Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Yatırım araçlarında haftanın bilançosu: Dolar ve avro yükseldi, altın ve borsa geriledi

Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri 3-10 Temmuz haftasında ortalama yüzde 0,67 değer kaybederken, altın fiyatlarındaki düşüş daha belirgin oldu. Cumhuriyet altını yüzde 3,90, çeyrek altın yüzde 3,02 geriledi. Haftayı kazançla tamamlayan başlıca yatırım araçları ise yüzde 0,39 yükselen dolar ile yüzde 0,23 değer kazanan avro oldu. Yeni haftada yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 23 Temmuz’daki faiz kararı öncesindeki beklentiler, yurt dışında ise Amerika Birleşik Devletleri enflasyonu ve perakende satış verileri piyasaların yönü üzerinde etkili olacak.

Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri 3-10 Temmuz haftasında ortalama

Yatırım araçları, 3-10 Temmuz 2026 haftasını farklı yönlerde hareketlerle tamamladı. Borsa İstanbul’da haftanın son işlem gününde güçlü bir günlük yükseliş yaşanmasına rağmen, hafta içerisinde oluşan kayıplar tamamen telafi edilemedi. BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 0,67 gerilerken altın tarafında özellikle cumhuriyet ve çeyrek altında yüzde 3’ü aşan düşüşler dikkati çekti.

Döviz piyasasında ise sınırlı ancak istikrarlı yükseliş eğilimi sürdü. Dolar/TL yüzde 0,39 artışla 46,9860 liraya, avro/TL de yüzde 0,23 yükselişle 53,6940 liraya çıktı.

Yatırım ve emeklilik fonları da haftayı kayıpla kapattı. Yatırım fonlarının ortalama getirisi yüzde eksi 0,61, emeklilik fonlarının haftalık performansı ise yüzde eksi 0,69 olarak gerçekleşti. Buna karşılık yatırım fonları arasında “Kıymetli Maden Fonları” yüzde 1,20 ile haftanın en fazla kazandıran kategorisi oldu.

Haftalık performans tablosu

Yatırım aracı Haftalık değişim Haftalık kapanış
BIST 100 %-0,67 14.321,19 puan
24 ayar gram altın %-0,99 6.205 TL
Cumhuriyet altını %-3,90 40.590 TL
Çeyrek altın %-3,02 10.180 TL
Dolar/TL %+0,39 46,9860 TL
Avro/TL %+0,23 53,6940 TL
Yatırım fonları %-0,61
Emeklilik fonları %-0,69

BIST 100 dalgalı haftayı kayıpla tamamladı

BIST 100 endeksi hafta boyunca 14.053,48 ile 14.629,66 puan arasında hareket etti. Endeks, önceki hafta kapanışına göre yüzde 0,67 düşerek 14.321,19 puandan haftayı tamamladı.

Haftalık kayba karşın endeksin 14 bin puanın üzerinde tutunması, satışların henüz geniş çaplı bir çözülmeye dönüşmediğini gösterdi. Buna karşılık 14.600-14.630 puan bölgesinin aşılamaması, yükselişlerde kâr satışlarının devreye girdiğine işaret etti.

Hafta içerisinde endeksin en düşük seviyesi ile en yüksek seviyesi arasındaki fark 576 puanı aşarken, bu hareket piyasalarda oynaklığın yüksek kalmaya devam ettiğini ortaya koydu.

BIST 100’ün cuma günü yüzde 1,41 yükselerek 14.304,36 puan civarında günlük kapanış gerçekleştirmesi, haftanın son bölümünde alımların güçlendiğini gösterdi. Ancak bu toparlanma, hafta başından itibaren oluşan kaybı tamamen kapatmaya yetmedi.

Borsadaki düşüş ne anlama geliyor?

Haftalık yüzde 0,67’lik gerileme tek başına güçlü bir negatif eğilime işaret etmese de endeksin yeni rekor seviyelere yaklaşırken daha seçici bir fiyatlama dönemine girdiğini gösteriyor.

Yatırımcıların özellikle yüksek getiri sağlayan hisselerde kâr satışına yönelmesi, endeksin yükseliş hızını sınırladı. Bankacılık, sanayi, ulaştırma ve holding hisseleri arasındaki performans farklılıklarının artması da endeks genelindeki hareketten çok hisse ve sektör seçiminin önem kazandığı bir piyasa görünümü oluşturdu.

Önümüzdeki haftada 14.050-14.100 puan aralığı kısa vadeli destek bölgesi olarak takip edilebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise haftanın en yüksek seviyesi olan 14.629 puan ilk önemli direnç konumunda bulunuyor. Bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 14.700 ve 15.000 puan bölgeleri yeniden gündeme gelebilir.

Altında haftanın en sert kaybı cumhuriyet altında yaşandı

Kapalıçarşı’da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı yüzde 0,99 düşerek 6 bin 205 liraya geriledi.

Gram altındaki düşüş sınırlı kalırken, fiziki altın çeşitlerinde kayıplar daha yüksek gerçekleşti. Cumhuriyet altınının satış fiyatı yüzde 3,90 azalarak 40 bin 590 liraya indi. Böylece haftanın en fazla değer kaybeden yatırım aracı cumhuriyet altını oldu.

Geçen hafta sonu 10 bin 497 liradan satılan çeyrek altın da yüzde 3,02 düşüşle 10 bin 180 liraya geriledi. Çeyrek altında bir haftalık nominal kayıp 317 lirayı buldu.

Fiziki altındaki düşüş neden gram altından daha yüksek oldu?

Gram altın ile cumhuriyet ve çeyrek altın arasındaki performans farklılığında, fiziki altın piyasasındaki alış-satış makasları, işçilik maliyetleri ve arz-talep dengesi etkili olabiliyor.

Gram altının fiyatı ağırlıklı olarak ons altın ve dolar/TL hareketlerinden etkilenirken, çeyrek ve cumhuriyet altınında Kapalıçarşı’daki fiziki talep de fiyatlamaya ekleniyor. Bu nedenle talebin zayıfladığı dönemlerde fiziki altındaki düşüş gram altından daha sert gerçekleşebiliyor.

Dolar/TL’nin yükseldiği bir haftada gram altının gerilemesi, uluslararası altın fiyatlarındaki düşüşün kurdan gelen yukarı yönlü etkiyi bastırdığına işaret ediyor.

Kıymetli maden fonları neden yükseldi?

Gram, çeyrek ve cumhuriyet altını gerilerken kıymetli maden fonlarının ortalama yüzde 1,20 kazandırması ilk bakışta çelişkili bir görünüm oluşturdu.

Ancak kıymetli maden fonlarının portföylerinde yalnızca fiziki altın bulunmuyor. Fonlar; altın, gümüş, kıymetli madenlere dayalı sermaye piyasası araçları, yabancı borsa yatırım fonları ve döviz cinsi varlıklara yatırım yapabiliyor.

Döviz kurundaki yükseliş, gümüş ve diğer kıymetli madenlerdeki farklı fiyat hareketleri ile fonların portföy dağılımları, fiziki altın gerilerken bazı kıymetli maden fonlarının pozitif getiri sağlamasına imkân tanıdı.

Bu durum, aynı kategoride yer alan yatırım araçlarının her zaman aynı oranda ve aynı yönde hareket etmeyebileceğini bir kez daha gösterdi.

Dolar 47 liraya dayandı

Dolar/TL, haftalık bazda yüzde 0,39 yükselerek 46,9860 liraya çıktı. Kur böylece psikolojik açıdan önemli görülen 47 lira seviyesine oldukça yaklaştı.

Avro/TL ise yüzde 0,23 artarak 53,6940 liraya yükseldi. Doların avroya göre daha fazla değer kazanması, hafta boyunca küresel piyasalarda dolar lehine oluşan fiyatlamanın döviz kurlarına yansıdığını gösterdi.

Dövizdeki haftalık hareket sınırlı görünse de kurun kademeli yükseliş eğilimini sürdürmesi dikkati çekti. Dolar/TL’de 47 liranın üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda piyasalarda yeni bir fiyatlama aralığı oluşabilir. Aşağı yönlü hareketlerde ise 46,70-46,80 bandı ilk destek bölgesi olarak izlenebilir.

Avro/TL tarafında 54 lira seviyesi psikolojik direnç, 53,40-53,50 aralığı ise kısa vadeli destek olarak öne çıkıyor.

Yatırım ve emeklilik fonları geriledi

Yatırım fonları haftayı ortalama yüzde 0,61 kayıpla tamamladı. Emeklilik fonlarındaki ortalama düşüş ise yüzde 0,69 oldu.

Borsa ve altındaki eş zamanlı gerileme, fonların genel performansını aşağı çekti. Özellikle hisse senedi ağırlıklı, altına dayalı ve değişken fonlarda portföy dağılımına göre farklı sonuçlar ortaya çıktı.

Fonların ortalama kayıp yaşaması, tüm fonların değer kaybettiği anlamına gelmiyor. Kıymetli maden fonlarının yüzde 1,20 ile en fazla kazandıran kategori olması, portföy çeşitlendirmesinin haftalık sonuçlar üzerindeki etkisini gösterdi.

Haftanın kazananı döviz, kaybedeni fiziki altın oldu

Haftalık veriler yatırım araçları arasında belirgin bir ayrışma yaşandığını ortaya koydu.

Dolar yüzde 0,39 ile haftanın en fazla yükselen temel yatırım aracı olurken, avro yüzde 0,23 kazandırdı. Cumhuriyet altını yüzde 3,90 ile en fazla değer kaybeden araç oldu. Çeyrek altındaki düşüş yüzde 3,02’ye ulaşırken, gram altındaki kayıp yüzde 0,99 ile daha sınırlı kaldı.

BIST 100, yatırım fonları ve emeklilik fonları yaklaşık yüzde 0,60-0,70 aralığında gerileyerek birbirine yakın bir performans gösterdi.

Bu tablo, yatırımcıların haftayı döviz ağırlıklı varlıklarda sınırlı kazançla, altın ve hisse senedi ağırlıklı yatırımlarda ise kayıpla tamamladığını gösterdi.

Gelecek hafta piyasaları neler bekliyor?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kararı öncesinde beklentiler izlenecek

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısı 23 Temmuz 2026’da gerçekleştirilecek. Bu nedenle 13-17 Temmuz haftasında doğrudan bir faiz kararı bulunmuyor. Ancak toplantıya yaklaşıldıkça ekonomistlerin faiz tahminleri, yabancı kurum raporları ve piyasa beklentileri fiyatlamalarda daha fazla etkili olabilir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 11 Haziran’daki toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmuştu. Önümüzdeki günlerde enflasyon görünümü, kur hareketleri, rezervler, yurt dışı yerleşiklerin menkul kıymet işlemleri ve Türk lirası likiditesine ilişkin gelişmeler izlenecek.

Haziran ayında tüketici enflasyonunun aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 olarak açıklanması, dezenflasyon sürecine ilişkin beklentileri güçlendirmişti. Bununla birlikte üretici fiyatlarındaki aylık yüzde 1,80’lik artış, maliyet baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi.

Amerika Birleşik Devletleri enflasyonu altın ve döviz için kritik olacak

Yeni haftanın küresel piyasalardaki en önemli verilerinden biri, 14 Temmuz Salı günü açıklanacak Amerika Birleşik Devletleri haziran ayı tüketici enflasyonu olacak. Veri, ABD Merkez Bankasının faiz politikasına ilişkin beklentiler üzerinde doğrudan etkili olabileceği için dolar endeksi, tahvil faizleri, altın ve gelişmekte olan ülke para birimlerinde hareketliliği artırabilir.

Beklentilerin üzerinde gelecek bir enflasyon verisi, ABD Merkez Bankasının faiz indirimlerine daha temkinli yaklaşacağı düşüncesini güçlendirebilir. Böyle bir senaryoda doların küresel ölçekte değer kazanması ve ons altının baskı altında kalması beklenebilir.

Enflasyonun beklentilerin altında kalması durumunda ise faiz indirimi beklentileri güçlenebilir. Bu senaryo dolar üzerinde baskı oluştururken altın ve hisse senedi piyasalarını destekleyebilir.

ABD perakende satışları ve konut verileri takip edilecek

16 Temmuz Perşembe günü açıklanacak Amerika Birleşik Devletleri perakende satışları, dünyanın en büyük ekonomisindeki tüketim eğilimine ilişkin önemli sinyaller verecek. ABD Nüfus Sayım Bürosunun takvimine göre haziran ayı perakende satış verileri 16 Temmuz’da yayımlanacak. Aynı gün işletme stokları, 17 Temmuz’da ise konut başlangıçları açıklanacak.

Perakende satışların güçlü gelmesi ekonomik büyüme beklentilerini destekleyebilir ancak aynı zamanda enflasyonist baskıların sürebileceği endişesini artırabilir. Zayıf sonuçlar ise ekonomide yavaşlama beklentilerini güçlendirebilir.

Fed yetkililerinin açıklamaları doların yönünü etkileyebilir

ABD Merkez Bankasının bir sonraki Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısı 28-29 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek. Dolayısıyla yeni haftada Fed üyelerinden gelecek açıklamalar, toplantı öncesi beklentilerin şekillenmesi açısından yakından izlenecek.

Özellikle enflasyonun seyri, iş gücü piyasası, enerji fiyatları ve ekonomik büyümeye ilişkin değerlendirmeler dolar endeksi ve altın fiyatlarında kısa süreli sert hareketlere neden olabilir.

Yatırım araçlarında yeni hafta senaryoları

BIST 100 için üç kritik seviye

BIST 100’de yeni haftada ilk önemli destek 14.050-14.100 puan aralığında bulunuyor. Bu bölgenin korunması, endeksin yeniden 14.500 ve 14.630 puan seviyelerine yönelmesini sağlayabilir.

14.630 puanın aşılması ve bu seviyenin üzerinde günlük kapanışların görülmesi halinde yükselişin 14.700-15.000 puan aralığına taşınması mümkün olabilir.

Buna karşılık 14.050 puanın altına inilmesi durumunda satış baskısı artabilir. Böyle bir senaryoda 13.900 ve 13.750 puan seviyeleri gündeme gelebilir.

Gram altında 6 bin 200 lira kritik eşik

Gram altın haftayı 6 bin 205 liradan tamamladı. Bu nedenle 6 bin 200 lira seviyesi yeni haftanın ilk önemli denge noktası olacak.

Ons altının gerilemeye devam etmesi ve dolar/TL’nin yatay kalması halinde gram altında 6 bin 150 ve 6 bin 100 lira seviyelerine doğru geri çekilme görülebilir.

Buna karşılık ABD enflasyonunun beklentilerin altında kalması, ons altının toparlanması veya dolar/TL’nin 47 liranın üzerinde kalıcı olması durumunda gram altın yeniden 6 bin 250-6 bin 300 lira aralığına yönelebilir.

Dolar/TL’de 47 lira sınavı

Dolar/TL haftayı 46,9860 liradan kapatarak 47 liranın hemen altında kaldı. Yeni haftada 47 liranın üzerinde kalıcılık sağlanıp sağlanamayacağı izlenecek.

Kurun 47 liranın üzerinde tutunması halinde 47,20 ve 47,50 seviyeleri gündeme gelebilir. Aşağı yönlü hareketlerde 46,70 ve 46,50 seviyeleri destek olarak takip edilebilir.

Kur üzerindeki temel belirleyiciler; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının faiz politikasına ilişkin beklentiler, yurt dışı sermaye hareketleri, rezervler, küresel dolar eğilimi ve jeopolitik gelişmeler olacak.

Altında oynaklık artabilir

Altın tarafında ABD enflasyonunun yanı sıra küresel tahvil faizleri, dolar endeksi, enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler etkili olacak.

Haftalık kayıpların ardından altında tepki alımları görülebilir. Ancak uluslararası altın fiyatlarında kalıcı yükseliş oluşmadan, yalnızca dolar/TL’deki sınırlı artışın gram altına güçlü bir yükseliş sağlaması zor olabilir.

Çeyrek ve cumhuriyet altınında ise uluslararası fiyatların yanında Kapalıçarşı’daki fiziki talep, alış-satış makasları ve işçilik maliyetleri takip edilecek.

Piyasalarda temkinli ve seçici dönem

3-10 Temmuz haftasının sonuçları, piyasalarda tek yönlü bir hareket yerine yatırım araçları arasında ayrışmanın öne çıktığını gösterdi. Dolar ve avro sınırlı yükselirken, altın ve borsa yatırımcısına kaybettirdi.

Yeni haftada kısa vadeli yönü ağırlıklı olarak Amerika Birleşik Devletleri enflasyonu, perakende satışlar, Fed üyelerinin açıklamaları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 23 Temmuz toplantısına ilişkin beklentiler belirleyecek.

BIST 100’de 14.050-14.100 puan destek, 14.600-14.630 puan direnç; gram altında 6 bin 200 lira denge noktası; dolar/TL’de ise 47 lira kritik eşik olarak izlenecek.

Piyasaların veri akışına bağlı olarak hızlı yön değiştirebileceği haftada, yatırım araçları arasındaki performans farklılıklarının devam etmesi ve oynaklığın yüksek kalması bekleniyor.

Not: Seviyeler, haftalık fiyat hareketlerinden hareketle yapılan teknik değerlendirmelerdir ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.