Bipolar bozukluk ve şizofreni tedavisinde en önemli konulardan biri, tedavinin uzun süre kesintisiz sürdürülebilmesi olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, tedaviye uyumun yalnızca kişinin ilaçlarını kullanmak isteyip istememesiyle açıklanamayacağını belirtiyor. Hastalığın anlaşılması, kullanılan ilaçlara ilişkin düşünceler, sosyal destek, madde kullanımı ve hasta ile hekim arasındaki ilişkinin niteliği süreci doğrudan etkileyebiliyor.
Hastalığı anlamak tedaviye bağlılığı güçlendiriyor
Tedavi sürecinde yalnızca hastaya bilgi verilmesinin yeterli olmadığı, kişinin zaman içerisinde hastalığını anlaması ve kendi tedavisini yönetme becerisi kazanmasının önem taşıdığı belirtiliyor.
Hastalığı ve tedavinin neden gerekli olduğunu daha iyi anlayan kişilerin tedaviye bağlılığının artabildiğine dikkat çekiliyor. Özellikle hastalık farkındalığının, ilaç kullanımının düzenli sürdürülmesinde önemli bir unsur olduğu ifade ediliyor.
Şizofrenide ise tedaviye uyumu artırmak için tek bir yöntemin yeterli olmadığı; eğitim, davranışsal destek, aile katılımı ve ilaç tedavisinin birlikte ele alınmasının daha etkili sonuçlar verebildiği kaydediliyor.
Hekim-hasta ilişkisi önemli
Kişinin kendi hastalığına ilişkin farkındalığının artmasının doktoruyla kurduğu ilişkiyi de güçlendirebildiği belirtiliyor.
Güven ve iş birliğine dayalı bir tedavi ilişkisinin, hastanın tedavi kararlarına katılımını ve tedaviyi sürdürmesini kolaylaştırabileceği ifade ediliyor.
Aile desteğinde yaklaşım belirleyici
Aile desteği de tedaviye uyumu etkileyen önemli faktörlerden biri.
Ailenin doğru bilgilendirilmesi, hastaya günlük yaşamda destek olması ve tedavi sürecine iş birliği içinde katılması olumlu sonuçlar sağlayabiliyor.
Buna karşılık aşırı eleştirel, baskıcı veya suçlayıcı yaklaşımın tedavi sürecini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle desteğin yalnızca varlığı değil, nasıl sunulduğu da önem taşıyor.
Uzun etkili enjeksiyonlar sürekliliği kolaylaştırabiliyor
Şizofreni tedavisinde kullanılan uzun etkili enjeksiyonların, günlük ilaç dozlarının unutulması veya atlanması riskini azaltabildiği belirtiliyor.
Bu yöntemde ilacın belirli aralıklarla uygulanması ilaç kullanımındaki sürekliliğin takip edilmesini kolaylaştırabiliyor. Ancak uzun etkili tedavilerin de tek başına kesin çözüm olmadığı vurgulanıyor.
Hastanın tedaviyi kabul etmesi, enjeksiyon ve kontrol randevularına düzenli katılması ve tedavinin kendisi için faydalı olduğuna inanması sürecin başarısında etkili oluyor.
Uzmanlar, bipolar bozukluk ve şizofrenide tedaviye uyumun kişiye özel, uzun süreli ve çok yönlü bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguluyor.




