İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, tarımsal sulama amacıyla kurulan güneş enerjisi sistemleri nedeniyle çiftçilere uygulandığını belirttiği yaptırımlara tepki gösterdi.
Artan enerji, mazot ve gübre maliyetleri nedeniyle üreticilerin sulama giderlerini azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına yöneldiğini belirten Ulusoy, özellikle tarım arazileri ve sulama kuyularının bulunduğu bölgelerde güneş enerjisi sistemlerinin son yıllarda yaygınlaştığını ifade etti.
Ulusoy, Antalya, Burdur, Aksaray, Konya, Karaman ve Yozgat başta olmak üzere tarımsal üretimin yoğun olduğu birçok ilde çiftçilerden şikâyetler aldıklarını söyledi. Bazı üreticilerin 80 bin liradan 320 bin liraya kadar değişen cezalarla karşılaştığına ilişkin benzer iddialar daha önce de kamuoyuna yansımıştı.
“Çiftçilerimize uyum ve geçiş süreci tanınmalı”
Çiftçilerin mevzuata uygun denetimlere karşı olmadığını vurgulayan Ulusoy, asıl sorunun daha önce büyük maliyetlerle kurulan sistemlerin sonradan “kaçak” veya “usulsüz” olarak değerlendirilmesi olduğunu belirtti.
Ulusoy açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Artan enerji, mazot ve gübre maliyetleriyle başa çıkmaya çalışan çiftçilerimiz, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlayabilmek ve sulama giderlerini düşürebilmek amacıyla uzun süredir kendi öz imkânlarıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelmektedir. Bu kapsamda özellikle son yıllarda tarım arazilerinde ve sulama kuyularının bulunduğu bölgelerde Güneş Enerjisi Sistemleri yaygınlaşmıştır.
Ancak son dönemde; başta Antalya, Burdur, Aksaray, Konya, Karaman, Yozgat gibi tarım potansiyeli yüksek birçok ilimizde, elektrik dağıtım şirketleri tarafından tarımsal sulama amaçlı kurulan GES tesislerine yönelik denetimlerin sertleştiği; bu tesislere 80 bin TL ile 320 bin TL arasında değişen ağır idari ve cezai tahakkuklar çıkarıldığı hatta tesislerin sökülmesinin talep edildiği yönünde yoğun şikâyetler alınmaktadır.
Çiftçilerimizin temel beklentisi mevzuata aykırılıkların denetlenmesine karşı çıkmak değil; yıllar önce büyük fedakârlıklar ve borçlanmalarla kurdukları bu sistemlerin bir anda kaçak-usulsüz muamelesi görmesi ve ağır cezai yaptırımlarla karşılaşıp üretimden kopması yerine, eksikliklerin giderilmesine olanak tanıyacak adil bir uyum ve geçiş sürecinin tanınması gerekmektedir. Bu yatırımlarından dolayı çiftçilerimiz cezalandırılmamalıdır.”
Bakanlığa dört soru
Ulusoy, konunun ilgili bakanlık tarafından açıklığa kavuşturulmasını isteyerek, özellikle uygulanan cezaların kapsamı, mevzuat düzenlemesi ve üreticilere geçiş süreci tanınıp tanınmayacağı konusunda sorular yöneltti.
Ulusoy şöyle devam etti:
“Türkiye genelinde ve özellikle Antalya, Burdur, Aksaray, Konya ve Yozgat illerinde, tarımsal sulama amaçlı GES yatırımlarına son bir yıl içerisinde dağıtım şirketleri tarafından kesilen ceza tutarı ne kadardır? Cezai işlem uygulanan çiftçi sayısı kaçtır?
Dağıtım şirketleri tarafından ‘kaçak/usulsüz’ olarak değerlendirilen bu tesislerin önemli bir kısmının temel gerekçesi teknik ve bürokratik onay süreçlerindeki karmaşa ve bilgilendirme eksiklikleridir. Çiftçilerin cezalandırılması yerine bu tesislerin mevzuat çerçevesine alınması için Bakanlığınızca bir düzenleme veya geçiş süreci planlanmakta mıdır?
Üretim maliyetlerini düşürmek için kendi imkânlarıyla veya sübvansiyonlu kredilerle GES yatırımı yapan üreticilerin karşı karşıya kaldığı yüksek tutarlı idari para cezalarının iptal edilmesi veya yeniden yapılandırılması yönünde bir adım atılacak mıdır?
Tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin düşürülmesi hedeflenirken, çiftçinin yenilenebilir enerjiye erişimini kolaylaştıracak basitleştirilmiş bir ruhsatlandırma ve izin mekanizması kurulmasına yönelik yürütülen bir çalışma var mıdır?”
Tarımsal sulama yatırımları Türkiye’de çeşitli kamu destekleri kapsamında da yer alıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinde bireysel sulama sistemleri yatırımlarının destek programları kapsamında bulunduğu belirtiliyor.






