Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Darphane-i Amire Külliyesi’nde restorasyonu tamamlanan ve müze olarak hizmet verecek yeni yapıların açılışı için bir arada bulunduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Topkapı Sarayı’nın seçkin koleksiyonlarının bir araya getirildiği bu müzelerin İstanbul, ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son derece titiz ve başarılı bir restorasyona imza atarak bu yapıları ihya eden, bu eserleri yeniden milletle buluşturan Millî Saraylar Başkanlığını tebrik ederek, 7 yıl süren kapsamlı projede görev alanlara ve projeye destek verenlere teşekkür etti.
İstanbul’daki vatandaşlar başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışından herkesi bu eşsiz atmosferi solumaya, ecdat yadigârı bu eserleri yerinde görmeye davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Türk milleti olarak tarihiyle kültürüyle mimarisiyle sanat ve edebiyat derinliğiyle bizler, dünyada eşine az rastlanır bir müktesebata sahibiz. Şurası muhakkak ki bu miras öyle bir anda meydana gelmemiş, tesadüfen oluşmamıştır. Bu birikimin vücuda gelmesi, buradaki eserlerin adeta dile gelmesi hem asırlara hem de kıtalara kök salan ulvi bir mefkûrenin neticesidir. Bu hazinenin her bir parçası ayrı bir irfanın, yüksek bir sezginin, müstakil bir estetik anlayışının, ilimle irfanın iç içe geçtiği muhteşem bir kavrayışın yansımasıdır. Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ifadesiyle ‘Onları bilmeden tamamiyetimizi kazanamayız.'”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, içinde bulundukları Topkapı Sarayı’nın her yönüyle ve başlı başına şaheser olduğunu belirterek, “Aynı şekilde adım adım inşa ve ihya ettiğimiz gönül coğrafyamızın dört bir yanı deyim yerindeyse açık hava müzesidir. Şunu özellikle vurgulamak isterim. Bu eserler elbette ki önemlidir, değerlidir, kültür mirasımızın hazineleridir ama aslolan sahip olduğumuz bu birikimi yüksek bir şuurla muhafaza edebilmek, onu daha da zenginleştirebilmek, bizden sonraki nesillere tam anlamıyla aktarabilmektir.” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİN TARİHİ VE KÜLTÜR KODLARIYLA HESAPLAŞANLAR OLDUĞUNU GAYET İYİ BİLİYORUZ”
En güzide kültür varlıklarından biri olan Yıldız Sarayı’nın bir zamanlar gazino ve kumarhane olarak işletildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı hürmetsizliklere, ibadethanelerimizden tutun da farklı müesseselere kadar daha pek çok yerde şahit olduk. El yazması nadide eserlerimiz hurda kâğıt niyetine yabancılara satıldı. Tarihî camilerimizin zahire ambarı olarak kullanıldığı, hatta maalesef kimi yerlerde ahıra çevrildiği acı günler yaşadık. Milletimizi ruh kökünden koparmak amacıyla rahmetli Mehmet Doğan hocamızın ‘batılılaşma ihaneti’ dediği bir politikanın ürünü olarak batılılaşmayı sadece gardıropta arayan, tarihini ve kültürünü inkâr etmekte arayan, millî ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık. Hâlâ eski günlerin özlemiyle hareket edenler, reddi miras yaparak milletin tarihi ve kültür kodlarıyla hesaplaşanlar olduğunu gayet iyi biliyoruz. 24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik, inşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışını yaptıkları yeni Darphane müzelerinin, ecdada ve tarihe karşı taşıdıkları mesuliyetin bu rikkat ve hassasiyetin nişanesi olduğunu ifade ederek, “Darphane-i Amire Külliyesi’nde gerçekleştirdiğimiz restorasyonla 17 bin metrekarelik alana yayılan yedi yapı ve 46 salonu beş farklı müze olarak düzenledik. Bu müzelerde Topkapı Sarayı’nın envanterinde bulunan toplam 10 bin 500 eser bugünden itibaren ziyaretçilerle buluşacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sarayın diğer bölümlerinde sergilenen 7 bin 500 esere ilaveten Darphane Müzeleri’nde gün ışığına çıkacak 10 bin 500 eserle Topkapı Sarayı’nın dünya müzeleri içerisinde müstesna bir yer tutacağını söyledi.
Harita Müzesi’nde Osmanlı coğrafyasının dört bir ucuna uzanan yaklaşık 200 haritanın yer alacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı binanın üst katında basılı kitap ve dergilerin bulunduğu kütüphanenin yanı sıra Yıldız Albümleri başta olmak üzere 800 binden fazla yazılı ve görsel kaynağın dijital ortamda bir araya getirildiği Millî Saraylar Araştırma Merkezi, araştırmacı ve akademisyenlere hizmet verecek” diye konuştu.
Ahmet Karahisari, Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Mehmet Tahir Efendi ve Sami Efendi gibi hat sanatının şahikalarından neşet eden muazzam bir koleksiyonun Hüsn-i Hat Eserleri Müzesi’nin nüvesini oluşturacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce depoda muhafaza edilen 2 binden fazla hüsnühat, 12 salonda ve ilk kez ziyaretçilerin istifadesine sunulacak. Darphane ve Endüstri Araçları Müzesi’nde, Darphane-i Amire’nin işlevini ve tarihî yapısını yansıtan üretim vasıtaları ile yaklaşık 500 parça endüstri aracı sergilenecek” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darphane’nin iki binasının ise Esliha-i Hümayun Müzesi olarak tefriş edildiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Yedinci asırdan başlayıp 20. yüzyıla kadar uzanan farklı devirlere ait ok, kılıç, mızrak, kalkan, zırh ve miğfer gibi yaklaşık 2 bin 500’den fazla askeri teçhizat bu binalarda yer alacak. Sultan Fatih’in kılıcı ve zırhlı gömleğinin yanı sıra diğer padişahlarımızın silahlarının da sergileneceği bu müzede askeri teknolojimizin gelişim ve dönüşümü de tebarüz edecek. Biliyorsunuz, Osmanlı’da kurulan ilk silah müzesi de bu avluda bulunuyor. Bu yapının hemen yanı başındaki Esliha-i Hümayun Müzesi’yle silah teknolojileri alanındaki tarihî sürekliliğe de anlamlı bir atıf yapılmış olacak. Son olarak, Saray Porselenleri Müzesi’nde ise Çin, Japonya, İran, İngiltere, Vietnam, Fransa ve Rusya’da imal edilen porselenlerle birlikte Yıldız Porselen Sarayı Fabrikası’nda üretilen eserler yer alacak.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müzelere ek olarak Topkapı Sarayı Yazma Eserler Kütüphanesi’nin de külliye içerisinde yer alacağını anlattı.
Hâlihazırda Enderun’un avlusundaki Ağalar Camisi’nde muhafaza edilen Topkapı Sarayı Yazma ve Matbu Eserler Koleksiyonu’nu buradaki daha güvenli üç binaya nakledeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın zamanda tamamlanması planlanan bu binalarda Sultan Fatih’in şahsi kütüphanesinin, Osmanlı kitap sanatının seçkin minyatürlerinin, Kur’an-ı Kerim koleksiyonunun el yazması ve matbu kitapların bulunacağını kaydetti.
“TOPKAPI SARAYI DİNAMİK BİR KÜLTÜR SANAT ATMOSFERİNE KAVUŞMUŞ OLACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darphane Külliyesi’ndeki iki binayı sanatçılara ve sivil toplum kuruluşlarına ayırdıklarının altını çizerek, şunları söyledi: “Darphane Sanat Galerileri olarak hizmet verecek bu iki binada geçici sergiler, konferanslar ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Böylelikle Topkapı Sarayı canlı, dinamik ve bereketli bir kültür sanat atmosferine kavuşmuş olacak. Şimdiden ‘Hayırlı, uğurlu olsun.’ diyorum. Tabii burada şunu da üzülerek ifade etmek istiyorum: Yedi yıl önce bu çalışmaları başlattığımızda malum zihniyetin aparatları yine her zaman olduğu gibi ipe sapa gelmez iftiralarla bizleri hedef aldı. ‘Kendisine ofis yapıyor’ dediler. ‘Burayı kendi sarayı olarak kullanacak.’ dediler. Peki, neticede ne oldu? Attıkları iftiraların altında bizzat kendileri kaldılar. İddia diye ortaya savurdukları her şey yalan çıktı, bühtan çıktı, asılsız çıktı. Darphane-i Amire Külliyesi dünyaya örnek teşkil edecek müzeler bölgesi olarak şahane bir yapıya ve görünüme kavuştu. Bize hayâsızca saldıranlar işte bu müzelerle en güzel cevabı almış oldular.”
Eşsiz güzelliklerle dolu İstanbul’un kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için büyük bir gayretle çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haydarpaşa ve Sirkeci garlarını, müzelerin, kütüphanelerin, tiyatro ile sergi salonlarının, açık ve kapalı etkinlik alanlarının bulunduğu nefes alan kültür ve sanat merkezlerine dönüştürdüklerini dile getirdi.
İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk’ün yenileme çalışmalarını tamamladıklarını ve ziyarete açtıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine burada Topkapı Sarayı’nda daha önce ziyarete kapalı olan pek çok eserin kapılarını vatandaşlarımıza açtık. Enderun avlusunda bulunan Fatih Köşkü, Seferli Koğuşu, Mukaddes Emanetler Dairesi ve Hazine Koğuşu ile Topkapı Sarayı’nda inşa edilen son yapı olan Mecidiye Köşkü’nü 2023’te ziyaretçilerle buluşturduk. 2025 yılında Topkapı Sarayı Saat Müzesi’ni, bu sene ise Kadınefendiler Taşlığı’nı ziyarete, Aşçılar Mescidi’ni ise ibadete açtık. Yine Dolmabahçe Sarayı’ndaki Resim Müzesi’ni, Beykoz’da Cam ve Billur Müzesi’ni, Çamlıca Camisi Külliyesi’ndeki İslam Medeniyetleri Müzesi’ni milletimizle buluşturduk. Feth-i Mübin’in sembolü olan Ayasofya’yı ise 86 yıllık hicranın ardından Cenabıallah’a sonsuz hamdü senalar olsun ki 2020’de asli hüviyetine yeniden kavuşturduk, cemaatiyle yeniden kucaklaştırdık” diye konuştu.
“EDİRNE SARAYI’NIN İHYASINI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”
Çok önemli bir adım daha attıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Osmanlı Devleti’nin en büyük eserlerinden olan Edirne Sarayı’nın ihyasını gerçekleştiriyoruz. Edirne Sarayı, Fatih Sultan Mehmet’in inşa ettiği, içinde İstanbul’un fethini planladığı, yaklaşık 300 yıl boyunca padişahların Topkapı Sarayı’yla birlikte kullandığı bu muhteşem eseri tekrar ayağa kaldırıyoruz. Gelecek yıl tamamlandığında Edirne Sarayı Cedid-i Amire Türkiye’nin en görkemli tarihî eserlerinden birisi olarak kültür mirasımıza kaydolacaktır. ‘Rabbim yar ve yardımcımız olsun.’ diyorum. Bu düşüncelerle birazdan açılışını yapacağımız müzelerin bir kez daha İstanbul’umuz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Emeği geçenleri tekrar tebrik ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.”
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Prof. Dr. Sadettin Ökten ile Millî Saraylar Başkanı Yasin Yıldız tarafından Necm Suresi’nin 39. ayetinin yer aldığı tablo takdim edildi.





