Günlük yaşamda zaman zaman yaşanan unutkanlıklar çoğu kişide yorgunluk, dikkat dağınıklığı, stres veya uykusuzlukla ilişkili olabiliyor. Ancak bazı unutkanlık türlerinin nörolojik değerlendirme gerektirebileceği belirtiliyor.
Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, özellikle yakın geçmişin tamamen unutulması, aynı soruların kısa aralıklarla tekrarlanması ve günlük yaşam becerilerinde bozulma görülmesinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Yakın geçmişi hiç hatırlayamamak önemli bir uyarı
Anahtarın nereye konulduğunu unutmak, birinin adını kısa süreliğine hatırlayamamak veya ocağın açık kalıp kalmadığını kontrol etmek gibi durumların çoğu zaman dikkat eksikliği ve yorgunlukla ilişkili olabileceğini belirten Şalçini, asıl uyarı işaretlerinin daha farklı olduğunu ifade etti.
Şalçini, az önce yapılan bir konuşmayı hiç yaşanmamış gibi unutmak, aynı soruyu kısa sürede defalarca sormak veya yıllardır bilinen bir yolu bulamamak gibi durumlarda uzman değerlendirmesinin önemli olduğunu belirtti.
“Ütüyü buzdolabına koymak” doğal yaşlanma belirtisi değil
Yaş ilerledikçe isimleri daha geç hatırlamanın veya yeni bilgileri öğrenmenin biraz daha uzun sürebileceğini belirten Şalçini, bunun doğal yaşlanma sürecinin bir parçası olabileceğini söyledi.
Ancak unutkanlığın kişinin faturalarını ödemesine, yemek yapmasına, ocak kullanmasına veya kişisel bakımını sürdürmesine engel olması durumunda bunun normal yaşlanma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Şalçini, ütüyü buzdolabına koymak gibi eşyaları tamamen ilgisiz yerlere yerleştirmenin de nörolojik değerlendirme gerektiren belirgin bir uyarı olduğunu ifade etti.
Stres ve uykusuzluk hafızayı etkileyebilir
Kronik stres ve yetersiz uykunun da hafıza üzerinde ciddi etkileri olabileceğine dikkat çekiliyor.
Şalçini, kronik stres sırasında artan kortizol hormonunun beynin hafızayla ilişkili bölgelerini etkileyebildiğini, bunun da yeni bilgilerin zihne kaydedilmesini zorlaştırabileceğini belirtti.
Yeterli ve kaliteli uyku alınmadığında ise gün içinde öğrenilen bilgilerin düzenlenmesi ve depolanması süreçlerinin olumsuz etkilenebileceğini söyledi.
Beyin sisi ile demans nasıl ayırt edilir?
Beyin sisi ile gerçek hafıza kaybı arasındaki temel farkın, unutulan bilginin daha sonra geri gelip gelmemesi olduğunu belirten Şalçini, beyin sisi yaşayan kişinin bir süre sonra veya ipucu verildiğinde bilgiyi yeniden hatırlayabileceğini söyledi.
Demans türlerinde ise bazı bilgilerin geri çağrılmasının daha güç olabildiğine dikkat çekti.
Örneğin beyin sisi yaşayan bir kişinin gözlüğünü nereye koyduğunu unutabileceğini ancak bulduğunda oraya bıraktığını hatırlayabileceğini belirten Şalçini, Alzheimer gibi hastalıklarda kişinin eşyayla veya olaya ilişkin bağlantıyı kurmakta daha ciddi güçlük yaşayabileceğini ifade etti.
Uzmanlar, unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlaması, kişinin yakın geçmişi kaydetmekte zorlanması veya davranışlarında belirgin değişiklikler görülmesi halinde nörolojik değerlendirme yapılmasını öneriyor.





