Meme kanseri tedavisinde cerrahi yöntemler, teknolojik gelişmeler ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarıyla birlikte önemli ölçüde değişiyor.
Günümüzde temel hedef yalnızca tümörün çıkarılması değil; aynı zamanda mümkün olduğunca sağlıklı dokunun korunması, ameliyat sonrası iyileşmenin hızlandırılması ve hastanın yaşam kalitesinin desteklenmesi olarak öne çıkıyor.
1. Tek portlu robotik cerrahi
Tek portlu robotik cerrahi, uygun hastalarda tek ve küçük bir girişten ameliyat yapılmasına imkan sağlayabiliyor.
Robotik sistemin sunduğu yüksek görüntü netliği ve hareket kabiliyeti, cerrahın dar alanlarda daha kontrollü çalışmasına yardımcı olabiliyor.
Bu yöntemle daha küçük yara, daha az doku hasarı, daha az kanama ve ameliyat sonrası daha konforlu bir iyileşme süreci hedefleniyor.
Robotik cerrahinin her meme kanseri hastası için uygun olmadığı, hastanın ve tümörün özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
2. Endoskopik cerrahi
Endoskopik cerrahide küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletlerle işlem gerçekleştiriliyor.
Bu yöntem, uygun hastalarda daha küçük kesilerle ameliyat yapılmasına ve yara izlerinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.
Endoskopik cerrahi kararı verilirken tümörün boyutu, yerleşimi, hastalığın evresi ve meme dokusunun özellikleri dikkate alınıyor.
3. Dondurarak tedavi
Kriyoablasyon olarak da bilinen dondurarak tedavide, görüntüleme eşliğinde hedeflenen dokuya özel bir prob yerleştiriliyor ve çok düşük sıcaklıklarla hücreler dondurularak tahrip ediliyor.
Daha önce bazı iyi huylu meme kitlelerinde kullanılan bu yöntem, günümüzde seçilmiş bazı meme kanseri hastalarında da değerlendirilebiliyor.
Lokal anestezi altında uygulanabilmesi ve küçük bir girişimle yapılabilmesi yöntemin öne çıkan özellikleri arasında bulunuyor.
4. Onkoplastik cerrahi
Onkoplastik cerrahi, kanser cerrahisi ile plastik cerrahi tekniklerini bir araya getiriyor.
Bu yöntemde tümör çıkarılırken memenin doğal görünümünün mümkün olduğunca korunması veya yeniden şekillendirilmesi amaçlanıyor.
Cerrahi planlama sırasında tümörün özellikleri, çıkarılacak doku miktarı ve hastanın beklentileri birlikte değerlendiriliyor.
5. Genetik riski yüksek kişilerde risk azaltıcı cerrahi
Aile öyküsü güçlü olan veya meme kanseri riskini artıran genetik değişiklikler saptanan kişilerde risk azaltıcı cerrahi seçenekleri gündeme gelebiliyor.
Bu ameliyatlarda meme dokusunun çıkarılmasının ardından hastanın durumuna göre kendi dokusu veya implantlarla yeniden meme oluşturulabiliyor.
Risk azaltıcı cerrahi kararı verilmeden önce genetik sonuçlar, aile öyküsü, yaş, genel sağlık durumu ve olası fayda ile risklerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Daha az cerrahiyle etkili tedavi hedefi
Kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerdeki gelişmeler de meme kanseri cerrahisini değiştiriyor.
Uygun hastalarda ameliyat öncesi tedavilerle tümörün küçültülmesi veya tamamen kaybolması, memede ve koltuk altında daha sınırlı cerrahi girişimlerin uygulanmasına imkan sağlayabiliyor.
Yeni yaklaşımda hedef, onkolojik güvenlikten ödün vermeden mümkün olan en sınırlı cerrahiyi uygulamak ve hastanın günlük yaşamına daha hızlı dönmesini sağlamak.





