Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Şerife Bozoğlan Eker
Şerife Bozoğlan Eker

Konfor Alanı Tuzağı

“İnsan, çoğu zaman düştüğü çukurda değil; çıkmaya cesaret edemediği yerde kaybolur.”

Hayat, sürekli değişen bir yolculuktur. Ne var ki günümüz insanı, değişimden çok güveni; mücadeleden çok rahatlığı tercih ediyor. İşte tam da bu noktada görünmeyen bir tuzak devreye giriyor: Konfor alanı.

Konfor alanı, insanın kendini güvende hissettiği, risk almadığı, alışkanlıklarının dışına çıkmadığı yaşam biçimidir. İlk bakışta huzur gibi görünse de zamanla gelişimi durduran görünmez bir kafese dönüşebilir.

Bugün birçok insan, mutlu olmadığı işini bırakmıyor; “Ya yenisini bulamazsam?” diye düşünüyor. Hayalini kurduğu eğitime başlayamıyor; “Ya başaramazsam?” korkusuyla vazgeçiyor. Kimi duygularını doğru ifade edemiyor. Kimi ise mutlu olmadığı bir ilişkiyi ya da evliliği, alışkanlıklarını kaybetme korkusuyla sonlandıramıyor.

Çünkü kaybetme ihtimali, kazanma umudunun önüne geçiyor.

Oysa hayatın en büyük kayıpları, çoğu zaman hiç denememekten doğar.

Modern çağ, ne yazık ki korkularımızı da büyüttü. Sosyal medya, başkalarının “mükemmel” görünen hayatlarını önümüze sererken insan, kendi hayatını eksik görmeye başladı. Sürekli kıyaslayan zihin, hata yapmaktan çekinir hâle geldi. Böylece özgüven azalıyor, kaygı artıyor, erteleme alışkanlık hâline geliyor. Sonunda ise mutsuzluk, tükenmişlik ve yalnızlık kapıyı çalıyor.

Psikolojik açıdan konfor alanına hapsolan birey, zamanla değişime karşı direnç geliştirir. Yeni bir adım atmak bile büyük bir tehdit gibi görünür. Sosyolojik açıdan ise üretmeyen, sorgulamayan ve risk almayan toplumlar yenilik üretemez. Aynı yerde sayan bireylerden oluşan toplumlar, geleceği inşa etmekte zorlanır.

Elbette cesaret, korkmamak değildir. Cesaret; korkuya rağmen yürüyebilmektir. Bir tohum toprağın karanlığını terk etmeden filizlenemez. Kelebek kozayı yırtmadan kanatlanamaz. İnsan da alışkanlıklarının duvarını aşmadan gerçek potansiyeline ulaşamaz.

En güvenli liman, gemilerin ait olduğu yer değildir. Gemiler deniz için yapılır. İnsan da yalnızca yaşamak için değil; öğrenmek, üretmek, denemek ve gelişmek için vardır.

Belki bugün atacağınız küçük bir adım, yarın hayatınızın dönüm noktası olacaktır. Çünkü bazen bir kapıyı açan anahtar, cesaretin ta kendisidir.

Konfor alanı kısa vadede rahatlık sunabilir; fakat uzun vadede pişmanlık biriktirir. Hayatın gerçek ödülleri, çoğu zaman korkularımızın hemen ötesinde bizi bekler.

Bazen insanın önündeki en büyük duvar, dünyanın kurduğu değil; zihninin ördüğü duvardır.

Konfor alanı insanı korur gibi görünür; ama çoğu zaman hayallerini sessizce esir alır.

Hayatı kaybetmenin en kesin yolu, onu kaybetme korkusuyla yaşamaktan vazgeçmektir.

 

Reklamı Geç