Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

6 yaşında demir akciğere bağlandı, 70 yıl hayata meydan okudu: İşte avukatlığa uzanan inanılmaz hikâyesi

Altı yaşındayken çocuk felci nedeniyle boynundan aşağısı felç olan Paul Alexander, nefes alabilmek için “demir akciğer” adı verilen mekanik solunum cihazına bağlandı. Hayatının büyük bölümünü bu cihazın desteğiyle geçiren Alexander, bütün engellere rağmen üniversiteyi bitirdi, hukuk diploması aldı, yıllarca avukatlık yaptı ve yaşam öyküsünü kitaplaştırdı.

Altı yaşındayken çocuk felci nedeniyle boynundan aşağısı felç olan Paul

Tıp tarihinin en dikkat çekici yaşam mücadelelerinden birine imza atan Paul Alexander, fiziksel sınırların eğitim, meslek ve hayata katılımın önünde mutlak bir engel olmadığını gösterdi.

ABD’nin Teksas eyaletinde yaşayan Alexander, 1952’de henüz altı yaşındayken çocuk felcine yakalandı. Hastalık göğüs kaslarını da etkileyince kendi başına nefes alamaz hale geldi ve vücudunu boynundan aşağıya kadar içine alan demir akciğere yerleştirildi.

Altı yaşındayken bütün hayatı değişti

1952 yılında Dallas’ta yaşanan çocuk felci salgını sırasında hastalanan Alexander’ın durumu kısa sürede ağırlaştı. Kaslarını hareket ettiremez ve nefes alamaz hale gelen küçük çocuk, hastaneye kaldırıldı.

Solunum yollarının temizlenmesi için acil müdahale uygulanan Alexander, gözlerini açtığında kendisini demir akciğerin içerisinde buldu. Doktorların başlangıçta yaşama şansını düşük gördüğü Alexander, tedavi sürecinin ardından cihazıyla birlikte evine dönebildi.

Demir akciğer nasıl çalışıyordu?

Demir akciğer, hastanın başı dışarıda kalacak şekilde vücudunu kapalı bir metal bölmenin içine alan negatif basınçlı bir solunum cihazıydı.

Cihazın içindeki hava basıncı düzenli olarak düşürülüp yükseltiliyor, bu değişim göğüs kafesinin genişleyip daralmasını sağlıyordu. Böylece solunum kasları çalışmayan hastanın akciğerlerine hava girip çıkabiliyordu.

Paul Alexander cihazın içinde aralıksız 70 yıl kalmadı; ancak yaşamı boyunca her gün, özellikle uyurken ve solunum desteğine ihtiyaç duyduğu dönemlerde demir akciğeri kullanmayı sürdürdü. Guinness Dünya Rekorları, onu negatif basınçlı solunum cihazını en uzun süre kullanan kişi olarak kayıtlara geçirdi.

“Kurbağa solunumu” hayatında yeni bir dönem başlattı

Alexander’ın hayatını değiştiren gelişmelerden biri, fizyoterapistinin yardımıyla öğrendiği “kurbağa solunumu” oldu. Tıbbi adı glossopharyngeal solunum olan bu yöntemde kişi, boğaz kaslarıyla havayı küçük miktarlar halinde yutarak akciğerlerine gönderiyor.

Alexander’ın bu tekniği öğrenmesi yaklaşık bir yıl sürdü. Başarılı olduktan sonra belirli sürelerle cihazdan çıkabildi; ilerleyen yıllarda dışarıda saatler geçirmeye, eğitimine devam etmeye ve sosyal yaşama katılmaya başladı. Uyurken bu yöntemi bilinçli şekilde uygulayamadığı için demir akciğer desteğine ihtiyaç duymaya devam etti.

Okula gitmeden mezun oldu

Fiziksel koşulları Paul Alexander’ın eğitim isteğini durdurmadı. Derslerini büyük ölçüde evden takip eden Alexander, Teksas’ta fiziksel olarak sınıfa devam etmeden lise bitiren ilk öğrencilerden biri oldu.

Kimi haberlerde “sınıf birincisi” olduğu belirtilse de Teksas Üniversitesi Hukuk Fakültesinin yayımladığı yaşam öyküsüne göre liseyi sınıf ikincisi olarak tamamladı.

Üniversiteyi bitirip hukuk diploması aldı

Alexander, lise eğitiminin ardından Teksas Üniversitesine kabul edildi. 1978’de lisans eğitimini tamamladı, 1984’te aynı üniversitenin hukuk fakültesinden mezun oldu.

Hareket kabiliyeti son derece sınırlı olmasına rağmen eğitim hayatını sürdüren Alexander, yazı yazmak için ağzında tuttuğu kalem ve benzeri araçlardan yararlandı.

Mahkeme salonlarında müvekkillerini savundu

Hukuk diplomasını aldıktan sonra avukatlık yapmaya başlayan Alexander, özel olarak düzenlenen tekerlekli sandalyesiyle mahkeme salonlarına gitti.

Aile hukuku ve iflas davaları başta olmak üzere çeşitli dosyalarda çalışan Alexander, Dallas ve Fort Worth çevresinde yaklaşık 30 yıl hukuk mesleğini sürdürdü. Demir akciğerin dışında kalabildiği saatleri duruşmalar, görüşmeler ve mesleki çalışmaları için kullandı.

Bir köpek için üç dakika nefes aldı

Alexander’ın hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri çocukluk yıllarında yaşandı. Fizyoterapisti, cihazın dışında üç dakika boyunca nefes almayı başarırsa kendisine bir köpek alınacağını söyledi.

Uzun çalışmaların ardından bu hedefe ulaşan Alexander, köpeğine kavuştu. Yıllar sonra kaleme aldığı anı kitabına da bu olaydan esinlenerek “Three Minutes for a Dog: My Life in an Iron Lung” adını verdi. Kitap 2020’de yayımlandı.

Kitabını ağzındaki çubukla yazdı

Paul Alexander, otobiyografisini fiziksel engellerine rağmen kendisi yazdı. Klavye tuşlarına ağzında tuttuğu özel bir çubukla basıyor, bazı bölümleri ise yardımcısına dikte ediyordu.

Teksas Üniversitesi Hukuk Fakültesinin aktardığına göre kitabın hazırlanması yıllar sürdü. Eserde çocuk felciyle başlayan mücadelesini, eğitim hayatını, avukatlık kariyerini ve bağımsız yaşama arzusunu anlattı.

Modern cihazlara rağmen demir akciğeri kullanmayı sürdürdü

Tıp teknolojisi ilerledikçe daha küçük ve taşınabilir solunum cihazları geliştirildi. Ancak Alexander, uzun yıllar boyunca alıştığı demir akciğeri kullanmayı tercih etti.

Cihazların üretiminin durması ve yedek parçaların bulunmasının zorlaşması nedeniyle Alexander’ın arkadaşları, eski makineleri onarmak ve çalışır durumda tutmak için yoğun çaba gösterdi.

78 yaşında hayatını kaybetti

Paul Alexander, 11 Mart 2024’te Dallas’ta 78 yaşında yaşamını yitirdi. Teksas Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Alexander’ı başarılı bir avukat, yazar ve çocuk felciyle yaşayan ilham verici bir mezun olarak andı.

Geride yalnızca sıra dışı bir hayatta kalma öyküsü değil; eğitim, meslek ve bağımsızlık hakkı konusunda milyonlarca insana ilham veren güçlü bir miras bıraktı.