Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Akciğer kanseri kadınlarda daha fazla gündemde: “Hiçbir şikayetim yok” demeyin

Dünya genelinde her yıl milyonlarca kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken, hastalık kadınlarda da giderek daha önemli bir sağlık sorunu haline geliyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, özellikle yüksek risk grubundaki kadınlarda hastalığın belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekerek, 50 yaşın üzerinde ve en az 20 paket-yıl sigara öyküsü bulunan kişilerin düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taranmasının önemini vurguladı.

Dünya genelinde her yıl milyonlarca kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken,

Uzun yıllar daha çok erkeklerde görülen bir hastalık olarak bilinen akciğer kanseri, son yıllarda kadınlar açısından da dikkatle izlenen kanser türleri arasında yer alıyor.

Verilere göre akciğer kanseri, dünya genelinde kadınlarda meme kanserinin ardından en sık görülen kanserlerden biri konumunda bulunuyor. Türkiye’de de kadınlarda görülme sıklığında geçmiş yıllara göre artış kaydedildiği belirtiliyor.

Sağlık Bakanlığı’nın ulusal kanser kayıtlarına göre kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığının 2014 yılında yüz binde 8,7 iken 2018’de yüz binde 10,9’a çıktığı; bunun yaklaşık yüzde 25’lik artışa karşılık geldiği ifade ediliyor.

“Hiçbir şikayetim yok” düşüncesi yanıltıcı olabilir

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, akciğer kanserinin en önemli özelliklerinden birinin erken dönemde hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesi olduğunu belirtiyor.

Kaba, özellikle yüksek risk grubunda bulunan kişilerin yalnızca belirtilere göre hareket etmemesi gerektiğini vurgulayarak şöyle diyor:

“50 yaşın üzerinde olan ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara öyküsü bulunan kadınların düşük doz bilgisayarlı tomografiyle akciğer kanseri taraması yaptırmaları önerilmektedir.”

Akciğer kanserinde erken tanının tedavi başarısını önemli ölçüde etkileyebildiğini belirten Kaba, erken evrede cerrahi tedaviyle tam şifanın mümkün olabildiğini ifade ediyor.

Kadın ve erkek arasındaki fark azalıyor

Akciğer kanseri dünya genelinde halen erkeklerde daha sık görülüyor. Ancak bazı ülkelerde kadın ve erkekler arasındaki fark giderek kapanıyor.

American Cancer Society’nin 2026 yılı için yayımladığı tahminlerde ABD’de yaklaşık 229 bin 410 yeni akciğer kanseri vakası öngörülüyor.

Bunların yaklaşık:

  • 110 bin 910’unun erkeklerde
  • 118 bin 500’ünün kadınlarda

görüleceği tahmin ediliyor.

Bununla birlikte uzmanlar, bu verilerin “kadınlarda akciğer kanseri her yerde artıyor” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirtiyor.

ABD’de akciğer kanseri görülme sıklığının hem erkeklerde hem de kadınlarda azaldığı, ancak düşüş hızının kadınlarda daha yavaş olduğu ifade ediliyor.

2013-2022 döneminde düşüşün erkeklerde yılda yaklaşık yüzde 3, kadınlarda ise yüzde 1,3 olduğu belirtiliyor.

Genç kadınlarda dikkat çeken tablo

Kadınlarda akciğer kanseriyle ilgili en dikkat çekici verilerden biri genç yaş grubundan geliyor.

ABD’de yapılan geniş kapsamlı araştırmalarda, 35-54 yaş grubundaki kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığının aynı yaş grubundaki erkekleri geçtiği bildirildi.

Uzmanlar bu farkın yalnızca sigara kullanımıyla açıklanamayabileceğini, çevresel maruziyetler ile biyolojik ve genetik faktörlerin de araştırılması gerektiğini vurguluyor.

En önemli risk faktörü sigara

Akciğer kanserinde en önemli önlenebilir risk faktörü sigara kullanımı olmaya devam ediyor.

American Cancer Society’nin 2026 verilerine göre kadınlarda görülen akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 84’ünün sigarayla ilişkili olduğu aktarılıyor.

Prof. Dr. Kaba, korunmada en etkili yöntemin sigaraya hiç başlamamak olduğunu belirterek sigara kullananların bırakmasının büyük önem taşıdığını söylüyor.

“Sigara kullanmıyorum, akciğer kanseri olmam” demeyin

Akciğer kanseri yalnızca sigara kullananlarda görülmüyor.

Prof. Dr. Kaba, sigaranın en önemli risk faktörü olduğunu ancak hastalığın tek nedeni olmadığını belirterek şu uyarıda bulunuyor:

“Bu nedenle ‘sigara kullanmıyorum, dolayısıyla akciğer kanseri olmam’ düşüncesi doğru değildir.”

Akciğer kanseri riskini artırabilecek diğer faktörler arasında;

  • pasif sigara dumanı,
  • hava kirliliği,
  • radon,
  • asbest,
  • bazı mesleki kanserojenler

yer alıyor.

Kadınlarda biyolojik ve genetik farklılıkların da risk üzerinde etkili olabileceği düşünülüyor ancak bu ilişkinin mekanizmalarının henüz tamamen açıklığa kavuşmadığı belirtiliyor.

Pasif sigara dumanı da önemli

Uzmanlar, kişinin yalnızca kendisinin sigara içmemesinin yeterli olmadığını vurguluyor.

Evde veya iş ortamında uzun süreli pasif sigara dumanına maruz kalmanın da risk oluşturabileceğine dikkat çekiliyor.

Bu nedenle kapalı alanlarda sigara dumanından uzak durulması, akciğer sağlığı açısından temel koruyucu önlemler arasında gösteriliyor.

Akciğer kanserinin belirtileri neler?

Akciğer kanserinde görülebilecek başlıca belirtiler şöyle sıralanıyor:

  • Uzun süren veya niteliği değişen öksürük
  • Kanlı balgam
  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Ses kısıklığı
  • Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • İştahsızlık
  • Halsizlik

Ancak Prof. Dr. Kaba, erken evre akciğer kanserinin çoğu zaman hiçbir belirti vermediğinin altını çiziyor.

Bu nedenle yalnızca şikâyet ortaya çıktığında doktora başvurmanın erken tanı için yeterli olmayabileceği belirtiliyor.

Kimler düşük doz tomografiyle taranmalı?

Yüksek risk grubunda akciğer kanseri taramasında düşük doz bilgisayarlı tomografi kullanılabiliyor.

Prof. Dr. Kaba’nın verdiği bilgilere göre özellikle:

50 yaşın üzerinde olan ve en az 20 paket-yıl sigara öyküsü bulunan kişilerin doktor değerlendirmesiyle yıllık düşük doz BT taramasından yararlanması öneriliyor.

Buradaki “20 paket-yıl” ifadesi, örneğin 20 yıl boyunca günde bir paket ya da 10 yıl boyunca günde iki paket sigara kullanımı gibi toplam maruziyeti ifade ediyor.

Erken evrede tedavi şansı yükseliyor

Akciğer kanserinde tedavi yöntemi;

  • hastalığın türüne,
  • evresine,
  • tümörün moleküler özelliklerine,
  • hastanın genel sağlık durumuna

göre belirleniyor.

Erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinde temel tedavi seçeneklerinden biri cerrahi.

Prof. Dr. Kaba, uygun hastalarda operasyonların robotik cerrahi gibi minimal invaziv yöntemlerle de gerçekleştirilebildiğini belirtiyor.

Cerrahinin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler de hastalığın özelliklerine göre uygulanabiliyor.

Kaba, tedavide son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek:

“Günümüzde erken evrede tespit edilen akciğer kanserinde tam şifa mümkün olabilmektedir. Son yıllarda özellikle immünoterapi ve moleküler hedefli tedavilerdeki gelişmeler sayesinde ileri evre hastalarda dahi umut vadeden sonuçlar elde edilmektedir.”

ifadelerini kullanıyor.

Erken tanı kritik önem taşıyor

Uzmanlar, özellikle sigara öyküsü bulunan ve yaş nedeniyle yüksek risk grubunda yer alan kişilerin “Hiçbir şikayetim yok” diyerek taramayı ertelememesi gerektiğini vurguluyor.

Akciğer kanseri erken dönemde sessiz ilerleyebildiği için, uygun risk grubunda düzenli tarama hastalığın daha erken evrede yakalanmasına ve tedavi seçeneklerinin artmasına yardımcı olabiliyor.