Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Uzun Süreli Açlık Ve Susuzluk Epilepside Nöbet Riskini Artırabilir

Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, Ramazan’da uzun süreli açlık-susuzluğun kan şekeri düşüşü ve dehidratasyon üzerinden beynin elektriksel dengesini etkileyebileceğini, bunun da epilepsi hastalarında nöbet eşiğini düşürerek riski artırabileceğini belirtti. İlaç saatlerinin sahur-iftara göre kaydırılmasının ise kandaki ilaç düzeyini düşürüp kontrol altındaki nöbetleri yeniden tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, Ramazan’da uzun süreli açlık-susuzluğun kan

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, epilepsi hastalarının Ramazan ayında oruç tutarken karşılaşabileceği risklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şalçini, uzun süreli açlık ve susuzluğun vücudun hassas dengesini değiştirerek özellikle hipoglisemi ve dehidratasyon yoluyla sinir hücrelerinin elektriksel dengesini bozabileceğini; bunun “nöbet eşiği”ni düşürerek beklenmedik nöbetleri tetikleyebileceğini ifade etti.

Epilepsi tedavisinde temel kuralın ilaçların kandaki seviyesini sabit tutmak olduğunu vurgulayan Şalçini, ilaç saatlerinin sahur ve iftara göre kaydırılmasının (örneğin 12 saat arayla alınması gereken ilacın 16–17 saatlik boşluklarla alınması gibi) kandaki ilaç düzeyini tehlikeli seviyelere çekebileceğini kaydetti. Şalçini’ye göre, “ilaçsız” kalınan bu sürede beynin koruyucu mekanizması zayıflayabiliyor; tek bir dozun aksatılması ya da geciktirilmesi dahi uzun süredir nöbetsiz giden dönemin bozulmasına ve ağır nöbetlere yol açabiliyor.

Şalçini ayrıca, uykunun epilepsi hastalarında en az ilaç kadar kritik olduğunu belirterek, sahura kalkma ve düzensiz uyku rutininin “uyku yoksunluğu” üzerinden nöbet riskini artırabileceğine dikkat çekti. Özellikle dirençli epilepsi hastaları, gün içinde birden fazla ilaç kullananlar, nöbetleri uykusuzlukla tetiklenenler ile çocukluk/yaşlılık dönemindeki hastalar için orucun uygun olmayabileceğini; nöbetler kontrol altında olsa bile kararın mutlaka hekim değerlendirmesiyle verilmesi gerektiğini söyledi.

Doktor onayı olan, uzun süredir nöbetleri kontrol altında bulunan ve tek tip ilaç kullanan hastalarda ise iftar-sahur arasında yeterli sıvı alımı, ilaçların hekimce belirlenen yeni saatlere tam uyumla kullanılması ve uyku kaybını telafi edecek dinlenme düzeniyle daha güvenli bir sürecin mümkün olabileceğini belirten Şalçini, “aura” dahil en ufak nöbet belirtisinde oruca ara verilmesi ve hekime başvurulması gerektiği uyarısını yaptı.