Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Hakan Fidan’dan New York’ta kapsamlı mesajlar: Gazze, İran, Hürmüz, Mekke İttifakı, Sincar ve Başika Üssü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu yüksek düzeyli haftasının ardından New York’ta düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin bir haftalık diplomasi trafiğini değerlendirdi. Fidan, Türk heyetinin 40’tan fazla ikili görüşme ve çok taraflı toplantıya katıldığını belirterek, “Çatışmalara karşı diyaloğu, krizlere karşı diplomasiyi, bölünmelere karşı işbirliğini savunduk” dedi. Gazze ve Batı Şeria’dan İran-ABD gerilimine, Hürmüz Boğazı’ndan Mekke Savunma İttifakı’na, Suudi Arabistan’a yönelik tehditlerden Irak’ın Sincar bölgesindeki silahsızlanma sürecine kadar çok sayıda başlığa değinen Fidan, Türkiye’nin bölgesel krizlerde sonuç odaklı diplomasi yürütmeye devam edeceğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu yüksek

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu yüksek düzeyli haftasının ardından New York’ta düzenlediği basın toplantısında hem Türkiye’nin diplomatik temaslarını anlattı hem de gazetecilerin bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin sorularını yanıtladı.

Fidan, BM Genel Kurulu marjındaki haftanın Türkiye açısından son derece yoğun geçtiğini belirterek, Türkevi ve Birleşmiş Milletler merkezinde çok sayıda ikili ve çok taraflı görüşme gerçekleştirildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’na 16’ncı kez hitap ettiğini hatırlatan Fidan, Erdoğan’ın iklim eylemi ve adil geçiş konulu yüksek düzeyli etkinliğe katıldığını, ABD Başkanı Donald Trump ve Körfez İşbirliği ülkelerinin liderleriyle bölgesel konuların ele alındığı bir toplantıda yer aldığını ve ayrıca 16 ikili görüşme gerçekleştirdiğini söyledi.

Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’de yaşayan Türk vatandaşlarıyla, Türk ve ABD’li iş insanlarıyla ve düşünce kuruluşu temsilcileriyle de bir araya geldiğini belirterek, Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasını Türkiye’nin küresel vizyonunu ortaya koyan bir manifesto olarak nitelendirdi.

“Gazze’de, Batı Şeria’da yaşanan acıları aktardık”

Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM’de özellikle Filistin meselesine güçlü biçimde vurgu yaptığını belirterek şunları söyledi:

“Tecrübesi ve birikimiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın BM’den verdiği mesajlar her sene takip ettiğiniz gibi çok büyük yankı uyandırmakta. Bu yıl da küresel meseleler ve bölgesel sorunlar konusunda, son derece önemli mesajları oldu. Her şeyden önce Sayın Cumhurbaşkanımız, Filistin halkının yaşadığı dramı bir kez daha tüm çıplaklığıyla dünyanın dikkatine getirdiler. Gazze’de yaşananların insanlığın ortak vicdanını ve uluslararası sistemin güvenilirliğini sınayan bir mesele olduğunu güçlü bir biçimde ifade ettiler. Filistin devletinin tanınması çağrısını yinelediler ve Filistin’in haklı davasını her zaman destekleyeceğimizi bir kez daha güçlü bir şekilde vurguladılar. Biz de Türk heyeti olarak katıldığımız tüm toplantılarda İsrail’in soykırım politikalarını, işgal ve ilhak faaliyetlerini gündeme getirdik. Gazze’de, Batı Şeria’da yaşanan acıları aktardık.”

Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın temaslarında Kıbrıslı Türklerin beklentilerinin de uluslararası gündeme taşındığını, Türkiye’nin iklim politikaları ve Emine Erdoğan’ın öncülüğündeki sıfır atık hareketinin de ele alındığını söyledi.

Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığını yapacağı COP31’e ilişkin önceliklerin de New York’taki temaslarda anlatıldığını ifade etti.

40’tan fazla görüşme ve toplantı

Fidan, kendi temaslarının da son derece yoğun geçtiğini belirterek şunları söyledi:

“Yüksek düzeyli hafta boyunca benim gerçekleştirdiğim ikili görüşme ve çok taraflı toplantıların sayısı da 40’tan fazlaydı. Bölgesel ve küresel konuları kapsamlı bir şekilde değerlendirme imkanımız oldu. Filistin konusu yine başlıca gündem maddemizdi. Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlarıyla sekizli formatta Filistin konulu toplantıda bir araya gelme imkanımız oldu.”

Fidan, New York Deklarasyonu ve kapsamlı barış planının ele alındığı toplantılara katıldığını belirterek şöyle devam etti:

“Bunların yanı sıra Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları ile dörtlü, Suriye ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları ile üçlü formatta bir araya geldik. Pakistan ve Suudi Arabistan’dan mevkidaşlarımızla Mekke İttifakı çerçevesinde bir araya geldik ve kapsamlı istişarelerde bulunduk. Ayrıca, Dışişleri Bakanları Konseyi Dönem Başkanı sıfatıyla İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Yıllık Koordinasyon Toplantısı’na da New York’ta başkanlık ettik. ABD ile birlikte ‘Libya’da Barış, Birlik ve Refah için Uluslararası Destek’ başlıklı toplantıya ortak ev sahipliği yaptık.”

Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi Toplantısı’nda bölgesel ve küresel gelişmelerin ele alındığını belirten Fidan, Türkiye’nin 2027’de başkanlığını üstleneceği MIKTA Dışişleri Bakanları 30. Toplantısı’na da katıldığını söyledi.

Bakan yardımcıları ve diğer heyet üyelerinin de göç, kalkınma, insani yardım, iklim değişikliği ve gıda güvenliği gibi konulardaki çalışmalara katkı sunduğunu ifade eden Fidan, Rohingya, Medeniyetler İttifakı, Kırım ve arabuluculuk başlıklarında da Türkiye’nin temsil edildiğini söyledi.

Fidan, Türkiye’nin BM haftasındaki temel yaklaşımını şu sözlerle özetledi:

“Çatışmalara karşı diyaloğu, krizlere karşı diplomasiyi, bölünmelere karşı işbirliğini savunduk.”

“İlkesel tutum ile sonuç odaklı diplomasiyi bir araya getirmek esas”

Fidan, Türkiye’nin bölgesel meselelerin çözümünde bölgesel sahiplenme anlayışını savunduğunu ve Birleşmiş Milletler sisteminin reform sürecine desteğini de dile getirdiğini söyledi.

Fidan şu ifadeleri kullandı:

“Birleşmiş Milletler Sistemi’nin reform sürecine desteğimizi de ayrıca dile getirme imkanımız oldu. Geride bıraktığımız hafta Türk dış politikasının çok boyutlu niteliğini ve ülkemizin diplomatik kapasitesini bir kez daha ortaya koydu. Bizim için esas olan ilkesel tutum ile sonuç odaklı diplomasiyi aynı zamanda bir araya getirebilmektir. Türkiye’nin öncülük ettiği bölgesel girişimlerle krizlerin çözümünde harcadığı yoğun mesai ve yapıcı yaklaşımla katkısı aranan, söyledikleri dikkatle dinlenen bir aktör halini aldığını bir kez daha görmekten büyük mutluluk duyduk.”

Türkiye’nin önümüzdeki dönemde de çok taraflı platformlardaki ağırlığını artırmayı, diplomasinin bütün imkanlarını kullanmayı ve farklı aktörler arasında köprü kurmayı sürdüreceğini söyledi.

Erdoğan-Trump-Körfez görüşmelerinde Gazze ve Körfez gerilimi

Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ve Körfez ülkelerinin temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde iki başlığın ağırlık kazandığını söyledi.

Fidan şöyle konuştu:

“Birincisi, geçen sene burada süreci başlatılan Gazze Barış Planı’nın karşılaştığı zorluklar, sıkıntılar ve İsrail’in bu konudaki kural tanımazlığı. İkincisi ise Körfez’de devam eden gerilim ve bu gerilime ilişkin neler yapılabileceği konusu gündeme geldi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmelerde Türkiye’nin bölgesel barış vizyonunu, Gazze’deki sorunları, İsrail’in politikalarının oluşturduğu tehditleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın aşılmasına ilişkin görüşlerini aktardığını söyledi.

Fidan: “İsrail’in uluslararası yalnızlaşması giderek artıyor”

Fidan, İsrail’in uluslararası alandaki yalnızlığının giderek arttığını savundu.

Bu sürecin yoğun diplomasi gerektirdiğini belirten Fidan şöyle konuştu:

“Tabii ki burada takip edilen ustalıklı diplomasinin büyük rolü var. Burada uluslararası toplumun hislerini uygulanabilir, görülebilir protestolara, tavırlara ve politikalara dönüştürmek gerçekten ciddi bir çaba ve çalışma gerektiriyor, koordinasyon gerektiriyor. Bu konuda diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak, Türkiye olarak ortaklarımızla beraber, müttefiklerimizle beraber yoğun bir çaba içindeyiz. Açıkçası bunun ortaya koyduğu sonuçları da görüyoruz.

Tabii ki amacımız Gazze’deki dramın bir an önce son bulması. Oradaki insani yardım miktarının artması ve Filistinlilerin gelecek kaygısı yaşamaması. Bunu temin etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Ama İsrail’in yaptığı zulüm ve katliam, yapılan diplomatik çabalar sonucu artık eskisi kadar sonuçsuz kalmıyor. Yaptığı her eylemin karşılığında çok ağır bedeller ödemek zorunda. Bu yalnızlaşma Uluslararası Adalet Divanı ve Ceza Mahkemeleri dahil olmak üzere burada tabii ki hukuki yaptırımlarla karşı karşıya gibi daha önce hiç alışık olmadığı, hiç karşılaşmadığı durumlarla karşılaşıyor.”

Fidan, bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin ve ortaklarının insan vicdanını ve evrensel değerleri merkeze alan politikasının sonucu olduğunu savundu.

Yaklaşık 200 ulus devletin bu tür bir dış politika liderliğine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Fidan, ayrımcılık yapmayan, ortak değerleri gözeten diplomatik girişimlere ihtiyaç olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:

“Bunun Türkiye tarafından ve müttefikleri tarafından yapılması Filistin meselesinde de çok şükür büyük sonuçlar getiriyor.”

Mekke Savunma İttifakı’nda genel sekreterlik çalışması

Fidan, New York’ta düzenlenen Mekke Savunma İttifakı Dışişleri Bakanları Toplantısı’na da değindi.

İttifakın kurumsallaşma çalışmalarının sürdüğünü belirten Fidan, genel sekreterlik makamının önemli olduğunu ve genel sekreterin iki hafta içinde belirlenmesinin hedeflendiğini söyledi.

Pakistan’ın bir aday önerdiğini belirten Fidan, bu adayın büyük olasılıkla üye ülkelerce kabul edileceğini ve göreve başlayacağını söyledi.

Genel sekreterin belirlenmesinin ardından diğer kadrolara ilişkin atamaların da tamamlanacağını ifade etti.

Suudi Arabistan’a yönelik tehditler de masadaydı

Fidan, Mekke İttifakı toplantısında özellikle Suudi Arabistan’ı hedef alan askeri tehditlerin değerlendirildiğini söyledi:

“Bölgede devam eden, özellikle Suudi Arabistan’ı hedef alan birtakım askeri tehditler ve gelişmeler var. Gerek güneyden Husi gerek kuzeyden yapılan saldırılar… Bunlara ilişkin durumların ne olduğuna ilişkin genel siyasi değerlendirmelerde bulunduk.”

Riyad’da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun da katıldığı bir askeri teknik değerlendirme toplantısı yapıldığını belirten Fidan, askeri ve siyasi perspektifin uyumlaştırılması amacıyla Bayraktaroğlu ile görüştüğünü ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bilgilendirdiklerini söyledi.

“Silahlı Kuvvetlerimiz her türlü tehdide cevap verebilecek imkan ve kabiliyette”

Fidan, Türkiye’nin askeri hazırlığı konusunda da şu ifadeleri kullandı:

“Silahlı Kuvvetlerimiz gerçekten çok profesyonel biliyorsunuz. Her türlü tehdide cevap verebilecek imkan ve kabiliyetleri, daha da önemlisi tecrübeleri var. Şu anda bu konudaki çalışmalardan açıkçası memnunuz. İnşallah, daha çatışmasız, barışçıl bir ortamı sağlamada çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

İran’ın Hürmüz teklifi gündemin en önemli başlıklarından biri

Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile görüşmesinde İran ile ABD arasındaki gerilimin son durumunu değerlendirdiğini söyledi.

İran’ın sunduğu bir paket bulunduğunu belirten Fidan şöyle konuştu:

“Bir an önce Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla ilgili şartları nelerdir? Onu bir kez daha İranlı mevkidaşımdan dinleme imkanım oldu. Daha sonra Amerikalıların buna olan ilk tepkileri konusunda da birtakım izlenimler alma imkanımız oldu. Güzel olan şey çabaların devam ediyor olması. Ama negatif olan husus ise halihazırda bir netice vermemiş olması.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki telefon görüşmesine de değinen Fidan, Türkiye’nin çatışmaların yeniden başlamadan diplomasinin sürmesini istediğini belirtti:

“Bizim isteğimiz hiçbir şekilde çatışma ortamına meydan vermeden, savaş tekrar yenilenmeden bizim diplomatik zeminde çalışmaya devam etmemiz esas olmalı. Burada açıkçası bizim Körfez’deki bu konudan birinci derecede etkilenen, hem ekonomik olarak hem savaş koşulları olarak, diğer müttefiklerimizin, ortaklarımızın da aynı görüşü paylaşıyor olması önemli.”

“İran gerçekten zor bir durumda”

Fidan, İran konusunun New York temaslarının en önemli başlıklarından biri olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Burada, yani İran gerçekten zor bir durumda. Yaptırımlar var, savaş tehdidi var, saldırılar var, taarruzlar var. Ama onun dışında İran’ın ortaya koyduğu birtakım tavırlar var. Bunların daha farklı nasıl yönetilebilir hepsi, barışı en kısa sürede nasıl getirebiliriz ve savaşın bölgeye yaygınlaşması nasıl önlenebilir… O konularda çok kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk, sadece İranlı mevkidaşımla değil, diğer arkadaşlarımızla da bir araya geldiğimizde bu konu gerçekten New York’ta geçirdiğimiz bir hafta süresince gündemimizi işgal eden önemli konulardan biriydi.”

Sincar’da silahsızlanma ve Başika Üssü gündemi

Fidan, Irak’ın Sincar bölgesindeki silahlı unsurların silahlarını devlete teslim etmeye başlayacağı yönündeki açıklamalar ve Türkiye-Irak terörle mücadele işbirliği konusunda da konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkevi’nde Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile görüştüğünü belirten Fidan, görüşmede Sincar’ın önemli başlıklardan biri olduğunu söyledi.

Fidan şu ifadeleri kullandı:

“Büyük bir memnuniyetle görüyoruz ki Irak tarafı bütün silahlı grupları ülkede silahsızlandırmaya ilişkin bir politik hedef koymuş durumda. Bu bizim desteklediğimiz bir vizyon. Bunu yaparken özellikle PKK ve ilintili grupların yönetiminde bulunan başta Sincar olmak üzere, buradaki unsurların da silahsızlandırılmasını kendisine bir hedef olarak koymuş durumda. Tabii, Türkiye’nin Irak’taki askeri varlığı, biliyorsunuz daha önce özellikle terörle mücadele merkezli olan varlığı, Başika Üssü özellikle ilk açıldığı zaman terörle mücadele maksatlı Iraklılarla beraber davet üzerine açılmıştı. Irak’ın ortaya koyduğu terörü ve silahlı grupları sona erdirmeyle ilişkili yol haritası hayata geçtikçe Türkiye de oradaki varlığını kademeli olarak azaltma ve sonlandırmaya yönelik bir, Başika Üssü ile ilgili söylüyorum, tasarruf içinde olacak. Cumhurbaşkanı’mız buna Irak Başbakanı ile konuştuklarında iradelerini belli ettiler. İnşallah, Sincar’da ortadan terör grubunun varlığı sona erdikten, kalktıktan sonra biz de birtakım adımları tabii ki atacağız.”

Fidan’ın açıklamalarıyla birlikte Türkiye’nin Irak’taki askeri varlığına ilişkin yaklaşımının, Bağdat yönetiminin silahlı grupları tasfiye sürecinde atacağı adımlarla bağlantılı olarak değerlendirileceği mesajı verilmiş oldu.

New York haftasının ana mesajı: Diplomasi ve bölgesel sahiplenme

Fidan’ın basın toplantısında Gazze’den İran’a, Suudi Arabistan’dan Irak’a, Hürmüz Boğazı’ndan Birleşmiş Milletler reformuna kadar geniş bir yelpazede verdiği mesajlarda Türkiye’nin diplomasi, bölgesel sahiplenme ve çok taraflı işbirliği vurgusu öne çıktı.

Türk heyetinin 40’tan fazla ikili ve çok taraflı temas gerçekleştirdiğini belirten Fidan, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde de farklı aktörler arasında köprü kurmaya ve krizlerin diplomatik yollarla çözümü için girişimlerini sürdürmeye devam edeceğini söyledi.