Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Trump’tan İran’a sert çıkış: Sızdırılan anlaşma şartları gerçeği yansıtmıyor

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen anlaşma sürecine ilişkin medyaya yansıyan taslak maddelerin doğru olmadığını söyledi. Trump, Tahran’ı anlaşma şartlarını yanlış şekilde sızdırmakla suçlarken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi mutabakat zaptına hiç olmadığı kadar yaklaşıldığını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen anlaşma sürecine ilişkin

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen anlaşma görüşmelerine ilişkin medyaya yansıyan taslak maddelerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Trump, İran tarafını anlaşma şartlarını yanlış şekilde kamuoyuna servis etmekle suçladı.

Trump’ın açıklaması, İran tarafında anlaşma görüşmelerine ilişkin yapılan değerlendirmelerin ve bazı İran basın organlarında yayımlanan taslak maddelerin ardından geldi. ABD Başkanı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran’dan sızdırıldığı öne sürülen şartların yazılı olarak kararlaştırılan metinle ilgisi bulunmadığını savundu.

Trump açıklamasında, “İran’ın sahte haber kaynaklarına sızdırdığı şartların, yazılı olarak kararlaştırılan şartlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Anlaşma sağlandığına dair zayıf ve acınası açıklamaları da dahil olmak üzere söyledikleri hiçbir şey gerçeklerle uyuşmamaktadır” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı, İran ile iyi niyet temelinde anlaşma yapmanın mümkün olmadığını ileri sürerek, “Kendileriyle muhatap olmak son derece onursuzca. Onlarla iyi niyetli bir şekilde anlaşma yapmak diye bir şey yok. İnanılmaz!” değerlendirmesinde bulundu.

İran’dan temkinli mesaj: Mutabakat zaptı hiç bu kadar yakın olmamıştı

Trump’ın sert açıklamasından önce İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yürütülen temaslara ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulunmuştu. Arakçi, “İslamabad’da görüşülen Mutabakat Zaptı hiç bu kadar yakın olmamıştı. Son onayına kadar, medya içeriği hakkında spekülasyona girmekten kaçınılması gerekiyor” dedi.

Arakçi’nin açıklaması, İran tarafının sürece tamamen kapıyı kapatmadığını, ancak nihai imza öncesinde kamuoyuna yansıyan bilgilerin kesin anlaşma gibi değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koydu.

Trump önce anlaşmanın sağlandığını duyurmuştu

ABD Başkanı Trump, bir gün önce yaptığı açıklamada İran ile anlaşmaya varıldığını ve mutabakat zaptının hafta sonu imzalanabileceğini söylemişti. Bu açıklama, uluslararası kamuoyunda Washington ile Tahran arasında yeni bir diplomatik sürecin başladığı şeklinde yorumlanmıştı.

Ancak Tahran’dan gelen açıklamalarda daha temkinli bir dil kullanıldı. İran tarafı, anlaşmanın kesinleşmesi için son onay sürecinin tamamlanması gerektiğine işaret etti.

Amerikan basınına yansıyan haberlerde ise anlaşma kapsamında ateşkesin 60 gün uzatılabileceği, bu süre içinde nükleer müzakerelerin yürütülmesinin planlandığı belirtildi. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın anlaşmanın imzalanmasının ardından açılması ve gemi trafiğinin 30 gün içinde eski seviyesine dönmesinin hedeflendiği aktarıldı.

İran basınında 14 maddelik taslak iddiası

İran basını, ABD ile İran arasında yürütülen görüşmelere ilişkin 14 maddelik bir mutabakat zaptı taslağı bulunduğunu ileri sürdü. Yarı resmi Mehr Haber Ajansı, müzakere heyetine yakın ve ismi açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde taslakta yer aldığı öne sürülen maddeleri paylaştı.

İddiaya göre mutabakat taslağı, görüşmelerin İran’ın füze programı dışarıda bırakılarak nükleer ve ekonomik konular çerçevesinde yürütülmesini öngörüyor. Taslakta ABD’nin İran’a yönelik bazı yaptırımları kaldırması, İran çevresindeki askeri güçlerini geri çekmesi, deniz ablukasını sonlandırması, petrol yaptırımlarını askıya alması ve dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılması gibi başlıkların yer aldığı öne sürüldü.

Hürmüz Boğazı ve deniz ablukası taslakta öne çıkan başlıklar arasında

İran basınına yansıyan taslakta en dikkat çeken maddelerden biri Hürmüz Boğazı’na ilişkin düzenleme oldu. Buna göre ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukasını 30 gün içinde kaldırması, Hürmüz Boğazı’nın da yine 30 gün içinde “Tahran’ın düzenlemelerine göre” tam olarak gemi trafiğine açılması öngörülüyor.

Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticareti açısından kritik öneme sahip geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Bu nedenle boğazdaki gemi trafiğine ilişkin her gelişme, petrol piyasaları ve küresel ticaret açısından yakından takip ediliyor.

Petrol yaptırımları ve dondurulmuş varlıklar gündemde

Taslakta yer aldığı iddia edilen maddelerden bir diğeri de İran’ın petrol, petrokimya ürünleri ve bunların türevlerinin satışına yönelik yaptırımların askıya alınması oldu. Ayrıca İran’ın dondurulmuş varlıklarına tam erişiminin sağlanmasının da mutabakat metninde yer aldığı ileri sürüldü.

İran basınına göre, ABD ile yürütülecek 2 aylık müzakereler sırasında İran’ın 24 milyar dolarlık dondurulmuş varlığının serbest bırakılması planlanıyor. Bu miktarın 12 milyar dolarlık bölümünün görüşmeler başlamadan önce serbest bırakılmasının taslakta yer aldığı iddia edildi.

Taslakta, İran’a uygulanan petrol yaptırımlarının askıya alınması ve deniz ablukasının kaldırılması şartları yerine getirilmeden nihai müzakerelerin başlamayacağı yönünde bir ifade bulunduğu da aktarıldı.

60 günlük nükleer müzakere süreci iddiası

Mutabakat taslağı olduğu öne sürülen metinde, İran’ın nükleer faaliyetleri konusunda anlaşmaya varılması için 60 günlük bir müzakere süreci öngörüldüğü belirtildi. Bu süreçte ABD’nin Tahran’a yönelik birincil, ikincil ve diğer yaptırımlarının kaldırılması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu kararlarına ilişkin adımların ele alınması planlanıyor.

İddiaya göre İran’ın, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması kapsamındaki nükleer silah üretmeme taahhüdünü yeniden vurgulaması da taslak maddeler arasında bulunuyor.

Taslakta nihai anlaşmanın yalnızca zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti, zenginleştirme faaliyetlerinin geleceği, yaptırımların kaldırılması ve İran’ın ekonomik yeniden yapılanma programı başlıkları üzerinden yürütüleceği ileri sürüldü.

Füze programı ve vekil güçler gündem dışında iddiası

İran basınında yer alan haberlere göre, taslakta İran’ın füze programı ile “direniş grupları” olarak nitelendirdiği vekil güçlere verdiği desteğin müzakere gündeminden çıkarıldığı iddia edildi.

Bu başlık, Washington ile Tahran arasındaki en tartışmalı konulardan biri olarak biliniyor. ABD, geçmişte İran’ın füze programı ve bölgesel vekil güçlerle ilişkisini güvenlik tehdidi olarak değerlendirirken, İran bu alanları ulusal savunma ve bölgesel politika kapsamında ele alıyor.

Trump’ın son açıklaması ise bu iddiaların Washington tarafından kabul edilmediğini gösterdi. ABD Başkanı, İran’dan sızdırıldığı öne sürülen şartların anlaşma metniyle ilgisi olmadığını vurgulayarak, görüşmelerin içeriğine ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgileri reddetti.

Lübnan detayı da taslakta yer aldı

İran basınına yansıyan 14 maddelik taslakta, Lübnan’ın da varılacak ateşkese dahil edileceği iddia edildi. Ancak bu başlığa ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.

Bölgesel gerilimlerin sürdüğü bir dönemde Lübnan’ın ateşkes sürecine dahil edilmesi iddiası, anlaşmanın yalnızca İran-ABD hattında değil, Orta Doğu’daki daha geniş güvenlik dengeleri açısından da ele alındığını gösteren bir unsur olarak değerlendirildi.

Anlaşma sürecinde belirsizlik sürüyor

Trump’ın açıklamaları, İran ile ABD arasındaki mutabakat sürecinde belirsizliğin devam ettiğini ortaya koydu. Bir yanda Trump’ın önceki gün anlaşmanın sağlandığını ve hafta sonu imza atılabileceğini açıklaması, diğer yanda İran basınına yansıyan taslak iddialarının Washington tarafından reddedilmesi, sürecin hassas bir aşamada olduğunu gösteriyor.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi’nin “mutabakat zaptı hiç bu kadar yakın olmamıştı” açıklaması ise diplomatik temasların sürdüğüne işaret ediyor. Ancak Trump’ın sert çıkışı, nihai metin üzerinde taraflar arasında hâlâ ciddi anlaşmazlıklar veya kamuoyuna yansıyan maddeler konusunda farklı yaklaşımlar bulunabileceğini gösterdi.

Görüşmelerin önümüzdeki günlerde nasıl şekilleneceği, hem nükleer müzakereler hem de Hürmüz Boğazı, petrol yaptırımları, dondurulmuş fonlar ve bölgesel ateşkes başlıkları açısından yakından takip edilecek.