ANKARA/WASHINGTON – ABD Başkanı Donald Trump, İran’la varılan mutabakat, Tahran’ın nükleer programı, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’ın dondurulmuş fonları, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları ve balistik füze meselesine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi kapsamında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile bir araya gelen Trump, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Trump’ın açıklamalarında, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın 60 günlük müzakere süreci, İran’ın nükleer silah sahibi olmaması, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yeniden başlaması ve yaptırımların geleceği öne çıktı.
“Gerilim Süleymani’yi ortadan kaldırdığımda başladı”
İran ile gerilimin 3-4 ay önce değil, yıllar önce başladığını söyleyen Trump, İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’nin öldürülmesine atıfta bulundu.
Trump, “(Gerilim) Ben Süleymani’yi ortadan kaldırdığımda başladı. Bu büyük bir olaydı. Hatta bazıları bunun son 50 yılda Orta Doğu’daki en büyük olay olduğunu söylüyor. Onu etkisiz hale getirdik ve İran çok farklı bir ülke haline geldi.” diye konuştu.
Trump, konuşmasının ilerleyen bölümünde Süleymani suikastına yeniden değinerek, bunun “ABD ile İsrail’in ortak işi” olduğunu ancak suikastı Amerikan ordusu ve istihbaratının gerçekleştirdiğini anlattı.
Obama dönemindeki nükleer anlaşmayı hedef aldı
Trump, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde yapılan Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nı da eleştirdi. Söz konusu anlaşmanın İran’a nükleer silah kazandıracağını savunan Trump, kendi yönetiminin bu süreci durdurduğunu ileri sürdü.
Trump, “O anlaşma onlara nükleer silah kazandırıyordu. Ben onu iptal ettim ve durdurdum. Ardından B-2 bombardıman uçaklarıyla bunu bir kez daha durdurdum.” dedi.
ABD Başkanı’nın bu sözleri, İran dosyasında hem askeri baskı hem de diplomatik müzakere yöntemini birlikte kullandığına yönelik mesaj olarak değerlendirildi.
“Bu bir mutabakat zaptı ancak çok güçlü bir belge”
ABD ile İran arasında varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, metnin sıradan bir siyasi metin olmadığını söyledi.
Trump, “Bu bir mutabakat zaptı ancak çok güçlü bir belge. İki paragraflık basit bir metin değil.” ifadelerini kullandı.
Trump, İran’ın donanması ve hava kuvvetlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. Üst düzey İranlı liderlerin öldürüldüğünü savunan Trump, Tahran yönetiminin anlaşma yapmaya hazır olduğunu ileri sürdü.
“Eğer 60 gün içinde sonuç alınmazsa, İran’ı bombalamaya geri döneriz”
Trump, G7 Zirvesi’nden ayrılmadan önce yaptığı basın toplantısında İran ile varılan mutabakata ilişkin daha sert mesajlar verdi.
İran ile varılan mutabakatın ABD açısından iyi bir anlaşma olduğunu kaydeden Trump, “Anlaşma kısa süre içinde, yarın ya da belki ertesi gün imzalanacak.” dedi.
İsviçre’de gerçekleştirilmesi beklenen imza töreni için neden Avrupa’da birkaç gün daha kalmadığı sorulan Trump, önce kalabileceğini söyledi. Ancak konuşmasının devamında bunun sadece bir mutabakat zaptı olduğunu ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in katılmasının yeterli olacağını düşündüğünü ifade etti.
Trump, 60 günlük müzakere sürecinde tüm detayların ele alınarak çözüme bağlanacağını belirterek, “Eğer 60 gün içinde sonuç alınmazsa, sorun değil, İran’ı bombalamaya geri döneriz. Bunu yapmak istemiyorum çünkü bu çok iyi bir anlaşma, ama mecbur kalabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu açıklama, Washington yönetiminin diplomatik süreci desteklediğini ancak askeri seçeneği tamamen devre dışı bırakmadığını gösterdi.
“Anlaşmanın özü Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak”
Trump, İran ile varılan mutabakatın ana hedeflerini de açıkladı. ABD Başkanı, anlaşmanın özünün “Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak” ve “İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak” olduğunu söyledi.
Trump, her iki konuda da başarılı olduklarını savundu. İran ile anlaşma sağlanamaması halinde bu ülkenin uzun süre daha bombalanabileceğini belirten Trump, buna rağmen mutabakatın başarıyla uygulanmasını umduğunu ifade etti.
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin kademeli olarak artmaya başladığını belirten Trump, birkaç hafta içinde geçişlerin normal seyrine dönmesini beklediklerini söyledi.
Zenginleştirilmiş uranyum için teknik görüşmeler başlayacak
Trump, İran’daki zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesine ilişkin teknik görüşmelerin derhal başlayacağını açıkladı.
Bu başlık, ABD-İran mutabakatının en kritik unsurlarından biri olarak öne çıktı. Trump’ın açıklamasına göre, müzakerelerde İran’ın nükleer silah geliştirmemesi ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarının nasıl ortadan kaldırılacağı öncelikli gündem olacak.
Trump, söz konusu sürecin Orta Doğu’da daha kapsamlı bir barışın başlangıcı olmasını umduğunu belirtti.
Modi: Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması küresel ekonomi için hayati
Hindistan Başbakanı Narendra Modi de Trump ile yaptığı görüşmede İran ile ABD arasında varılan mutabakattan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Mutabakatın bölge için uzun süre kalıcı barışa yol açmasını umduğunu belirten Modi, “Şu konuda mutabıkız, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması küresel ekonomi için ölümcül derecede önemli.” ifadesini kullandı.
Hindistan’ın seyrüsefer özgürlüğüne verdiği öneme değinen Modi, ABD’nin Umman açıklarındaki gemilere saldırılarında ölen Hint denizcileri de gündeme getirdi.
Modi, “Binlerce Hint denizci, Hürmüz Boğazı dahil küresel denizcilik ticaret rotalarında görevlerini yerine getiriyor. Onların güvenliği bizim için son derece önemli.” dedi.
Trump’tan Hindistan’a övgü
Trump, Hindistan’ın birçok küresel meselede büyük rol oynadığını söyledi. Başbakan Narendra Modi’ye övgüde bulunan Trump, “(Modi) Lider olmayı sürdürdükçe, Hindistan’ın rolü büyük olacak.” dedi.
Hindistan’dan övgüyle söz eden Trump, “Başkan olduğum sürece, Beyaz Saray’da büyük bir dostları olacak.” diye konuştu.
Yeni Delhi yönetimiyle enerji ticaretine ilişkin bir soruya da yanıt veren Trump, “Hindistan, bizimle istediği her şeyi yapabilir. İlişkilerimiz çok iyi. Şu anda olduğundan daha yakın olamayız.” ifadelerini kullandı.
Rusya-Ukrayna savaşı için “kolay olacağını sandım” dedi
Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin açıklamalarda da bulundu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğünü belirten Trump, bu görüşmelerin iyi geçtiğini söyledi.
Savaşın bitmesini istediğini vurgulayan Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı’nı bitirmenin “kolay olacağını” sandığını ancak durumun böyle olmadığını ifade etti.
Trump, “(Zelenskiy ve Putin) Birbirlerinden çok hoşlanmıyorlar, bu da durumu daha da zorlaştırıyor.” dedi.
İsrail’e Lübnan eleştirisi: Bibi, biraz daha yumuşak davranabilirsin
Trump, İsrail’e ilişkin bir soruya da yanıt verdi. “İsrail’in kendini koruyabilmesini ancak sağduyulu davranmalarını istiyorum.” diyen Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetini Lübnan’a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirdi.
Netanyahu’nun “aslında iyi bir adam” olduğunu savunan Trump, “Ancak bazen biraz heyecanlanıyor. Lübnan konusunda ufak anlaşmazlıklarımız var. Bibi, biraz daha yumuşak davranabilirsin diyorum. Hizbullah’tan biri bir binaya girdi diye her seferinde o binayı yıkmana gerek yok.” şeklinde konuştu.
Trump, ABD’yi “büyük ortak”, İsrail’i ise “çok küçük bir ortak” olarak tanımladı.
İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu belirten Trump, “İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut’taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Trump, Beyrut’a yönelik saldırılar için de “Bu çok haksızlık, özellikle de Beyrut’a bakınca… Önceki gün oradaki manzaraya baktım, oraya yapılan saldırı… Bana göre gereksiz olan büyük bir saldırıydı.” dedi.
Gazze, Hamas ve Abraham Anlaşmaları mesajı
Trump, İran mutabakatının Orta Doğu’da daha geniş bir barış sürecine kapı aralamasını umduğunu söyledi.
Gazze’ye ilişkin değerlendirmesinde, “Gazze’de yaptığımız işe bir bakın, Hamas’a bir bakın. Hamas son derece sessiz. Biz de onları silahsızlandırmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Abraham Anlaşmaları’nın genişletilmesini de önemli bir başlık olarak gördüklerini belirten Trump, özellikle Suudi Arabistan’ın anlaşmaya katılmasını umduklarını söyledi. Trump, bunun gerçekleşmesi halinde bölgedeki diğer ülkeleri de teşvik edeceğini ifade etti.
300 milyar dolarlık dondurulmuş fonlar gündemde
Trump, İran’ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonları hakkında da dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bu fonların bir şekilde serbest bırakılacağı mesajını veren Trump, paranın İran’a ait olduğunu ancak Tahran’ın tutumunun belirleyici olacağını söyledi.
Trump, “Bu fonlar, ancak onlar doğru şekilde hareket ederlerse serbest bırakılacak.” dedi.
ABD Başkanı, “Onların parasının büyük bir kısmını aldık ve o para şu anda bizde. O para bizim değil, onların parası ve biz onu belirli bir zamanda dondurmuştuk. Sanırım parayı geri vermek zorunda kalacağız. Eğer geri vermezsek, kimse bir daha dolara yatırım yapmaz.” değerlendirmesini yaptı.
Trump, İran’a yönelik yaptırımların da aynı şekilde “Tahran’ın anlaşmaya uygun şekilde” davranmasına bağlı olduğunu dile getirdi. İran’daki yeni yöneticilerin bunun farkında olduğunu söyleyen Trump, deniz ablukasının İran üzerinde bombalardan çok daha etkili olduğunu savundu.
Trump, İran’a toplamda en az 1 milyar dolar değerinde bomba attıklarını da aktardı.
Şi ve Putin’e teşekkür etti
ABD Başkanı Trump, İran konusunda “tarafsız” davrandıklarını söylediği Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e teşekkür ettiğini belirtti.
Özellikle Çin’in bu süreçte İran’a silah göndermediğini söyleyen Trump, bundan memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Trump, konuşmasının bir bölümünde Suriye’ye de değinerek, Ahmed Şara’nın cumhurbaşkanı olmasından memnuniyet duyduğunu ve Şara’nın “çok iyi bir iş çıkardığını” vurguladı. Trump, Lübnan konusunda da olumlu gelişmeler beklediğini dile getirdi.
Balistik füze açıklaması: Suudi Arabistan ve Katar’da varsa İran’da da olabilir
Trump, Paris’te havalimanında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlarken İran’ın balistik füze kapasitesine dair dikkat çekici ifadeler kullandı.
ABD ile İran arasındaki mutabakat metninin tam olarak ne zaman imzalanacağına ilişkin soruya Trump, son detaylar üzerinde çalışıldığını belirterek, “48 saat derdim. Henüz tam kesinleştirmedik. Şu anda son hali bu şekilde.” yanıtını verdi.
ABD ordusunun daha ne kadar Orta Doğu’da kalacağı konusunda net bir takvim vermeyen Trump, “Bir süre bekleyelim, bakalım süreç nasıl gelişecek. Bence her şey yolunda gidecek ama göreceğiz.” değerlendirmesini yaptı.
İran’ın sınırlı sayıda da olsa balistik füzelere sahip olmasının kendisini rahatsız etmeyeceğini belirten Trump, bölgedeki diğer birçok ülkede benzer silahlar bulunurken sadece İran’a “hayır” demenin adil olmayacağını söyledi.
Trump, “Balistik füzeler, nükleer silahlarla aynı şey değil, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler bunlara sahipse, nispi orantı içinde bakıldığında bunun İran’da da olmasının sorun olmadığını söyleyebilirim.” diye konuştu.
Mutabakatın odağında nükleer silah, Hürmüz ve yaptırımlar var
Trump’ın açıklamaları, ABD ile İran arasında diplomatik sürecin başladığını ancak Washington yönetiminin baskı politikasından tamamen vazgeçmediğini ortaya koydu.
ABD Başkanı’nın sözlerine göre mutabakatın ana eksenini Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’ın nükleer silah sahibi olmaması, zenginleştirilmiş uranyumun imhası, yaptırımların geleceği ve dondurulmuş fonların serbest bırakılması oluşturuyor.
Trump’ın İran’ın balistik füze kapasitesi konusunda daha esnek bir yaklaşım sergilemesi ise dikkat çekti. “Balistik füzeler, nükleer silahlarla aynı şey değil” sözleri, ABD’nin müzakere sürecinde nükleer silah dosyasını balistik füze başlığından ayrı ele alabileceğine işaret etti.
Önümüzdeki 60 günlük süreçte, mutabakatın sahada nasıl uygulanacağı, İran’ın nükleer programına ilişkin teknik görüşmelerin ne yönde ilerleyeceği ve ABD’nin yaptırımlar ile dondurulmuş fonlar konusunda hangi adımları atacağı belirleyici olacak.




