İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 30. İstanbul Tiyatro Festivali, uluslararası bir modern dans prodüksiyonunun Türkiye prömiyerine ev sahipliği yaptı. Koreograf Fernando Melo’nun “Rüzgar Ağacı” (Leaning Tree) adlı eseri, 24 Ekim 2026 Cumartesi günü Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Tiyatro Sahnesi’nde ilk kez izleyiciyle buluştu.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) ile İKSV işbirliğinde hazırlanan yapım, İDOB bünyesinde faaliyet gösteren modern dans topluluğu MDTistanbul tarafından sahneye taşındı.
Festivalin 30’uncu yılı için özel olarak hazırlanan prodüksiyon, dansı sahne tasarımı, müzik, ışık ve görsel illüzyonlarla bir araya getiriyor.
Danimarkalı ressamın dünyasından sahneye uzanan yolculuk
Fernando Melo’nun 2023 yılında Danish Dance Theatre için hazırladığı “Rüzgar Ağacı”, Danimarkalı ressam Vilhelm Hammershoi’nin sanat dünyasından ilham alıyor.
Resim sanatının atmosferini modern dansın anlatım olanaklarıyla buluşturan eser, hareketin yanı sıra sahne düzeni, ışık, kostüm ve müzik aracılığıyla bütünlüklü bir anlatım oluşturuyor.
Türkiye’deki sahnelenişi için uluslararası bir yaratıcı ekibin görev aldığı yapımın ışık tasarımını Raphael Solholm, kostüm tasarımını Maria Ipsen üstlendi.
Sahne tasarımı ise Raphael Solholm ve Fernando Melo tarafından birlikte hazırlandı.
Eserde kullanılan müzik kayıtları Copenhagen Phil tarafından gerçekleştirilirken, ses tasarımında Rafael Canete Fernandez imzası bulunuyor.
Handan Uzal Dündar: Festivalin kalıcı bir eser bırakmasını istedik
İstanbul Tiyatro Festivali Programlama Yöneticisi Handan Uzal Dündar, prömiyer öncesinde Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, festivalin 30’uncu yılına özel, uzun yıllar hatırlanacak bir eser ortaya koymak amacıyla yola çıktıklarını söyledi.
İDOB ve MDTistanbul ile yaklaşık iki buçuk yıl boyunca devam eden hazırlık sürecini anlatan Dündar, festivalin geçmişinde önemli yer tutan sahne yapımlarına dikkat çekti.
Dündar, işbirliğinin nasıl ortaya çıktığını ve projenin kendileri açısından taşıdığı önemi şu sözlerle anlattı:
“30. festival hazırlığı için özel bir proje yapmayı hayal ediyorduk. Daha önce ‘Nefes’ gibi ikonik eserlerin bulunduğu festival geçmişimizde, yurt dışından bir koreograf getirip bir dans eseri üretebilme arzumuz vardı. Bu hayalleri kurarken yollarımız İDOB ve MDT ile kesişti. Caner Akgün’ün yapıcı yaklaşımıyla birlikte Fernando Melo’nun bu özel eserini Türkiye’de MDTistanbul dansçılarıyla buluşturmak için çalıştık. Melo bir tablodan hareketle soyut bir eseri dekor, illüzyon ve müzikle iç içe geçirerek muazzam bir yapı ortaya koydu. Festivalin kalıcı bir eser bırakması ve iki sezon boyunca sahnelenecek olması bizim için çok kıymetli. Umarım bu, uzun soluklu bir işbirliğinin başlangıcı olur.”
Dündar’ın açıklaması, yapımın yalnızca festival kapsamında sahnelenen bir gösteri olarak düşünülmediğini, İstanbul’un kültür ve sanat yaşamına kalıcı bir eser kazandırılmasının hedeflendiğini de ortaya koydu.
MDTistanbul dansçıları sahnede buluştu
Modern dansın farklı anlatım biçimlerini bir araya getiren “Rüzgar Ağacı”nın Türkiye prodüksiyonunda MDTistanbul’un dansçıları görev aldı.
Gösteride Anna Viktoria Zesakes, Berk Can Ceylan, Bianca Cerioni, Chiara Giorda, Demet Aksular, Ekin Ançel, Evrim Akyay, Miray Bacı, Tufan Elitaş, Tuğçe Göncü Ceylan, Müge Bayramoğlu, Kamola Rashidova, Ferhat Güneş ve Mert Aksu dönüşümlü olarak sahne aldı.
Fernando Melo’nun koreografisiyle yeniden yorumlanan eser, uluslararası yaratıcı ekibin çalışmaları ile Türkiye’deki dans sanatçılarının performanslarını aynı sahnede buluşturdu.
“Rüzgar Ağacı” 2027 yılında da sahnede olacak
24 Ekim’de Türkiye prömiyerini yapan “Rüzgar Ağacı”, 25 Ekim 2026 Pazar günü AKM Tiyatro Sahnesi’nde yeniden sanatseverlerle buluşacak.
Festival için hazırlanan ortak prodüksiyon, gösterimlerin ardından İstanbul Devlet Opera ve Balesinin repertuvarında yer almaya devam edecek.
İki sezon boyunca sahnelenmesi planlanan eser, 2027 yılında da İDOB programı kapsamında izleyici karşısına çıkacak.
Böylece 30. İstanbul Tiyatro Festivali için hayata geçirilen uluslararası işbirliği, festivalin sona ermesinden sonra da İstanbul’un sahne sanatları repertuvarına katkı sunmayı sürdürecek.





