarasındaydı
Rapordaki en önemli tespitlerden biri de 1. kaptan Ahmet Erarslan’ın çarpışma sırasında köprü üstünde bulunmadığı yönünde oldu.
Rapora göre Erarslan kamarasında bulunuyordu ve çarpışmanın yarattığı sarsıntının ardından uyandı.
Kaptanın saat 03.20 civarında, yani kazadan yaklaşık 7-10 dakika sonra köprü üstüne çıktığı tespit edildi.
Bilirkişi heyeti, Alsu’nun kendi emniyetli seyir kuralları dikkate alındığında kaptanın ve gerekli gözcü personelin köprü üstünde bulunmamasını operasyonel yönetim zafiyeti olarak değerlendirdi.
Tuğberk İmamoğlu 1,8 mil kala fark edildi
Raporda Tuğberk İmamoğlu gemisi açısından da kritik tespitler yapıldı.
Tuğberk İmamoğlu’ndan AIS verisi alınamadığı, geminin Alsu’nun elektronik seyir ekranında ancak yaklaşık 1,8 deniz mili mesafede radar ekosu olarak fark edildiği belirtildi.
AIS, gemilerin kimlik, konum, rota ve hız gibi bilgilerini diğer gemilere ve kıyı sistemlerine otomatik olarak aktarabilmesini sağlayan temel seyir güvenliği sistemlerinden biri.
Bilirkişi raporunda AIS cihazının kapalı, arızalı veya dış müdahale nedeniyle yeterli çalışmıyor olabileceği seçeneklerinin henüz araştırıldığı belirtildi. Bu nedenle Tuğberk İmamoğlu’nun diğer gemiler ve trafik takip sistemleri açısından geç fark edildiği değerlendirildi.
Kazadan dakikalar önce telsiz görüşmesi yapıldı
Teknik inceleme kazaya giden son dakikaları da ortaya koydu.
Rapordaki verilere göre Tuğberk İmamoğlu, saat 03.06 civarında Alsu tarafından yaklaşık 1,8 mil mesafede radar hedefi olarak fark edildi.
Saat 03.08-03.09 arasında Alsu’nun vardiya zabiti Murat Evciman VHF telsiz üzerinden diğer gemiyle irtibat kurdu.
Evciman’ın ifadesine göre karşı taraftan gelen yönlendirme sonrasında Alsu rotasını iskele yönüne değiştirmeye başladı.
Ancak yaklaşık 03.10’da, iki gemi arasındaki mesafe 0,5 deniz miline kadar indiğinde Tuğberk İmamoğlu’nun önce ekrandan kısa süreli kaybolduğu, ardından tekrar göründüğü ve daha önceki telsiz görüşmesindeki seyir mutabakatıyla uyuşmayacak şekilde sancağa yönelmeye başladığı tespit edildi.
Saat 03.12-03.13 civarında iki gemi artık birbirine son derece yaklaşmıştı. Tuğberk İmamoğlu’nun hızının yaklaşık 5,8 knot, Alsu’nun hızının ise yaklaşık 7,8 knot olduğu belirtildi.
Bilirkişi: Erken hız kesme veya tornistan yapılmadı
Bilirkişi heyeti Alsu’daki vardiya zabitinin, Tuğberk İmamoğlu’nun yön değişikliğini iki gemi arasındaki mesafe yaklaşık 0,5 mile düştüğünde fark edebildiğini değerlendirdi.
Raporda bu noktada makinelerin erken durdurulması, hızın azaltılması veya acil tornistan verilmesi gibi çarpışmanın etkisini azaltabilecek manevraların uygulanmadığı belirtildi.
Bunun çarpışmanın fiziksel şiddetini artırmış olabileceği değerlendirildi.
Bilirkişi kazanın kök nedenini açıkladı
Ön raporun sonuç bölümünde kazanın arkasında “çift taraflı köprü üstü disiplini ve durumsal farkındalık sorunlarının” bulunduğu değerlendirmesi yapıldı.
Bilirkişilere göre Tuğberk İmamoğlu’nun AIS sisteminden yeterli veri alınamaması ve son yaklaşma sırasında daha önce konuşulan geçiş şekline aykırı manevra yapması, çarpışmanın gerçekleşmesinde etkili oldu.
Buna karşılık Alsu’daki köprü üstü organizasyonu da raporda ağır şekilde eleştirildi.
Kaptanın köprü üstünde bulunmaması, ek gözcünün görevlendirilmemesi ve gemiye henüz bir gün önce katılmış tecrübesi sınırlı zabitin tek başına vardiyada bırakılması kazanın önlenmesi açısından kritik eksiklikler olarak değerlendirildi.
Raporda, Alsu’da emniyetli seyir kurallarına uygun şekilde tecrübeli kaptan ve ek gözcü bulunması halinde Tuğberk İmamoğlu’nun manevrasının daha erken fark edilebileceği ve zamanında uygulanabilecek hız kesme ya da tornistan manevrasıyla çarpışmanın önlenebileceği veya darbenin şiddetinin azaltılabileceği değerlendirmesine yer verildi.
Hava şartları kazaya neden olmadı
Bilirkişiler kazanın meydana geldiği sıradaki meteorolojik şartları da inceledi.
Rapora göre rüzgar kuzey yönünden yaklaşık 4 beaufort, deniz durumu ise 3 beaufort seviyesindeydi. Görüş mesafesi yaklaşık 6 deniz miliydi.
Bölgede gemilerin manevrasını ciddi biçimde etkileyebilecek sis, yoğun yağış, pus ya da güçlü akıntı bulunmadığı tespit edildi.
Bu nedenle bilirkişi heyeti kazaya neden olabilecek dışsal veya doğal bir faktör tespit edilmediği sonucuna vardı.
Tuğberk İmamoğlu neden bu kadar hızlı battı?
Soruşturmanın henüz yanıt bulmayan en önemli sorularından biri ise Tuğberk İmamoğlu’nun çarpışmanın ardından neden bu kadar hızlı battığı.
Bilirkişi heyetinin ilk değerlendirmesine göre çarpışmada Tuğberk İmamoğlu’nun iskele baş omuzluk bölgesi ağır hasar aldı.
Ancak bu hasarın geminin çok kısa sürede batmasını tek başına açıklayıp açıklamadığı henüz kesin olarak belirlenmiş değil.
Gemide yük kayması yaşanıp yaşanmadığı, yüklerin bağlanmasında sorun bulunup bulunmadığı ve geminin stabilitesinin kazadan nasıl etkilendiği kapsamlı teknik incelemeyle ortaya çıkarılacak.
Kritik dijital kayıtlar muhafaza altına alındı
Soruşturma kapsamında Alsu’nun seyir, rota ve manevra bilgileri ile köprü üstü ve makine dairesine ait dijital kayıtları muhafaza altına alındı.
İstanbul Bölge Liman Başkanlığından her iki gemiye ait teknik ve operasyonel belgeler, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden ise kazadan önceki 12 saatlik dönemi de kapsayan kayıtlar talep edildi.
Gemiler arasındaki telsiz görüşmeleri de soruşturma dosyasına dahil edildi.
Bilirkişi heyeti ayrıca VHF ses kayıtları, genişletilmiş VTS radar kayıtları, Tuğberk İmamoğlu’nun yükleme planı, yük bağlama belgeleri, stabilite hesapları ve yükleme sırasında çekilen kamera görüntülerinin de dosyaya kazandırılmasını istedi.
Alkole rastlanmadı
Alsu’da bulunan şüphelilere yapılan ilk testlerde alkole rastlanmadığı öğrenildi.
Daha ayrıntılı inceleme yapılması amacıyla mürettebattan kan örnekleri de alındı.
Soruşturma kapsamında hem gemi kaptanlığı hem de gemi inşaat mühendisliği alanında bilirkişiler görevlendirildi.
Soruşturma çok yönlü devam ediyor
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada bundan sonraki aşamada kazanın kesin kusur dağılımının belirlenmesi, Tuğberk İmamoğlu’nun AIS sisteminin neden yeterli veri aktarmadığı, geminin neden çok hızlı battığı ve kazadan önce iki gemi arasında yapılan telsiz görüşmelerinin ayrıntılarının ortaya çıkarılması bekleniyor.
Ön bilirkişi raporu henüz nihai kusur raporu niteliği taşımıyor. Enkazdan ve diğer teknik kayıtlardan elde edilecek yeni delillerle birlikte raporun genişletilmesi bekleniyor.
Kazanın ardından Alsu’nun 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptanı Murat Evciman’ın tutuklanması, soruşturmada şu ana kadarki en önemli adli gelişme oldu.
Marmara’nın derinliklerinde bulunan Tuğberk İmamoğlu’ndaki 10 denizciyi arama çalışmaları ise devam ediyor.






