El ve parmaklarda hissedilen uyuşma, özellikle geceleri belirginleşiyor ve kişiyi uykudan uyandırıyorsa karpal tünel sendromunun habercisi olabiliyor. Uzmanlar, teknolojik cihazların ergonomiden uzak kullanımının da riski artırabileceğini belirtiyor.
Karpal tünel sendromu, median sinirin el bileği hizasında sıkışması sonucu ortaya çıkıyor. Özellikle başparmak, işaret parmağı ve orta parmakta görülen uyuşma, hastalığın en dikkat çekici belirtileri arasında yer alıyor.
Gün içinde yoğun parmak kullanımı gerektiren işlerin, el bileğinin uygunsuz pozisyonuyla birleşmesi halinde şikayetlerin daha belirgin hale gelebildiği ifade ediliyor. Gece yarısı elde ve parmaklarda oluşan uyuşma ise hastalığın en tipik bulgularından biri olarak gösteriliyor. Bazı vakalarda uyuşmaya ağrı da eşlik edebiliyor.
Telefon ve bilgisayar kullanımı riski artırabiliyor
Uzmanlara göre, uzun süre telefon ve bilgisayar kullanımı sırasında el bileğinin sürekli bükülü tutulması karpal tünel üzerindeki baskıyı artırabiliyor.
Özellikle “telefon ya da bilgisayar kullanırken veya sonrasında parmaklarım uyuşuyor” şikayeti olan erişkinlerde karpal tünel sendromu ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Hastalığın 20 yaşından itibaren farklı yaş gruplarında görülebildiği, diyabet, tiroid hastalıkları ve bazı romatizmal hastalıkların görülme sıklığını artırabildiği ifade ediliyor.
Gebelik dönemindeki hormonal değişikliklerin de karpal tünel sendromuyla ilişkili olabileceği belirtilirken, hastalığın kadınlarda erkeklere göre daha sık görülebildiği kaydediliyor.
Tedavi gecikirse kas kaybı kalıcı olabilir
Karpal tünel sendromunda en önemli risklerden biri, sinir üzerindeki baskının uzun süre devam etmesi.
Uzmanlar, sinirdeki sıkışmanın ilerlemesi halinde elde güç kaybı gelişebileceğini, tedavide gecikme yaşanması durumunda ise kas erimesinin kalıcı hale gelebileceğini belirtiyor.
Bu nedenle şikayetlerin uzun sürmesi, gece uykudan uyandırması veya elde güç kaybı başlaması halinde gecikmeden uzman değerlendirmesi yapılması öneriliyor.
İleri vakalarda cerrahi tedavi gündeme gelebiliyor. Özellikle kas kaybı riski bulunan hastalarda cerrahinin zamanında uygulanmasının önem taşıdığı vurgulanıyor.
Tanıda EMG testi kullanılıyor
Karpal tünel sendromundan şüphelenilen hastalarda sinirdeki sıkışmanın derecesini belirlemek amacıyla EMG testi uygulanabiliyor.
Bunun yanında hastanın diyabet, tiroid hastalıkları, romatizmal hastalıklar ve gebelik açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.
Erken evredeki vakalarda el bileği ateli ve takip yeterli olabilirken, orta dereceli sıkışmalarda özellikle gece ağrısı ve uyuşmanın belirginleşmesi halinde cerrahi tedavi değerlendirilebiliyor.
İleri derecedeki sinir sıkışmalarında ise kas kaybını önlemek amacıyla cerrahinin geciktirilmemesi öneriliyor.
Ergonomiye dikkat edilmeli
Karpal tünel sendromundan korunmada günlük alışkanlıklar da önem taşıyor.
El bileğinin uzun süre ileri veya geri doğru bükülü tutulmasının karpal tünel basıncını artırdığı belirtiliyor. Bu nedenle bilgisayar, telefon ve benzeri cihazların kullanımında mümkün olduğunca ergonomik pozisyonların tercih edilmesi gerekiyor.
Uzun süren işlerde ise saat başı 5-10 dakikalık kısa molalar verilmesi, el ve el bileğinin dinlendirilmesi öneriliyor.
Uzmanlar, elde uyuşma ve güç kaybının geçici bir şikayet gibi görülmemesi gerektiğini, özellikle tekrarlayan ve gece uykudan uyandıran belirtilerde erken değerlendirme yapılmasının kalıcı hasarın önlenmesi açısından önemli olduğunu vurguluyor.






