Grip sezonunun başlamasıyla birlikte aşıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar da yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, grip aşısının yüzde 100 koruma sağlamasa da özellikle ağır hastalık ve komplikasyon riskini azaltmada önemli olduğunu vurguluyor.
Grip; bronşit, zatürre ve kalp yetmezliği gibi komplikasyonlara yol açabilirken, özellikle 65 yaş üzerindekiler, kronik hastalığı bulunanlar, sağlık çalışanları ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler daha yüksek risk taşıyor.
“Aşı beni hasta etti” düşüncesi doğru değil
İnaktif grip aşıları gribe neden olmuyor. Aşı sonrasında enjeksiyon yerinde ağrı, hafif ateş, baş ağrısı, kas ağrısı veya halsizlik gibi kısa süreli yan etkiler görülebiliyor.
Aşıdan sonra başka bir solunum yolu enfeksiyonuna yakalanmak da mümkün. Bu durum aşının gribe neden olduğu ya da tamamen etkisiz kaldığı anlamına gelmiyor.
“Geçen yıl aşı oldum, yine grip geçirdim” demek de doğru değil
Grip aşısı tam koruma sağlamıyor. Etkinlik; dolaşımdaki virüslerle aşının uyumu, kişinin yaşı ve sağlık durumuna göre değişebiliyor.
Grip virüslerinin zamanla değişmesi nedeniyle aşı içeriği de her sezon yeniden düzenleniyor. Aşılı bir kişinin grip geçirmesi, aşının hiçbir koruyucu etkisi olmadığı anlamına gelmiyor.
Hamilelikte aşı için hekim değerlendirmesi önemli
Gebelik döneminde grip daha ağır seyredebilir ve hastaneye yatış riskini artırabilir.
Kaynak metinde, hamileliğin ilk 3 ayında grip aşısı yapılmaması, sonraki aylarda ise tavsiye edilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu nedenle gebelerin aşı zamanlamasını kendi hekimleriyle değerlendirmesi gerekiyor.
“Grip aşılarında zararlı metaller var” genellemesi yanlış
Grip aşılarının içeriği ürün ve formülasyona göre değişebiliyor. Bu nedenle tüm grip aşılarında aynı maddelerin bulunduğu yönündeki genellemeler doğru değil.
Aşı yaptıracak kişilerin, kullanılacak ürünün içeriğini sağlık profesyonelinden öğrenmesi öneriliyor.
Risk grubundakiler daha dikkatli olmalı
Grip aşısının özellikle şu gruplarda daha önemli olduğu belirtiliyor:
- 65 yaş üzerindekiler
- Kalp yetmezliği, KOAH, diyabet ve böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı bulunanlar
- Sağlık çalışanları
- Kreşe giden çocuklar
- Organ nakli yapılanlar
- Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar
- Kanser hastaları
Kanser tedavisi gören kişilerde aşının türü ve zamanlamasının uygulanan tedaviye ve bağışıklık durumuna göre hekim tarafından belirlenmesi gerekiyor.





