Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Uçak bileti fiyatları savaşın gölgesinde yükseldi

Ortadoğu’daki savaşın petrol ve jet yakıtı maliyetlerini sert biçimde artırması, küresel havacılık sektöründe bilet fiyatlarına zam ve yakıt ek ücreti dalgasını beraberinde getirdi.

Ortadoğu’daki savaşın petrol ve jet yakıtı maliyetlerini sert biçimde artırması,

Ortadoğu’da İran merkezli savaşın enerji piyasalarında yol açtığı dalgalanma, havacılık sektörünü doğrudan etkiledi. Savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 50 bin uçuşun iptal edildiği, Batı ile Uzakdoğu arasındaki en önemli aktarma merkezlerinden biri olan Dubai Havalimanı’nın da yaklaşık 17 gündür tam kapasiteyle kullanılamadığı bildirildi. Bu gelişmeler, küresel uçuş ağında ciddi aksamalara yol açtı.

Krizin en görünür etkisi petrol fiyatlarında ortaya çıktı. Dünya Bankası’nın yıl genelinde 65 dolar civarında seyretmesini beklediği petrol fiyatı, kısa sürede 106 doların üzerine çıktı. Brent petrol yüzde 2,82 artışla 106 dolara ulaşırken, WTI tipi ham petrol de yüzde 2,43 yükselerek 100 dolar seviyesini aştı. Petrol fiyatlarındaki bu sert yükseliş, havacılıkta kullanılan jet yakıtı maliyetlerini de hızla yukarı çekti.

Uzman değerlendirmelerine göre jet yakıtındaki fiyat artışı, havayolu şirketlerinin toplam operasyon maliyetlerini yüzde 20 ila 30 arasında yükseltti. Ancak havayolu şirketleri, biletlerin önemli bölümünü aylar öncesinden sattıkları için artan maliyetleri anında yolcuya yansıtmakta zorlanıyor. Bu durum, sektör açısından kâr marjlarını daraltan önemli bir baskı unsuru olarak öne çıkıyor.

ABD’de açıklanan verilere göre havayolları ocak ayında jet yakıtı için galon başına ortalama 2,36 dolar ödeme yaptı. Savaş sonrasında ise bu maliyetin hızla yükseldiği belirtiliyor. Analistler, sektörün kritik bir ikilemle karşı karşıya bulunduğunu vurguluyor. Buna göre şirketler fiyatları fazla artırırsa talep zayıflıyor, artırmazsa da zarar riski büyüyor.

Havacılık yazarı Zach Griff, sadece yakıt maliyetlerindeki yükselişin değil, savaş nedeniyle Ortadoğu uçuşlarının durmasının da sektör için ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti. Griff, Ortadoğu seferlerinin büyük bölümünün uzun menzilli ve yüksek kârlı hatlardan oluştuğunu, bu uçuşların devre dışı kalmasının özellikle düşük maliyetli havayollarını daha kırılgan hale getirdiğini ifade etti. Yakıt fiyatlarının bu seviyelerde kalması halinde bazı şirketler için iflas riskinin gündeme gelebileceği değerlendirmesi yapıldı.

Krizin yolcu fiyatlarına yansıması da hızlandı. Deutsche Bank analizine göre ABD’de bazı uçuşlarda ortalama bilet fiyatları yüzde 15 ila 124 arasında arttı. Düşük maliyetli havayolu şirketlerinden Spirit Airlines’ta mart sonu için satışa sunulan bazı biletlerin 86 dolardan 193 dolara kadar yükseldiği kaydedildi. Uzmanlar, özellikle Avrupa-Asya ve Avustralya-Avrupa gibi uzun mesafeli hatlarda fiyat artışlarının daha belirgin hale geleceğini vurguluyor.

Artan maliyetlere karşı havayolu şirketleri farklı stratejiler izliyor. Bunların başında “yakıt riskinden korunma” olarak bilinen fuel hedging yöntemi geliyor. Bu modelde şirketler, gelecekte kullanacakları yakıtın fiyatını finansal sözleşmelerle önceden sabitliyor. Ancak bu yöntemin yüksek nakit gerektirdiği, ayrıca petrol fiyatlarının gerilemesi halinde şirketleri daha pahalı yakıta mahkûm edebildiği belirtiliyor.

Sektörde öne çıkan bir diğer çözüm ise daha az yakıt tüketen yeni nesil uçaklara yönelmek. Modern motor teknolojileri ve hafif gövde tasarımları sayesinde koltuk başına yakıt tüketiminin yaklaşık yüzde 10 azaltılabildiği ifade ediliyor. Bunun yanında biyoyakıt kullanımı da alternatif çözümler arasında gösteriliyor. Verilere göre 2025 itibarıyla havacılık sektöründe kullanılan toplam yakıtın yaklaşık yüzde 7’si biyoyakıtlardan oluşuyor.

Uzun menzilli uçakların yakıt kapasitesi ve tüketimi, maliyet baskısının boyutunu daha da görünür kılıyor. Boeing 777 tipi geniş gövdeli bir yolcu uçağı yaklaşık 170 bin litre jet yakıtı alabiliyor. Bu kapasite, uçağın 14 ila 16 saat aralıksız uçmasına imkân tanıyor. Aynı uçak, saat başına yaklaşık 6 ila 7 ton yakıt tüketiyor. Dolayısıyla 10 saatlik bir uçuşta toplam tüketim 70 tonun üzerine çıkabiliyor. Petrol fiyatlarının yüzde 60’a yakın arttığı bir ortamda bu tüketim, havayolu şirketlerinin maliyetlerini dramatik biçimde büyütüyor.

Artan jet yakıtı maliyetleri nedeniyle çok sayıda havayolu şirketi bilet fiyatlarını yükseltti ya da yakıt ek ücreti uygulamasına geçti. Qantas Airways, Air New Zealand, SAS, Cathay Pacific, Air France-KLM, Air India, Hong Kong Airlines, AirAsia, Thai Airways ve FlySafair bu yönde adım atan şirketler arasında gösteriliyor. Bazı şirketler doğrudan fiyat artışına giderken, bazıları ise yolcudan ayrıca yakıt ek ücreti tahsil etmeye başladı.

Enerji fiyatlarındaki yükselişin etkileri yalnızca havacılıkla sınırlı kalmadı. ABD’de kısa vadeli faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması altın üzerinde baskı oluştururken, doların zayıf seyri kayıpları sınırladı. Külçe altının ons fiyatı 5 bin dolar seviyesinde işlem görürken, gram altın haftaya 7 bin 242 liradan başladı ve gün içinde yüzde 1 civarında değer kaybetti.