Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İş dünyası gençlere ne kadar hazır?

INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen 12. IPU Genç Parlamenterler Küresel Konferansı’nda gençlerin ekonomik hakları ve istihdama erişimi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Genç işsizliğinin yalnızca beceri eksikliği üzerinden okunamayacağını belirten Öztürk, iş dünyasının ve kamunun da gençlerin çalışma hayatına geçişine hazır olup olmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi. Yapay zekânın başlangıç seviyesi işlerde deneyim kazanma biçimlerini değiştirdiğine dikkat çeken Öztürk, ücretli stajlardan bakım politikalarına kadar kapsamlı bir dönüşüm çağrısı yaptı.

INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, Özbekistan’ın Semerkant

INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, Özbekistan’ın Semerkant kentinde gerçekleştirilen 12. IPU Genç Parlamenterler Küresel Konferansı kapsamında konuşmacı olarak yer aldı.

Gençlerin Ekonomik Hakları ve Belirsiz Bir Gelecekte İstihdam” başlıklı oturumda değerlendirmelerde bulunan Öztürk, gençlerin iş gücü piyasasına katılımının önündeki yapısal engellere dikkat çekti. Konuşmasında genç işsizliği, kayıt dışı çalışma, yapay zekânın başlangıç seviyesi işlere etkisi ve genç kadınların istihdama katılımında bakım politikalarının rolü üzerinde durdu.

Öztürk, gençlerin çalışma hayatına hazır olup olmadığının sıkça tartışıldığını ancak bu tartışmanın eksik kaldığını belirterek, asıl sorulardan birinin de “İş dünyası gençlere hazır mı?” olması gerektiğini söyledi.

Genç işsizliği yalnızca beceri sorunu değil

Konferansta paylaşılan verilere göre dünya genelindeki gençlerin yaklaşık yüzde 25’i ne eğitimde ne de istihdamda bulunuyor. Gençlerin işsiz kalma olasılığı yetişkinlere göre yaklaşık 3,4 kat daha yüksek seyrediyor.

Düşük ve alt-orta gelirli ülkelerde ise çalışan her 10 gençten yaklaşık 9’unun kayıt dışı işlerde çalıştığı belirtiliyor.

Bahar Taşkın Öztürk, bu verilerin genç istihdamının yalnızca “bir işe yerleşmek” üzerinden değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu gösterdiğini söyledi.

Öztürk, gençlerin hangi koşullarda çalıştıklarının, ne kadar kazandıklarının, sosyal güvenceye erişip erişemediklerinin ve işte kalıcı olup olamadıklarının da ölçülmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Gençlerin istihdama katılımını yalnızca işe yerleşme rakamlarıyla ölçemeyiz. Nasıl bir işte çalıştıklarına, ne kadar kazandıklarına, hangi sosyal güvencelere sahip olduklarına ve çalışma hayatında kalıp kalamadıklarına da bakmalıyız. Kurumların yetenek, potansiyel ve çeşitliliğe önem verdiklerini açıklaması kıymetli; ancak gerçek erişim, işe alım sonuçları değiştiğinde sağlanabilir. Niyetleri değil, gençlerin gerçekten kapıdan içeri girip giremediğini ölçmeliyiz.”

Yapay zekâ ilk işlerden önce öğrenme fırsatlarını değiştiriyor

Öztürk’ün konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de yapay zekânın genç istihdamına etkisi oldu.

Yapay zekânın başlangıç seviyesindeki işleri tamamen ortadan kaldırmasının tek risk olmadığını ifade eden Öztürk, genç çalışanların mesleki deneyim kazandığı pek çok görevin otomasyona devredilmeye başladığını söyledi.

İlk taslak hazırlama, temel analiz, basit kodlama ve müşteri taleplerinin sınıflandırılması gibi birçok görevin genç çalışanlar açısından aynı zamanda birer öğrenme alanı olduğuna dikkat çeken Öztürk, bu süreçlerin otomasyona devredilmesi halinde yeni bir eğitim ve deneyim modeline ihtiyaç duyulacağını belirtti.

Öztürk şu ifadeleri kullandı:

“Yapay zekâ, başlangıç seviyesindeki işleri tümüyle ortadan kaldırmayabilir; ancak bu işlerin gerektirdiği yetkinlikleri ve öğrenme süreçlerini şimdiden değiştiriyor. Gençlerin deneyim kazandığı işleri otomatikleştiriyorsak, bu deneyimin nasıl kazanılacağını da yeniden tasarlamak zorundayız. Aksi hâlde gençler yalnızca ilk işlerini değil, ilk öğrenme fırsatlarını da kaybedebilir.”

Türkiye’de genç kadınlarda oran yüzde 30,9

Konferansta Türkiye’ye ilişkin verileri de paylaşan Bahar Taşkın Öztürk, 15-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 23,3’ünün ne eğitimde ne de istihdamda bulunduğunu söyledi.

Bu oranın genç kadınlarda yüzde 30,9’a yükseldiğini belirten Öztürk, kadınların iş gücü piyasasına katılımında bakım yükünün belirleyici unsurlardan biri olduğunu ifade etti.

Bakım hizmetlerinin yalnızca sosyal politika alanının bir konusu olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Öztürk, bu başlığın doğrudan istihdam politikalarının da merkezinde yer alması gerektiğini kaydetti.

Anneliğe yönelik koruyucu düzenlemelerin önemini koruduğunu belirten Öztürk, bakım politikalarının yalnızca kadınlar üzerinden kurgulanmasının mevcut eşitsizlikleri daha da güçlendirebileceği uyarısında bulundu.

Bu nedenle bakım sisteminin daha geniş, erişilebilir ve eşitlikçi bir yapıya kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.

Giriş seviyesi işlerde deneyim şartına eleştiri

Öztürk, gençlerin çalışma hayatına geçişini kolaylaştırmak için parlamenterlere ve karar vericilere de bir dizi öneride bulundu.

Giriş seviyesi pozisyonlarda deneyim şartının kaldırılması gerektiğini belirten Öztürk, gençlerin henüz ilk işlerine başvururken geçmiş iş deneyimi sunmak zorunda bırakılmasının ciddi bir bariyer oluşturduğunu söyledi.

Ayrıca ücretli stajların ve ilk iş programlarının kamu ile işverenler tarafından birlikte desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Sosyal koruma sistemlerinin ve bakım altyapısının da gençlerin bugünkü çalışma ve yaşam biçimlerine göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.

“Uyum tek taraflı bir sözleşme olamaz”

Bahar Taşkın Öztürk, konuşmasının sonunda gençlerden sürekli olarak değişen iş gücü piyasasına uyum sağlamalarının beklendiğini ancak kurumların da aynı ölçüde dönüşmesi gerektiğini vurguladı.

Öztürk sözlerini şöyle tamamladı:

“Uyum tek taraflı bir sözleşme olamaz. Gençlerin değişen dünyaya uyum sağlamasını beklerken hükümetlerin, işverenlerin ve kurumların da dönüşmesi gerekiyor. Başarıyı açıklamalarla değil; kimin işe alındığı, kimin işinde kalabildiği, ne kadar kazandığı ve kimin daha başlangıçta sistemin dışında kaldığı üzerinden değerlendirmeliyiz. Gençlerin yalnızca hazırlanmasını değil, geleceğin çalışma hayatına gerçekten katılabilmesini sağlamalıyız.”

Öztürk’ün Semerkant’taki değerlendirmeleri, genç istihdamının yalnızca eğitim ve beceri meselesi olmadığını; işe alım süreçlerinden sosyal güvenceye, bakım politikalarından yapay zekânın dönüştürdüğü çalışma modellerine kadar çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğine işaret etti.