Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Tüp bebekte yeni dönem: Yapay zekadan genetik taramaya 6 yenilikçi yöntem

Tüp bebek tedavisinde kullanılan teknolojiler hızla gelişiyor. Embriyoların 24 saat izlenebildiği görüntüleme sistemlerinden yapay zeka destekli değerlendirmelere, genetik testlerden kişiye özel tedavi planlarına kadar birçok yeni yaklaşım laboratuvarlarda daha fazla kullanılmaya başladı. Uzmanlar ise teknolojinin tek başına başarı garantisi olmadığını, doğru yöntemin doğru hastada ve uygun zamanda uygulanmasının önem taşıdığını vurguluyor.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan teknolojiler hızla gelişiyor. Embriyoların 24 saat

Tüp bebek tedavisinde son yıllarda önemli teknolojik gelişmeler yaşanıyor. Embriyoların gelişiminin kesintisiz izlenebilmesi, yapay zeka destekli analizler, genetik değerlendirmeler ve gelişmiş dondurma teknikleri, tedavi sürecini daha ayrıntılı ve kişiselleştirilmiş hale getiriyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp Bebek ve Üreme Sağlığı Merkezi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, yeni dönemde amacın daha fazla işlem yapmak değil, doğru embriyoyu ve hastaya uygun tedaviyi daha hassas biçimde belirlemek olduğunu ifade ediyor.

Embriyolar 24 saat izlenebiliyor

Tüp bebek tedavisinin en önemli aşamalarından biri transfer edilecek embriyonun belirlenmesi.

Klasik yöntemde embriyolar belirli aralıklarla mikroskop altında değerlendirilirken, time-lapse olarak bilinen zaman atlamalı görüntüleme sistemleri embriyoların özel cihazlarından çıkarılmadan gelişimlerinin belirli aralıklarla görüntülenmesine imkan tanıyor.

Bu sayede embriyonun hücre bölünmelerinin zamanlaması, gelişim hızı ve bölünmelerin düzeni daha ayrıntılı biçimde takip edilebiliyor.

Yapay zeka karar sürecine destek oluyor

Tüp bebek laboratuvarlarında öne çıkan gelişmelerden biri de yapay zeka destekli analiz sistemleri.

Yapay zeka, embriyoların gelişim sürecine ait görüntüleri değerlendirerek bazı gelişim özelliklerinin analiz edilmesine yardımcı olabiliyor.

Prof. Dr. Tıraş, bu durumun “Bebeği yapay zeka seçiyor” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirterek, nihai kararın hekim ve embriyolog tarafından verildiğini, yapay zekanın ise karar sürecini destekleyen bir araç olarak değerlendirildiğini belirtiyor.

Transfer öncesi genetik değerlendirme yapılabiliyor

Tüp bebek tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri de Preimplantasyon Genetik Testleri (PGT).

Belirli durumlarda embriyolar rahme transfer edilmeden önce genetik açıdan değerlendirilebiliyor.

Ailede bilinen belirli bir tek gen hastalığı bulunması halinde PGT-M, embriyolardaki kromozom sayısı farklılıklarının değerlendirilmesinde ise PGT-A kullanılabiliyor.

Ancak uzmanlar genetik testlerin her hasta için gerekli olmadığını ve gebelik garantisi sağlamadığını vurguluyor.

Özellikle PGT-A’nın tüm tüp bebek hastalarına rutin olarak uygulanmasının canlı doğum oranını artırdığı gösterilmiş değil. Bu nedenle kararın hastanın yaşı, tıbbi öyküsü ve tedavi özelliklerine göre verilmesi gerekiyor.

Kişiye özel tedavi planları öne çıkıyor

Yeni nesil tüp bebek tedavisinde önemli başlıklardan biri de kişiselleştirme.

Yaş, yumurtalık rezervi, hormon değerleri, önceki tedavilerin sonuçları ve yumurta sayısı gibi faktörler değerlendirilerek yumurtalık uyarımında kullanılan ilaçların dozları ve tedavi protokolleri hastaya göre planlanabiliyor.

Bu yaklaşımda herkese aynı tedaviyi uygulamak yerine kişinin biyolojik özelliklerine göre bir tedavi modeli oluşturulması hedefleniyor.

Dondurma teknolojileri gelişiyor

Tüp bebek tedavisinde önemli gelişmelerden biri de vitrifikasyon, yani hızlı dondurma teknolojisi.

Bu yöntemle yumurta ve embriyolar çok hızlı biçimde dondurularak ilerleyen dönemlerde kullanılmak üzere saklanabiliyor.

Özellikle embriyo dondurma günümüzde tüp bebek uygulamalarının önemli parçalarından biri haline gelmiş durumda.

Robotik sistemler laboratuvara giriyor

Tüp bebek alanında geleceğin teknolojileri arasında robotik sistemler de bulunuyor.

Görüntü destekli robotik mikropipet sistemleri, otomatik embriyo değerlendirme teknolojileri, mikroakışkan kültür sistemleri ve yapay zeka destekli analizler üzerinde çalışmalar sürüyor.

Bu teknolojilerin bir bölümünün henüz geliştirme ve klinik doğrulama aşamasında bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tıraş, hedefin laboratuvar süreçlerinde hata payını azaltmak, standartları geliştirmek ve tedavileri daha kişisel hale getirmek olduğunu ifade ediyor.

“En teknolojik yöntem her zaman en başarılı yöntem değildir”

Prof. Dr. Bülent Tıraş, tüp bebek tedavisinde teknolojinin önemli olduğunu ancak her yeni yöntemin her hasta için gerekli veya uygun olmayabileceğine dikkat çekiyor.

Tıraş, “En pahalı veya en teknolojik tedavi, her zaman en başarılı tedavi anlamına gelmiyor. Tüp bebekte başarı, doğru teknolojinin doğru hastaya, doğru zamanda uygulanmasından geçiyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Reklamı Geç