Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Ebeveynliğin yeni sınavı: Algoritmaları anlamak

Uzmanlara göre çocukların yapay zekâ ile kurduğu ilişki, klasik ekran süresi tartışmalarının ötesine geçti. Ebeveynlerin artık yasaklayan değil, çocuklarıyla birlikte dijital sınırlar çizen bir rehber rolü üstlenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Uzmanlara göre çocukların yapay zekâ ile kurduğu ilişki, klasik ekran

Yapay zekâ destekli uygulamaların çocukların günlük yaşamındaki etkisi giderek artarken, uzmanlar aileleri yalnızca ekran süresi üzerinden değerlendirme yapmanın artık yeterli olmadığı konusunda uyarıyor. Evde robotik asistanlarla konuşan, ChatGPT ile test çözen ya da görsel üretim araçlarını kullanan çocukların dijital dünyayla kurduğu bağın daha dikkatli analiz edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Mezo Akademi kurucusu ve dijital dönüşüm uzmanı Dr. Nabat Garakhanova, çocukların yüzde 70’inden fazlasının haftada en az bir kez yapay zekâ temelli bir sistemle etkileşim kurduğunu belirterek, ebeveynlik anlayışının da bu yeni gerçekliğe göre değişmesi gerektiğini söyledi.

Garakhanova, ebeveynlerin artık yalnızca denetleyen bir otorite değil, çocuklarıyla birlikte sınır çizen bir danışman rolüne geçmesi gerektiğini ifade ederek, “Yapay zekâyı yasaklamak, merak duygusunu cezalandırmaktan farksızdır. Asıl mesele, o merakı nasıl yönlendireceğinizdir. Doğru yaklaşım, çocuğun yapay zekâdan ne öğrendiği değil, öğrendiklerini nasıl sorguladığıyla ilgilenmektir” dedi.

Yapay zekâ ile kurulan bağ sosyal yoksunluk doğurabilir

Dr. Garakhanova, geçmişte ailelerin daha çok ekran sürelerine odaklandığını, bugün ise çocukların yapay zekâ sistemleriyle kurduğu duygusal bağın yeni bir tartışma başlığı haline geldiğini kaydetti.

9-13 yaş grubundaki çocukların yüzde 36’sının yapay zekâ sistemlerini “arkadaş gibi” gördüğünü aktaran Garakhanova, bu durumun psikoloji literatüründe “parasosyal bağlanma” olarak tanımlandığını söyledi. Garakhanova, çocuğun dijital bir sistemi sırdaş ya da yol arkadaşı gibi algılamasının, gerçek insan ilişkilerinden uzaklaşmaya ve sosyal yoksunluğa yol açabileceğine dikkat çekti.

Ebeveynlere 5 önemli öneri

Uzmanlara göre ailelerin yapay zekâ karşısında yasaklayıcı değil, bilinçlendirici bir tutum geliştirmesi gerekiyor. Dr. Nabat Garakhanova’nın ebeveynlere yönelik önerileri ise şöyle sıralandı:

İlk olarak, çocukların yapay zekâ araçlarını tek başına değil, ebeveynleriyle birlikte deneyimlemesinin önemine işaret edildi. Buna göre birlikte kullanımın, hatalı bilgiye maruz kalma riskini azaltabileceği ifade edildi.

İkinci olarak, ev içinde “ekransız bölgeler” oluşturulması önerildi. Gün içinde ayrılacak analog zamanın, çocukların dikkat gelişimi ve duygu dengesi açısından olumlu katkı sağlayabileceği belirtildi.

Üçüncü öneri ise etik farkındalık oldu. Çocuklarla basit ama düşündürücü sorular üzerinden konuşulmasının, dijital içeriklerin sorgulanmasını kolaylaştıracağı vurgulandı. “Bu bilgiyi paylaşmak doğru olur mu?” gibi soruların bu konuda başlangıç olabileceği kaydedildi.

Dördüncü olarak, çocuğun gerçek dünyayla bağının korunması gerektiği ifade edildi. Uzmanlara göre yapay zekâ bilgi verebilir; ancak doğa, sanat ve insan ilişkileri çocuk gelişiminde vazgeçilmez olmaya devam ediyor.

Son olarak, ebeveynin kendi dijital davranışlarının çocuk üzerinde doğrudan etkili olduğu belirtildi. Aile büyüklerinin ekran kullanım alışkanlıklarının, çocukların dijital disiplinini belirlemede önemli rol oynadığına dikkat çekildi.

Yeni dönemde ebeveynlik yeniden tanımlanıyor

Uzman değerlendirmelerine göre yapay zekâ çağında ebeveynlik, yalnızca cihaz kullanımını sınırlamakla açıklanamayacak kadar kapsamlı bir sürece dönüştü. Çocukların dijital araçlarla nasıl ilişki kurduğunu anlamak, onların merakını doğru yönlendirmek ve sorgulama becerilerini güçlendirmek, yeni dönemin en önemli ebeveynlik başlıkları arasında yer alıyor.