Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Üstel’den GKRY’ye sert yanıt: “Türkiye garantördür, işgalci değil”

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos’un Avrupa Komisyonu üyeleri önünde Türkiye’yi “işgalci” olarak niteleyen sözlerine tepki gösterdi. Üstel, ifadelerin “tarihi gerçekleri çarpıtan, uluslararası hukuku yok sayan ve provokasyondan ibaret” olduğunu belirterek, Türkiye’nin 1960 Garanti Antlaşmaları çerçevesinde adada bulunduğunu vurguladı.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos’un Avrupa

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos’un Türkiye’yi hedef alan açıklamalarına sert sözlerle karşılık verdi. KKTC Başbakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Üstel, Kombos’un Avrupa Komisyonu üyeleri önünde Türkiye Cumhuriyeti’ni “işgalci” olarak niteleyen ifadelerini “tarihi hakikatlerin tahrifi” olarak değerlendirdi.

Üstel, Rum Dışişleri Bakanı’nın kullandığı dilin, “uluslararası hukuku görmezden gelen” ve “siyasi provokasyondan ibaret” söylemler içerdiğini ifade ederek, bu yaklaşımın Kıbrıs meselesinin çözümüne katkı sağlamadığını kaydetti. Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü “tek yanlı ve mesnetsiz” üslubun, adadaki fiili ve hukuki gerçekleri inkâr etmeye dönük sonuçsuz bir algı çabasının devamı olduğunu belirten Üstel, “Haddini aşan ve tarihi çarpıtan sözlere asla müsaade etmeyiz. Türkiye Cumhuriyeti garantördür, işgalci değil” dedi.

Başbakan Üstel, Türkiye’nin adadaki varlığına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Açık ve nettir; Türkiye Cumhuriyeti, 1960 Garanti Antlaşmalarından doğan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde Kıbrıs Türk halkının güvenliği için adadadır. Bu varlık bir ‘işgal’ değil; Kıbrıs Türk halkının varlığını, can güvenliğini ve siyasi eşitliğini teminat altına alan meşru ve hukuki bir garantörlük görevidir.”

Üstel, KKTC’nin hak ve çıkarlarının Türkiye ile “tam uyum ve kararlılık” içinde korunmaya devam ettiğini vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve egemenliğinin “hiçbir şartta pazarlık konusu yapılamayacağını” ifade etti.

Kombos’un iddialarının, 1963-1974 döneminde Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı saldırıları, zorla dışlanmayı ve yaşanan insani dramları “bilinçli biçimde görmezden geldiğini” savunan Üstel, “Tarihi çarpıtarak siyaset üretme gayreti; ne uluslararası kamuoyunda karşılık bulur ne de Kıbrıs Türk halkının iradesini gölgeleyebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Üstel ayrıca, adada iki devletli çözüm modelinin mevcut gerçeklere dayanan “tek gerçekçi ve sürdürülebilir” seçenek olduğunu belirterek, Rum tarafının “çökmüş federasyon tezlerine” tutunarak Türkiye’yi hedef alan söylemlerinin “çözüm değil, çözümsüzlük ürettiğini” kaydetti.

Bu tabloda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konan kararlı duruşun, Kıbrıs Türk halkının “egemen eşitliğini ve devlet iradesini” savunan güçlü bir iradenin yansıması olduğunu söyleyen Üstel, çağrısını şöyle dile getirdi:

“Çağrımız nettir: Gerçeklerden kaçmak yerine, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul eden, saygılı ve samimi bir dili benimseyin. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum içinde, halkımızın haklarını ve devletimizin egemenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.”