Kanser tedavisinde doğru bilgiye erişim, tedaviye uyum ve yaşam kalitesi kadar önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği (TROD) tarafından düzenlenen “Kanser Tedavisinde Radyoterapi ve Doğru Beslenmenin Gücü” temalı “Hasta Okulu”, bu amaçla 13 Şubat Cuma günü Adana Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Akademisyenlerin, hastaların, hasta yakınlarının ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği program; Trabzon ve Antalya’nın ardından üçüncü durak olarak Adana’da düzenlendi.
“Erken tanı, doğru tedavi ve hasta eğitimi kritik”
Programın moderatörlüğünü TROD Başkanı Prof. Dr. Banu Atalar ile TROD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Neslihan Kurtul üstlendi. Adana Şehir Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Özgür Kara’nın da katıldığı etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Banu Atalar, kanserle mücadelede erken tanı, doğru tedavi ve hasta eğitiminin kritik önem taşıdığını vurguladı. Atalar, Hasta Okulu’nun yalnızca bilgi aktarmadığını; hastaların kendilerini yalnız hissetmemesine katkı vererek psikososyal destek açısından da önemli bir işlev gördüğünü ifade etti.
Radyoterapinin rolü: Küratif ve palyatif kullanım
Programın koordinatörlüğünü TROD Genel Sekreteri Prof. Dr. Didem Çolpan Öksüz üstlenirken, ev sahipliği Uzm. Dr. Selahattin Menteş tarafından yapıldı. Uzm. Dr. Menteş, kanserin ortaya çıkışında genetik yatkınlık, çevresel faktörler, tütün kullanımı, obezite, enfeksiyonlar ve yaşam tarzı gibi birçok etkenin rol oynadığını belirterek erken tanı ve risk faktörlerinden korunmanın önemine dikkat çekti.
Radyoterapinin kanser tedavisinin temel yöntemlerinden biri olduğunu ifade eden Menteş; tedavinin küratif (tam iyileşme hedefli) ve palyatif (şikâyetleri azaltmaya yönelik) amaçla etkin şekilde kullanılabildiğini söyledi. Cerrahi ve sistemik tedavilerle birlikte ya da uygun hastalarda tek başına uygulanabilen radyoterapinin, tümörü kontrol altına almada, nüks riskini azaltmada ve yaşam kalitesini artırmada önemli rol üstlendiğini vurguladı.
“Hastayı neler bekler?” yan etkiler ve süreç anlatıldı
Prof. Dr. Fundagül Andiç, radyoterapi sürecinde hastaları nelerin beklediğini adım adım aktararak; tedaviye bağlı olası erken ve geç yan etkilere kadar pek çok başlıkta kapsamlı bilgilendirme yaptı. Yan etkilerin büyük bölümünün yönetilebilir olduğuna işaret eden Andiç, doğru bilgilendirmenin kaygıyı azalttığını ve tedaviye uyumu artırdığını belirtti.
Uzmanlar ayrıca, modern radyoterapi cihazları ile gelişmiş görüntüleme ve planlama sistemleri sayesinde tedavinin artık daha hassas, tümöre odaklı ve çevre sağlıklı dokuları koruyacak şekilde uygulanabildiğini ifade etti. Kişiye özel planlamanın önemine dikkat çekilerek, hastaların süreçte bilinçli ve aktif rol almasının tedavi başarısına katkı sunduğu vurgulandı.
Beslenme başlığı yoğun ilgi gördü
Etkinliğin öne çıkan başlıklarından biri de beslenme ve sağlıklı yaşam tarzı oldu. Prof. Dr. Ozan Cem Güler, dengeli beslenmenin ve fiziksel aktivitenin tedaviye olumlu katkılarına değindi. Özellikle kilo kaybıyla mücadele, beslenme düzeninin korunması ve günlük 20 dakikalık yürüyüşün bile etkili olabileceği vurgulandı.
Soru-cevap: “Kulaktan dolma bilgi yerine hekimle iletişim”
Programın sonunda yapılan interaktif soru-cevap bölümünde hastalar ve hasta yakınları, merak ettikleri konuları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı buldu. Bu bölümde genel öneriler paylaşılırken, bireysel kararların mutlaka hastanın kendi tedavi ekibiyle birlikte alınması gerektiği hatırlatıldı. Bu yaklaşımın, yanıltıcı ve kulaktan dolma bilgilerin önüne geçerek daha güvenli bir tedavi süreci sağladığı ifade edildi.




