Yaz mevsiminde yükselen hava sıcaklıklarıyla birlikte çocuklarda görülen ishal enfeksiyonlarında artış yaşanıyor. Çocukların park, piknik, havuz ve deniz gibi alanlarda daha fazla zaman geçirmesi, açıkta satılan gıdaların tüketilmesi ve uygun koşullarda saklanmayan yiyecekler, enfeksiyon riskini yükseltiyor.
Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Nisa Eda Çullas İlarslan, çocukluk çağı ishallerinin çoğunlukla hafif seyrettiğini ancak bazı vakalarda ciddi sıvı kaybı gelişebileceğini belirtti. İlarslan, basit hijyen önlemleriyle yaz ishallerinin önemli bir bölümünün önlenebileceğine dikkat çekti.
Ortak kullanım alanlarında bulaş riski artıyor
Yaz aylarında görülen ishallerin büyük bölümü bakteri, virüs ve parazitlerin neden olduğu enfeksiyonlardan kaynaklanıyor. Sıcak havalarda mikroorganizmaların daha kolay çoğalması, uygun koşullarda saklanmayan yiyecekler, iyi yıkanmayan meyve ve sebzeler ile temiz olmayan su kaynakları bulaş riskini artırıyor.
Çocukların park, havuz, deniz ve piknik alanları gibi ortak kullanım alanlarında daha fazla bulunması da mikropların yayılmasını kolaylaştırıyor. Özellikle küçük çocukların ellerini ve oyuncaklarını ağızlarına götürmesi, enfeksiyonların daha hızlı bulaşmasına neden olabiliyor.
Yaz aylarında bakteriyel enfeksiyonlar öne çıkıyor
Kış aylarında görülen ishaller daha çok viral etkenlerle ilişkilendirilirken yaz mevsiminde bakteriyel ve paraziter enfeksiyonlara daha sık rastlanıyor.
Rotavirüs, norovirüs ve adenovirüs en yaygın viral etkenler arasında bulunuyor. Salmonella, Campylobacter, Shigella ve bazı Escherichia coli türleri ise bakteriyel ishallerin başlıca nedenlerini oluşturuyor.
Giardia ve Entamoeba histolytica da yaz döneminde görülebilen paraziter bağırsak enfeksiyonları arasında yer alıyor.
Bu 12 belirti hafife alınmamalı
Çocukluk çağında görülen ishallerin önemli bir bölümü, uygun sıvı desteği ve beslenmeyle birkaç gün içerisinde düzelebiliyor. Ancak bazı belirtilerin ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden çocuk hekimine başvurulması gerekiyor.
Dikkat edilmesi gereken belirtiler şöyle sıralanıyor:
- Ağız kuruluğu
- Ağlarken gözyaşı gelmemesi
- Gözlerde çöküklük
- İdrar miktarında azalma
- Aşırı uyku hâli
- Tekrarlayan kusmalar
- Yüksek ateş
- Şiddetli karın ağrısı ve karında şişlik
- Dışkıda kan görülmesi
- Çocuğun ağızdan sıvı almayı reddetmesi
- Altı aydan küçük bebeklerde gelişen ishal
- Kronik hastalığı bulunan çocuklarda görülen ishal
Şikâyetlerin yedi günden uzun sürmesi de mutlaka hekim değerlendirmesi gerektiriyor.
En önemli tehlike sıvı kaybı
Çocuklarda ishalin en önemli riski, enfeksiyonun kendisinden çok gelişebilecek sıvı ve mineral kaybı olarak gösteriliyor.
Özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda sıvı kaybı daha hızlı ilerleyebiliyor. Ağız kuruluğu, idrar miktarında azalma, gözlerin çökmesi, aşırı uyku hâli ve gözyaşı olmadan ağlama gibi belirtiler dehidrasyona işaret edebiliyor.
Bu belirtiler görüldüğünde çocuğun sağlık durumu yakından takip edilmeli ve gecikmeden hekime başvurulmalı.
Her ishalde antibiyotik kullanılmamalı
Çocuklarda görülen ishallerin büyük çoğunluğu viral enfeksiyonlardan kaynaklandığı için her vakada antibiyotik tedavisi gerekmiyor.
Gereksiz antibiyotik kullanımının bağırsak florasını bozabileceği, antibiyotik direncine yol açabileceği ve ishal süresini uzatabileceği belirtiliyor. Antibiyotik tedavisine yalnızca hekim değerlendirmesi sonucunda başlanması gerekiyor.
Kaybedilen sıvı ve mineraller yerine konulmalı
İshal tedavisinde temel yaklaşımı, çocuğun kaybettiği sıvı ve minerallerin yerine konulması oluşturuyor.
Anne sütüyle beslenen bebeklerde emzirmeye devam edilmesi, mümkünse bebeğin daha sık emzirilmesi öneriliyor. Daha büyük çocuklarda yeterli sıvı tüketiminin sağlanması ve yaşına uygun normal beslenmenin sürdürülmesi gerekiyor.
Kusmanın eşlik ettiği durumlarda ise çocuğa az miktarda ancak sık aralıklarla sıvı ve besin verilmesi tavsiye ediliyor. Oral rehidrasyon solüsyonları da sıvı ve elektrolit kaybının giderilmesinde önemli destek sağlıyor.
İshal sırasında beslenme tamamen kesilmemeli
İshal olan çocukların beslenmesinin tamamen durdurulmaması gerekiyor. Sindirimi kolay, hafif ve yaşına uygun besinlerin tercih edilmesi öneriliyor.
Yoğurt, pirinç lapası, makarna, haşlanmış patates, muz, şeftali, az yağlı et ve hafif sebze yemekleri uygun seçenekler arasında gösteriliyor.
Aşırı yağlı, baharatlı ve rafine şeker içeren gıdalardan uzak durulması gerekiyor. Hazır meyve suları ve gazlı içeceklerin ise sıvı ihtiyacını karşılamadığı, aksine ishali artırabileceği belirtiliyor.
Havuz suyunun yutulması enfeksiyona yol açabilir
Ortak kullanılan havuzlar, yaz aylarında bağırsak enfeksiyonlarının yayılmasına zemin hazırlayabiliyor. Dışkıyla kirlenen havuz suyunun yutulması, ishal başta olmak üzere farklı enfeksiyonlara neden olabiliyor.
Çocuklara havuz suyunu yutmamaları öğretilmeli, havuza girmeden önce ve çıktıktan sonra duş almaları sağlanmalı. Kullanılan havuzun düzenli şekilde temizlenip dezenfekte edildiğinden de emin olunması gerekiyor.
Bebeklerin havuz suyunu yutmasını engellemek güç olduğundan ilk yaşlarda ortak havuz kullanımından mümkün olduğunca kaçınılması öneriliyor.
İshal geçiren çocuklar havuz ve denize girmemeli
Deniz suyu, geniş hacmi nedeniyle havuzlara göre genellikle daha düşük bulaş riski taşıyor. Ancak kanalizasyon karıştığı bilinen veya kirlilik bulunan bölgelerde denize girilmemesi gerekiyor.
İshal geçiren çocukların hastalık süresince ve iyileştikten sonraki birkaç gün boyunca havuz ya da denize girmemesi, enfeksiyonun diğer çocuklara bulaşmasını önlemek açısından önem taşıyor.
En etkili korunma yöntemi el yıkamak
Yaz ishallerinden korunmada en etkili yöntemlerin başında el hijyeni geliyor.
Ellerin yemek hazırlamadan önce ve sonra, yemek yemeden önce, tuvalet kullanımının ardından, dışarıdan eve gelindiğinde ve hayvanlarla temas sonrasında en az 20 saniye sabun ve suyla yıkanması gerekiyor.
Ebeveynlerin el yıkama konusunda çocuklarına örnek olması, doğru hijyen alışkanlıklarının kazanılmasına katkı sağlıyor.
Açıkta satılan gıdalardan uzak durulmalı
Yaz tatillerinde güvenilir içme suyu tüketilmesi, açıkta satılan gıdalardan kaçınılması ve çiğ ya da az pişmiş et ve süt ürünlerinin tüketilmemesi öneriliyor.
Meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce iyice yıkanması, yiyeceklerin uygun sıcaklıklarda saklanması ve bozulma ihtimali bulunan gıdaların tüketilmemesi de enfeksiyon riskinin azaltılmasında önemli rol oynuyor.
İlk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenme ve bebeklik döneminde uygulanan rotavirüs aşısı da ağır seyreden ishal enfeksiyonlarına karşı koruma sağlayan önlemler arasında yer alıyor.
Küçük bebeklerde sıvı kaybı hızla ilerleyebilir
Yaz aylarında görülen çocukluk çağı ishallerinin önemli bir bölümü, doğru hijyen uygulamaları, güvenli gıda tüketimi ve yeterli sıvı desteğiyle önlenebiliyor veya hafif atlatılabiliyor.
Ancak küçük bebeklerde ve kronik hastalığı bulunan çocuklarda sıvı kaybının hızla ilerleyebileceği belirtiliyor. Uyarıcı belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden çocuk hekimine başvurulması gerekiyor.





