Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Pankreas kanseri tedavisinde umut veren gelişme: Yeni akıllı ilaç yaşam süresini yaklaşık iki katına çıkarıyor

Pankreas hastalıkları alanında dünyanın önde gelen bilim insanları, Acıbadem Üniversitesi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen 58. EPC/IAP Ortak Kongresi’nde bir araya geldi. Kongrede, pankreas kanserinde hedefe yönelik tedaviler, kişiye özel kanser aşıları, yapay zekâ destekli erken tanı yöntemleri ve yeni nesil akıllı ilaçlar masaya yatırıldı.

Pankreas hastalıkları alanında dünyanın önde gelen bilim insanları, Acıbadem Üniversitesi’nin

Yıllardır en ölümcül kanser türlerinden biri olarak kabul edilen pankreas kanseri için bilim dünyasından umut veren gelişmeler geliyor. Pankreas hastalıkları alanındaki en prestijli bilimsel platformlardan biri olan Avrupa Pankreas Derneği ile Uluslararası Pankreatoloji Derneği’nin ortak düzenlediği 58. EPC/IAP Ortak Kongresi, bu yıl ilk kez Türkiye’de gerçekleştirildi.

Acıbadem Üniversitesi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen kongre, Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Avrupa Pankreas Derneği Başkanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan’ın başkanlığında yapıldı.

Kongrede, 46 ülkeden 1.200’ü aşkın cerrah, onkolog, gastroenterolog, patolog ve temel bilim araştırmacısı aynı çatı altında buluştu. Dünyanın pankreas alanındaki en saygın bilim insanlarının katıldığı toplantıda, pankreas kanseri ve pankreas hastalıklarına ilişkin en güncel bilimsel gelişmeler tüm yönleriyle ele alındı.

İstanbul’da pankreas kanseri alanında tarihi buluşma

  1. EPC/IAP Ortak Kongresi, pankreas kanseri tedavisinde yeni bir dönemin işaretlerinin tartışıldığı önemli bir bilimsel platform oldu. Kongrede, hedefe yönelik ilaçlardan yapay zekâ destekli erken tanıya, kişiye özel kanser aşılarından gelişmiş cerrahi tekniklere kadar pankreas hastalıklarının geleceğini şekillendirecek yenilikler değerlendirildi.

Özellikle ABD’de düzenlenen Amerikan Klinik Onkoloji Derneği Kongresi’nde açıklanan ve dünya tıp camiasında büyük yankı uyandıran araştırma sonuçları, İstanbul’da ilk kez bu kapsamda ayrıntılı şekilde ele alındı.

Kongrede en çok dikkat çeken başlıklardan biri, KRAS genini hedefleyen yeni nesil akıllı ilaca ilişkin çalışma oldu. Standart tedaviye yanıt vermeyen ileri evre pankreas kanseri hastalarında yaşam süresini yaklaşık iki katına çıkardığı belirtilen bu tedavi, uzmanlar tarafından pankreas kanseri alanında son yılların en önemli gelişmelerinden biri olarak değerlendirildi.

Yeni akıllı ilaç pankreas kanseri tedavisinde “dönüm noktası” olarak görülüyor

Uzmanlara göre, KRAS genini hedefleyen yeni nesil akıllı ilaç, pankreas kanseri tedavisinde yalnızca yeni bir tedavi seçeneği sunmakla kalmıyor; aynı zamanda hastalığa yaklaşımda köklü bir değişimin de kapısını aralıyor.

  1. EPC/IAP Ortak Kongresi’nde bu gelişmenin klinik uygulamaya nasıl yansıyacağı, hangi hasta gruplarının bu tedaviden yararlanabileceği ve gelecekte tedavi algoritmalarını nasıl değiştireceği ayrıntılı biçimde tartışıldı.

Bilim insanları, yeni tedavinin özellikle standart kemoterapi sonrasında hastalığı ilerleyen metastatik pankreas kanseri hastalarında önemli sonuçlar verdiğini belirtiyor. Tedavinin ek kemoterapi gerektirmeden uygulanabilmesi, günde tek tabletle kullanılabilmesi, hastaların ağrılarında azalma sağlaması ve yaşam kalitesini artırması da dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.

Dünyada her yıl yaklaşık 510 bin kişiye tanı konuyor

Pankreas kanseri, dünya genelinde en zorlu kanser türlerinden biri olarak kabul ediliyor. Her yıl yaklaşık 510 bin kişiye pankreas kanseri tanısı konulurken, Türkiye’de ise yılda yaklaşık 7-8 bin yeni vaka görülüyor.

Hastalığın en önemli sorunlarından biri, erken dönemde belirti vermemesi. Bu nedenle hastaların önemli bir bölümü ileri evrede tanı alıyor. Pankreas kanseri, bu özelliği nedeniyle kanser kaynaklı ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer almaya devam ediyor.

Ancak İstanbul’da düzenlenen kongrede paylaşılan yeni bilimsel çalışmalar, bu tablonun değişmeye başladığını gösterdi.

“Pankreas kanserinde umut veren bir döneme giriyoruz”

Kongre Başkanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, pankreas kanseri araştırmalarında tarihi bir döneme girildiğini söyledi.

ASCO’da açıklanan yeni hedefe yönelik ilacın sonuçlarının, ABD’nin ardından ilk kez İstanbul’daki kongrede bilim dünyasıyla ayrıntılı biçimde paylaşıldığını belirten Prof. Dr. Ceyhan, bu gelişmenin pankreas kanseri tedavisinde gerçek anlamda bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Ceyhan, yeni tedaviye ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Pankreas kanserinde umut veren bir döneme giriyoruz. ASCO’da açıklanan çalışma, son yılların en önemli bilimsel gelişmelerinden biri. Yeni KRAS inhibitörü, ilk tedavisi başarısız olan metastatik pankreas kanseri hastalarında ek kemoterapi gerektirmeden yaşam süresini yaklaşık iki katına çıkarıyor. Üstelik hastaların ağrıları azalıyor, yaşam kaliteleri artıyor ve tedavi günde tek tabletle uygulanabiliyor. Bu gerçekten son derece umut verici bir gelişme.”

Hedef yalnızca yaşam süresini uzatmak değil

Yeni ilacın bugün metastatik hastalarda değerlendirildiğini ancak bunun yalnızca bir başlangıç olduğunu ifade eden Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, ilacın kemoterapiyle birlikte kullanımını, ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası dönemlerde uygulanmasını araştıran çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Prof. Dr. Ceyhan, pankreas kanseri tedavisinde hedefin artık yalnızca yaşam süresini uzatmak olmadığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

“Bugünkü hedefimiz yalnızca yaşam süresini uzatmak değil. Asıl hedefimiz, gelecekte bazı hastaları tamamen iyileştirebilmek. Eğer bu çalışmalar beklediğimiz gibi sonuçlanırsa, pankreas kanserinin doğal seyrini değiştirebiliriz.”

“Pankreas kanseri kronik bir hastalığa dönüşebilir”

Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, pankreas kanserine bakış açısının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğine dikkat çekti.

Meme kanserinde yıllar içinde yaşanan bilimsel dönüşümün benzerinin pankreas kanserinde de yaşanabileceğini belirten Ceyhan, pankreas kanserinin gelecekte bazı hastalarda tamamen iyileştirilebilir, bazı hastalarda ise uzun yıllar kontrol altında tutulabilen kronik bir hastalık haline gelebileceğini söyledi.

Ceyhan, “20 yıl önce meme kanseri de çok korkulan hastalıklardan biriydi. Bugün geldiğimiz nokta ortada. Bilim aynı hızla ilerlemeye devam ederse, önümüzdeki 10-20 yıl içinde pankreas kanseri de tedavi edilebilir, bazı hastalarda tamamen iyileştirilebilir, birçok hastada ise uzun yıllar kontrol altında tutulabilen kronik bir hastalığa dönüşebilir” dedi.

“Yeni geliştirilen ilaç oyunu değiştiriyor”

Kongrenin dikkat çeken isimlerinden biri de Almanya’daki Heidelberg Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji, Hepatoloji, Enfeksiyon Hastalıkları ve Zehirlenmeler Bölümü Tıbbi Direktörü Prof. Dr. Patrick Michl oldu.

Prof. Dr. Michl, ASCO 2026’da açıklanan uluslararası çalışmanın pankreas kanseri tedavisinde uzun yıllardır beklenen kırılma noktası olduğunu belirtti.

Yeni KRAS inhibitörünü değerlendiren Michl, “Bizim üniversitemizin de içinde bulunduğu bu yeni ilaç çalışması, standart kemoterapi sonrasında hastalığı ilerleyen metastatik pankreas kanseri hastalarında yaşam süresini yaklaşık iki katına çıkardı. Bu, pankreas kanseri araştırmaları açısından devrim niteliğinde bir gelişme” ifadelerini kullandı.

Yeni tedavinin yalnızca yaşam süresini uzatmadığını, hastaların yaşam kalitesini de artırdığını belirten Michl, ilacın kemoterapiye kıyasla farklı bir yan etki profiline sahip olduğunu ve bu yan etkilerin yönetilmesine yönelik çalışmaların da eş zamanlı sürdüğünü söyledi.

Akıllı ilaçlar immünoterapi ve kanser aşılarıyla birleştirilecek

Prof. Dr. Patrick Michl’e göre pankreas kanseri tedavisinin geleceği tek bir ilaçtan değil, tedavi kombinasyonlarından geçiyor.

Bugün en yoğun çalışılan alanların başında KRAS inhibitörlerinin kemoterapi, immünoterapi ve diğer hedefe yönelik tedavilerle birlikte kullanılması geliyor. Uzmanlar, bu kombinasyonlarla daha uzun sağkalım elde etmeyi hedefliyor.

Michl, “Hastaların önemli bölümü bu ilaçlardan fayda görüyor ancak zaman içinde direnç gelişebiliyor. Şimdi amacımız bu direnci kıracak yeni kombinasyonlar geliştirmek. Hedefe yönelik ilaçları immünoterapi ve diğer biyolojik tedavilerle birlikte kullanarak çok daha uzun sağkalım elde etmeyi hedefliyoruz” dedi.

Kişiye özel mRNA kanser aşıları umut veriyor

Pankreas kanseri tedavisinde umut veren bir diğer alan ise kişiye özel geliştirilen mRNA kanser aşıları oldu.

Prof. Dr. Patrick Michl, hastanın ameliyatla çıkarılan tümöründen veya biyopsi örneğinden elde edilen moleküler bilgiler kullanılarak hazırlanan bu aşıların, bağışıklık sistemine tümör hücrelerini tanımayı öğrettiğini söyledi.

Bu yöntem sayesinde vücudun kendi savunma sisteminin geride kalan kanser hücrelerini hedef alabileceğini belirten Michl, erken sonuçların umut verici olduğunu ifade etti.

Michl, özellikle ameliyat edilen hastalarda geliştirilen mRNA aşılarının, hastalığın yeniden ortaya çıkmasını önlemede önemli rol oynayabileceğini belirterek, büyük klinik çalışmaların sonuçlarının önümüzdeki 1-2 yıl içinde beklendiğini söyledi.

Hedef: Kanseri tedavi etmekten önce oluşmasını önlemek

Kongrede yalnızca tedavi yöntemleri değil, pankreas kanserinin oluşmadan önce nasıl önlenebileceği de tartışıldı.

Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Laura Wood, pankreas kanserinin ortaya çıkış mekanizmalarına yönelik çalışmalarıyla dikkat çeken isimler arasında yer aldı.

Dünyada pankreas kanserinin oluşum mekanizmalarını araştıran önemli bilim insanları arasında gösterilen Wood, çalışmalarını kanser geliştikten sonraki döneme değil, hastalığın ortaya çıkmasından önceki evrelere odaklıyor.

Wood ve ekibi, PanIN ve IPMN olarak adlandırılan kanser öncüsü lezyonları inceleyerek hangi hücrelerin kansere dönüşme potansiyeli taşıdığını ortaya çıkarmaya çalışıyor.

Doç. Dr. Laura Wood, “Bu, pankreas kanserini ortaya çıkmadan önlemenin anahtarı olabilir. Biz pankreas kanserini tedavi etmekten önce nasıl oluştuğunu anlamaya çalışıyoruz. Kanser öncüsü hücrelerin neden bazı kişilerde kansere dönüştüğünü, bazılarında ise dönüşmediğini araştırıyoruz. Eğer bu dönüşümü durdurabilirsek gelecekte pankreas kanserini başlamadan önleme şansımız olacak” dedi.

Yapay zekâ erken tanıda önemli rol üstlenebilir

Doç. Dr. Laura Wood, pankreas kanserine karşı geliştirilen KRAS inhibitörünün bugün ileri evre hastalarda umut verdiğini, bundan sonraki hedefin ise aynı ilacı çok daha erken dönemde kullanabilmek olduğunu söyledi.

Wood, genetik analizler, moleküler biyoloji yöntemleri ve yapay zekâ destekli görüntüleme sistemlerinden yararlanarak hangi öncü lezyonların kansere dönüşme riski taşıdığını belirlemeye çalıştıklarını ifade etti.

Amaçlarının tüm öncü lezyonları tedavi etmek olmadığını vurgulayan Wood, asıl hedefin gerçekten kansere dönüşme riski taşıyan lezyonları saptamak olduğunu belirtti.

Wood, “Amacımız tüm öncü lezyonları tedavi etmek değil. Önemli olan hangilerinin gerçekten kansere dönüşeceğini saptayabilmek. Böylece gereksiz tedavileri önlerken yüksek risk taşıyan hastaları çok erken dönemde koruyabileceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Multidisipliner yaklaşım öne çıktı

Kongre, pankreas kanserinin yalnızca tek bir branşın konusu olmadığını bir kez daha ortaya koydu. Cerrahlar, onkologlar, gastroenterologlar, patologlar ve temel bilim araştırmacıları aynı platformda buluşarak pankreas hastalıklarına multidisipliner yaklaşımın önemini vurguladı.

Uzmanlara göre pankreas kanserinde başarı, erken tanı, doğru hasta seçimi, hedefe yönelik tedaviler, gelişmiş cerrahi yöntemler, immünoterapi, kanser aşıları ve yapay zekâ destekli risk analizlerinin birlikte kullanılmasıyla mümkün olacak.

İstanbul’da düzenlenen 58. EPC/IAP Ortak Kongresi, pankreas kanseri tedavisinde yalnızca bugünün değil, geleceğin de yol haritasının tartışıldığı önemli bir bilimsel buluşma olarak değerlendirildi.

Pankreas kanserinde yeni dönem

Kongrede paylaşılan veriler, pankreas kanseri tedavisinde umut veren bir dönemin başladığını gösterdi. Yeni nesil akıllı ilaçlar, kişiye özel aşılar, erken tanıya yönelik yapay zekâ destekli yöntemler ve kanser öncüsü lezyonları belirlemeye yönelik çalışmalar, hastalığın gelecekte daha erken saptanabileceğine ve daha etkili şekilde tedavi edilebileceğine işaret ediyor.

Uzmanlar, mevcut gelişmelerin pankreas kanserini kısa vadede tamamen ortadan kaldırmasa da hastalığın seyrini değiştirebilecek güçte olduğunu vurguluyor. Bilim dünyasının hedefi ise pankreas kanserini yalnızca daha uzun süre kontrol altında tutmak değil, bazı hastalarda tamamen iyileştirebilmek ve gelecekte hastalık oluşmadan önleyebilmek.