Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CNN Türk canlı yayınında eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtladı. Yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte öğretmenlerin önlük giymesi, okullarda güvenlik ve temizlik, eğitim binalarının depreme dayanıklılığı, PISA sonuçları, ara tatiller, yapay zeka, öğretmen atamaları, özel okul ücretleri ve okul servisleri gibi birçok konu Bakan Tekin’in açıklamalarında öne çıktı.
Tekin, yeni eğitim öğretim yılında öğretmen, öğrenci ve velilere başarı dilerken eğitim alanındaki çalışmaların yalnızca okullarla sınırlı olmadığını, ekonomiden savunmaya kadar birçok alanı doğrudan etkilediğini ifade etti.
PISA sonuçlarını değerlendirdi
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nın 2025 sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, Türkiye’nin son yıllardaki performansının yukarı yönlü olduğunu savundu. Bu değerlendirme Bakan Tekin’in PISA sonuçlarına ilişkin yorumu olarak kamuoyuyla paylaşıldı.
Tekin şöyle konuştu:
“PISA’da 2003 yılında başladığımız yolculukta çok kötü bir noktadaydık. Ancak eğitim yatırımları meyvelerini vermeye başladıktan sonra yani 2015’ten istikrarlı bir yükseliş içine girdik. OECD ülkeleri arasında ilk 15’in içerisindeyiz. Bizim için önemli olan şey, yıllar içerisindeki grafiğimizin hep yukarıya doğru çıkması. PISA’nın test ettiği 3 alan olan, okuma yazma becerileri, matematik becerileri ve fen becerilerinde ortalamasını artıran tek OECD ülkesi Türkiye. Bu çok önemli bir gösterge.”
Muhalefetin OECD ülkelerinde pandemi nedeniyle öğrenme kaybı yaşandığı yönündeki değerlendirmelerine de değinen Tekin şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de pandemi yok muydu? OECD ülkeleri Türkiye’nin son 5 yılda yaşadığı hangi felaketleri yaşadılar?”
Bakan Tekin, okullarda cep telefonu kullanımına ilişkin olarak da OECD’nin ders sırasında telefon kullanılmamasına yönelik tavsiyesi bulunduğunu söyledi.
“Yaklaşık 150 bin personelle temizlik ve güvenlik tedbirleri aldık”
Okullardaki güvenlik ve temizlik çalışmalarına ilişkin bilgi veren Tekin, yaklaşık 150 bin personelle bu alanlarda tedbir aldıklarını söyledi.
Eğitim binalarının depreme karşı durumuna da değinen Tekin, 2002 öncesindeki okul binalarının deprem yönetmeliği kapsamında incelendiğini ifade ederek şunları söyledi:
“2002 öncesinde elimizde 180-200 bin dersliğimiz var. Bizim bu dersliklerimizin tamamı, deprem yönetmeliğine uygun olarak gözden geçirildi. Risk olan okullarımız ‘yık-yap’ kapsamına alındı. Yıkılmasına gerek duyulmayan, güçlendirmeyle çözülecek okullar güçlendirmeyle çözüldü. Çözülmeyen okullar eğitim öğretim açısından kapatıldı. Biz, gerekli tedbirleri aldık. 2002’den itibaren yapılan derslik sayısı bugün 750 bine çıktı. Yaklaşık 500 bin yeni dersliği sisteme katmış durumdayız.”
Bu rakamlar Bakan Tekin’in canlı yayında paylaştığı veriler olarak aktarıldı.
Öğretmenlerin önlük giymesinin gerekçesini anlattı
Programın en dikkat çeken başlıklarından biri öğretmenlerin önlük giymesi oldu.
Tekin, resmi okullarda görev yapan öğretmenlerin devlet memuru statüsünde olduğunu ve kamu personeli için belirlenen kılık kıyafet düzenlemelerine tabi bulunduklarını hatırlattı.
Okullarda öğretmenlerle diğer kişilerin daha kolay ayırt edilmesinin güvenlik bakımından önemli olduğunu söyleyen Tekin, öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden veliler tarafından şikayetler iletildiğini de belirtti.
Tekin, okul ziyaretlerinde bazı öğretmenlerin tercih ettiği markalardan tişörtlerin üzerindeki mesajlara kadar çeşitli unsurlarla karşılaştığını, bunların arasında LGBT’yi çağrıştırdığını değerlendirdiği içeriklerin de bulunduğunu söyledi. Bu ifade Bakan Tekin’in kendi değerlendirmesi olarak aktarıldı.
Önlük uygulamasına ilişkin Tekin’in açıklaması şöyle:
“İki seçenek vardı. Ya 657’ye (Devlet Memurları Kanunu) tabi olduklarını hatırlatıp oradaki kılık kıyafet yönetmeliğine uygun giyinmelerini talep edecektik ya da daha rahat olabileceklerini düşündüğümüz önlük tercih edecektik. Biz, önlük tercih ettik. 2023’ten itibaren her yıl buna benzer uyarılarda bulunduk. 2023’ün 24 Kasım’ında bütün öğretmen arkadaşlarımıza önlük hediye ettik.”
65 bin okul yapay zeka destekli sistemle takip ediliyor
Tekin, yaklaşık 65 bin okulun yapay zeka destekli sistem üzerinden takip edildiğini belirtti.
Öğrenci ve derslik sayılarının yanı sıra yeni okul ihtiyaçlarının da söz konusu sistem kullanılarak planlandığını anlatan Tekin, öğrencilerin adreslerinin dışındaki okullara kaydedilmesinin öğrenci ve öğretmen dağılımındaki planlamaları etkilediğini söyledi.
Bu nedenle farklı adres gösterilerek kayıt yaptırılmasına karşı tedbir aldıklarını belirten Tekin, uygulamanın kayıt ücreti tartışmalarının azalmasına da katkı sağladığını ifade etti.
Uyum haftasına ebeveynlerin katılımından olumlu sonuç aldıklarını söyleyen Tekin, katılım oranının yüzde 91’e ulaştığını belirtti.
Tekin ayrıca Türkiye’de yaklaşık 550 bin Suriyeli öğrencinin bulunduğunu, yaklaşık 260 bin Suriyeli öğrencinin ise okullardan ayrıldığını söyledi.
Eğitimde yapay zeka için özel birim
Yapay zekanın eğitim sistemindeki yerine de değinen Tekin, bakanlık bünyesinde bu alana yönelik bir daire başkanlığı kurulduğunu söyledi.
Tekin, yabancı dil eğitimine ilişkin “Dilim” adı verilen, Türkçe ve İngilizce hizmet sunan yapay zeka uygulaması geliştirdiklerini de açıkladı.
Ara tatiller kaldırılabilir mi?
Bakan Tekin’in açıklamalarında öne çıkan konulardan biri de ara tatil uygulamasının geleceği oldu.
Öğrencilerin yılda 180 iş günü okula gitmesi gerektiğini, öğretmenlerin de mevzuat gereği iki aylık tatil hakkı bulunduğunu hatırlatan Tekin, resmi tatillerle birlikte eğitim takviminin sıkışabildiğini söyledi.
Son iki üç yıldır Ramazan ve Kurban bayramlarının ara tatiller için planlanan dönemlere denk geldiğini belirten Tekin, bu durum sürdüğü müddetçe ara tatillerde sorun olmayacağını ancak takvimin uygun olmadığı yıllarda ara tatilin uygulanmayabileceğini söyledi.
Tekin’in açıklamalarına göre ara tatillerin tamamen ve sürekli olarak kaldırılmasına yönelik kesinleşmiş genel bir karar açıklanmış değil; konu yıllık eğitim takviminin nasıl oluşturulabileceği çerçevesinde değerlendiriliyor.
Türk dünyasına yönelik iki kitap hazırlandı
Bakanlık tarafından bu yıl “Hakan ve Bilge’nin Türk Dünyası Yolculuğu” ile “Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan’ın Zamanı Aşan Yolculuğu” isimli kitapların basıldığını ve dağıtımına başlandığını söyleyen Tekin, çalışmalarda Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki ülkelerin ele alındığını belirtti.
Tekin, kitapların söz konusu ülkelerin dillerine çevrileceğini ve bu ülkelerde de basılarak dağıtılacağını ifade etti.
Heybeliada Ruhban Okulu açıklaması
Heybeliada Ruhban Okulu’nun durumuna ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Tekin, okulun açılıp açılmamasına ilişkin kararın siyasi ve devlet düzeyinde alınacağını söyledi.
Tekin konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Açılıp açılmamasıyla ilgili karar bu ülkede dış politika ve iç politika açısından çok önemli bir karar. Bunun kararını siyaset kurumu, devlet verecek. Cumhurbaşkanı’mız ve dış politikamızı yöneten devlet adamlarımız açılmasının ülke yararına sonuçlar doğuracağını söylerse nasıl açılacağına dair hazırlıklarımızı yaptık.”
Engelli öğretmen kontenjanları yıl sonuna doğru netleşecek
Engelli öğretmen kontenjanlarına da değinen Tekin, kontenjanların yalnızca Milli Eğitim Bakanlığının kararıyla belirlenmediğini ifade etti.
Tekin şöyle konuştu:
“Rakamlar sadece bizim karar vereceğimiz rakamlar değil. Çalışma Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ve biz birlikte konunun kararını veriyoruz. Şu an ilgili arkadaşlar görüşüyorlar. Yıl sonuna doğru onunla ilgili net rakamlar belli olur ve kamuoyuyla paylaşırız.”
Bakan Tekin ayrıca aile birliği, sağlık ve can güvenliği mazeretleri kabul edildiği halde kontenjan yetersizliği nedeniyle tayini gerçekleşmeyen öğretmenler için il veya ilçe emri uygulaması getirilmeyeceğini söyledi.
Özel okullara ders kitabı ve ücret uyarısı
Özel okullarda uygulanan ücretlerin yanı sıra yardımcı kitap, kırtasiye, yemek ve konfeksiyon ücretleriyle ilgili şikayetleri de değerlendiren Tekin, denetimlerin elektronik ortamda sürdürüldüğünü söyledi.
Tekin’in konuya ilişkin açıklamasının tamamı şöyle:
“Biz, sürekli elektronik ortamda özel okulların ücretleriyle ilgili takibimizi yapıyoruz. Vatandaşta ‘fahiş fiyat uygulanıyor’ algısı yaratan şeyleri ısrarlı bir biçimde denetliyoruz. Geçtiğimiz yıllarda eğitim ücretlerini denetledikten sonra kırtasiye, konfeksiyon ve yemek başlığında bizim uygulamalarımızın delindiğine dair duyumlar almıştık. Bu yıl yönetmeliğe onu da ekledik. Oradaki süreci de takip ediyoruz artık. Ders, yardımcı kitap konusunda bazı özel okulların yine mevzuatının dışına veya arkadan dolanacak uyanıklıklar yaptıklarına dair şikayetler gelmeye başladı. Kademeler arası geçişteki sınavlar, bizim ders kitaplarımız ve bizim müfredatımız üzerinden oluyor. Özel okullara da biz Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi okullardaki ders kitapları gibi ders kitaplarımızı gönderiyoruz. Dolayısıyla orada ders kitabı adıyla herhangi bir materyalin satılması doğru değil.”
Servis ücretleri için belediyeleri işaret etti
Okul servislerinin İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından denetlendiğini belirten Tekin, servis ücretlerinin kendilerini de rahatsız ettiğini ancak fiyat belirleme konusunda Milli Eğitim Bakanlığının yetkili olmadığını söyledi.
Tekin, servis ücretlerinin belediyelerin yetkisinde olduğunu ifade etti.
Okullardaki obeziteyle mücadele çalışmalarına da değinen Tekin, 2013’ten bu yana okul sağlığına uygun gıdaların satılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek kantinciler ve gıda üreticileriyle görüşmelerin devam ettiğini söyledi.
Tekin bu konuda şu ifadeleri kullandı:
“Okul kantinlerinde satılan gıdaların üzerinde farklı renklerde etiketlerin bulunması, ilgili firmalardan da bir yıl içerisinde bu konuda ürünlerin bu kriterlere uygun olarak revize edilmesini bekliyoruz.”
“Her okulun kendi özel müfredatı var”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan “7 bölgede 7 gastronomi okulu” projesine ilişkin de bilgi veren Tekin, her okulda bulunduğu bölgenin yemek kültürü ve sofra adabını temel alan farklı bir program bulunduğunu söyledi.
Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her okulun kendi özel müfredatı var. Bu okullarımız şu anda üç bölüm üzerine kuruluyor. Yemeklerin veya tatlıların pişirilmesi, servis edilmesi, işletmecilik. Bu gastronomi kültürünü biz önemsiyoruz.”
Bakan Tekin’in açıklamalarıyla birlikte 2026-2027 eğitim öğretim döneminde öğretmenlerin kıyafet düzenlemesinden okul takvimine, yapay zekadan özel okullardaki uygulamalara kadar birçok başlık Milli Eğitim Bakanlığının gündemindeki yerini koruyor.





