Zonguldak’ta tıp fakültesi öğrencisi Tuğçenaz Demirelöz’ün kaldığı KYK yurdundaki odasında ölü bulunması, son günlerde farklı illerde yaşanan öğrenci ölümlerini yeniden gündeme taşıdı. Son iki haftada KYK yurtlarında 5 öğrencinin hayatını kaybetmesi, yurtlardaki güvenlik, sağlık hizmetleri, denetim mekanizmaları ve barınma koşullarına ilişkin tartışmaları artırdı.
KYK yurtlarında son dönemde peş peşe yaşanan öğrenci ölümleri kamuoyunda endişeye neden oldu. Son olarak Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. sınıf öğrencisi Tuğçenaz Demirelöz, kaldığı KYK kız öğrenci yurdundaki odasında ölü bulundu.
20 yaşındaki genç öğrencinin ölümüne ilişkin kesin nedenin yapılacak otopsi sonucunda belirleneceği bildirildi. Demirelöz’ün kalbinde ritim bozukluğu bulunduğu öne sürülürken, resmi değerlendirme için otopsi raporunun beklendiği ifade edildi.
Genç Öğrenci Odasında Hareketsiz Bulundu
Edinilen bilgilere göre, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. sınıf öğrencisi Tuğçenaz Demirelöz, kaldığı KYK yurdundaki odasında hareketsiz halde bulundu. Durumun bildirilmesi üzerine yurda sağlık ekipleri sevk edildi.
Yurda gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, genç öğrencinin yaşamını yitirdiği belirlendi. Demirelöz’ün cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi işlemleri için ilgili birime kaldırıldı.
Kesin Ölüm Nedeni Otopsiyle Netleşecek
Tuğçenaz Demirelöz’ün ölüm nedeni henüz kesinleşmedi. Genç öğrencinin kalbinde ritim bozukluğu bulunduğu iddia edilirken, olayla ilgili resmi sürecin otopsi sonucunun ardından netlik kazanacağı belirtildi.
Yetkililerin olayla ilgili inceleme başlattığı öğrenilirken, genç yaşta gelen ölüm haberi hem üniversite camiasında hem de öğrenci yakınları arasında büyük üzüntüye neden oldu.
Son İki Haftada 5 Öğrenci Hayatını Kaybetti
Tuğçenaz Demirelöz’ün vefatıyla birlikte, son iki haftada KYK yurtlarında hayatını kaybeden öğrenci sayısının 5’e yükseldiği bildirildi. Haziran ayı içerisinde farklı illerden gelen ölüm haberleri, öğrencilerin barındığı yurtlardaki koşulları yeniden tartışmaya açtı.
Mardin Artuklu Üniversitesi öğrencisi Muhammed B.G.’nin kaldığı yurtta şüpheli şekilde ölü bulunduğu belirtildi. Burdur’da Zehra Kaçar’ın KYK yurdunun 6’ncı katından düşerek yaşamını yitirdiği aktarıldı. Kırklareli’nde Halil İbrahim Gökşen’in hayatını kaybettiği, İzmir’de ise Ege Üniversitesi öğrencisi Zeynep Dicle Çalışır’ın kaldığı yurt odasında ölü bulunduğu bildirildi.
Arka arkaya gelen bu haberler, KYK yurtlarında öğrencilerin güvenliği, psikolojik destek imkanları, acil sağlık müdahalesi süreçleri ve yurt içi denetimlerin yeterliliği konusunda soru işaretlerini artırdı.
Yurtlardaki Koşullar Yeniden Gündemde
Peş peşe yaşanan öğrenci ölümlerinin ardından KYK yurtlarındaki barınma koşulları yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Öğrencilerin kaldığı yurtlarda güvenlik önlemleri, sağlık hizmetlerine erişim, gece denetimleri, acil durum müdahale sistemleri ve öğrencilerin psikolojik destek mekanizmalarına ulaşımı tartışılan başlıklar arasında yer aldı.
Özellikle üniversite öğrencilerinin ailelerinden uzakta, yoğun sınav ve gelecek kaygısı altında yaşamını sürdürdüğü yurt ortamlarında, rehberlik ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Kamuoyu Yanıt Bekliyor
Son iki haftada 5 öğrencinin yaşamını yitirmesi, kamuoyunda “KYK yurtlarında neler oluyor?” sorusunu beraberinde getirdi. Öğrenci ölümlerinin her biri farklı illerde ve farklı koşullarda meydana gelirken, olayların ayrı ayrı tüm yönleriyle aydınlatılması bekleniyor.
Öğrencilerin güvenli ve sağlıklı koşullarda barınabilmesi için yurtlardaki denetimlerin artırılması, acil müdahale sistemlerinin gözden geçirilmesi ve gençlerin psikolojik destek hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi gerektiği yönündeki çağrılar da artıyor.
Tuğçenaz Demirelöz’ün kesin ölüm nedeni otopsi sonucunda belli olacak. Diğer öğrenci ölümlerine ilişkin yürütülen süreçlerin de kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılması bekleniyor.




