Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı’nın (CICA) 7. Zirvesi için bulunduğu Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Fidan, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin tarih boyunca çeşitli sınamalardan geçtiğini ve bugün sağlam stratejik temeller üzerine oturduğunu söyledi. Bakan Fidan’ın Bakü programı kapsamında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildiği, ayrıca Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile de görüştüğü bildirildi.
“Sarsılmaz bir dostluk ve kardeşlik bağı var”
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin yalnızca siyasi değil, kültürel, sosyal ve ekonomik alanlarda da güçlü bir karşılığı bulunduğunu belirten Fidan, iki ülkenin kamuoylarının da giderek daha fazla bütünleştiğini ifade etti.
Fidan, “İki devlet, tek millet prensibi kendisini bütün alanlarda göstermektedir. Liderlerimiz arasında sarsılmaz bir dostluk ve kardeşlik bağı vardır. Bu bağ çok zor zamanlarda, savaş ve kriz zamanlarında test edilmiş bir bağdır” dedi.
Türkiye ile Azerbaycan arasında zaman zaman bazı konularda farklı yaklaşımlar olabileceğini belirten Fidan, bu farklılıkların iki ülke arasındaki stratejik ilişkilere zarar verecek şekilde kullanılmaması gerektiğini söyledi.
“Sorunlarımızı medeni şekilde konuşuruz”
İki ülke kamuoyları arasındaki yoğun etkileşime de değinen Fidan, farklı görüşlerin sosyal medya üzerinden propaganda malzemesine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguladı.
Fidan, “Biz kadim bir milletiz. Kendi sorunlarımızı da bu kadim geçmişe yakışır bir şekilde, bize yaraşan bir şekilde oturup medeni bir şekilde konuşuruz” ifadelerini kullandı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yaptığı görüşmede de bu başlıkları ele aldıklarını belirten Fidan, iki ülkenin liderleri arasındaki bağın güçlü şekilde devam edeceğini söyledi.
Türkiye Karadeniz için diplomasi yürütüyor
Fidan’ın açıklamalarındaki bir diğer önemli başlık Rusya-Ukrayna savaşı oldu.
Türkiye’nin önceliğinin savaşın sona ermesi olduğunu belirten Fidan, bunun henüz mümkün olmaması nedeniyle en azından Karadeniz’in savaşın dışında tutulması için yoğun diplomatik çaba yürütüldüğünü söyledi.
Fidan, bu konuyu Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile de görüştüklerini ve Türkiye’nin hazırladığı bir teklifin hem Rusya hem Ukrayna tarafına iletildiğini belirtti.
Karadeniz’de güvenli seyrüsefer vurgusu
Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin yalnızca bölge ülkeleri açısından değil, küresel ekonomi açısından da önemli olduğunu söyleyen Fidan, özellikle tahıl ticaretinin sekteye uğramasının gelişmekte olan ülkeleri doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
Karadeniz’de ticaretin kısıtlanmasının gıda ve enerji fiyatlarını artırabileceğini belirten Fidan, özellikle Afrika ülkelerine yönelik buğday sevkiyatının risk altında kalmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Hürmüz Boğazı ve Babülmendep’te de dönem dönem yaşanan kısıtlamalara işaret eden Fidan, Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin korunmasının küresel ticaret açısından daha da kritik hale geldiğini belirtti.
Türkiye’nin bu konuda taraflarla temaslarını sürdüreceğini ifade eden Fidan, Karadeniz’de güvenli ticaret ve seyrüseferin devam etmesi için girişimlerin süreceğini söyledi.





