Adalet Bakanı Akın Gürlek, suç örgütleri ve çetelerle mücadeleye ilişkin açıklamalarda bulundu.
Gürlek, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin suç örgütleriyle mücadelesini, yapıların kimliğine veya hangi görünüm altında faaliyet gösterdiklerine bakmaksızın hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde sürdürdüğünü belirtti.
“Temel ölçüt suç teşkil eden fiillerdir”
Vatandaşların inançlarını ve dini duygularını istismar ederek suç işlediği ve bu yolla haksız kazanç sağladığı değerlendirilen yapılara karşı gerekli adımların atıldığını ifade eden Gürlek, Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturmayı da bu kapsamda değerlendirdi.
Gürlek, herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliğinin değil, suç teşkil eden fiiller ile bu fiillerle bağlantılı yapılanmaların esas alındığını vurguladı.
“Dini değerler suçun kalkanı olamaz”
Gürlek, “İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez. Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir.” ifadelerini kullandı.
Alihan Kuriş hakkında 49 kişilik soruşturma
Adalet Bakanlığının 13 Ağustos tarihli açıklamasına göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alihan Kuriş ve 48 kişi hakkında örgüt kurma ve yönetme, kara para aklama ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet gibi suçlamalar kapsamında gözaltı kararı verildi. Gürlek, daha önce yaptığı açıklamada operasyonun herhangi bir dini görüş, cemaat veya sivil toplum kuruluşuna yönelik olmadığını, mali yapılanmaya ilişkin yürütüldüğünü belirtmişti.
Gürlek, soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisinde sürdüğünü ve dosyanın uzun süredir takip edildiğini ifade etmişti.




