Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

ABD’den İran’a yeni saldırı: Hürmüz Boğazı kapatıldı, Körfez’de savaş alarmı

ABD’nin gece saatlerinde İran’daki askeri hedeflere yönelik yeni saldırı başlattığını duyurmasının ardından Orta Doğu’da tansiyon yeniden zirveye çıktı. İran, Hürmüz Boğazı’nın petrol tankerleri ve ticari gemiler dahil tüm geçişlere kapatıldığını açıkladı. Tahran yönetimi Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD üslerini hedef aldığını duyururken, Washington saldırıların “meşru müdafaa” kapsamında yapıldığını savundu.

ABD’nin gece saatlerinde İran’daki askeri hedeflere yönelik yeni saldırı başlattığını

Orta Doğu’da haftalardır kırılgan şekilde devam eden ABD-İran gerilimi, gece saatlerinde yeni bir askeri tırmanışa dönüştü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM, Başkan Donald Trump’ın talimatıyla İran’daki çok sayıda askeri hedefe yönelik saldırı başlatıldığını duyurdu. Washington yönetimi operasyonun “meşru müdafaa” kapsamında gerçekleştirildiğini savunurken, İran gece boyunca birçok bölgede patlama seslerinin duyulduğunu açıkladı.

Saldırıların merkezinde İran’ın güney hattı, Hürmüz Boğazı çevresi ve Körfez’e açılan stratejik bölgeler yer aldı. İran basınına göre Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik ve Minab kentlerinden patlama sesleri geldi. Bender Abbas, Keşm, Hengam ve Kiş Adası çevresinde de saldırı ya da hava savunma hareketliliği kaynaklı patlamalar duyulduğu bildirildi.

Gerilim kısa sürede deniz hattına da yayıldı. İran, Hürmüz Boğazı’nın tüm gemi geçişlerine kapatıldığını açıklarken, Devrim Muhafızları Ordusu Donanması “yasa dışı geçiş yapmaya çalışan iki geminin vurulduğunu” duyurdu. ABD tarafı ise Hürmüz üzerindeki kontrolün kendilerinde olduğunu ve boğazın kapatıldığı yönündeki İran açıklamalarını kabul etmedi.

Saldırılar gece yarısından sonra başladı

ABD Başkanı Donald Trump’ın gün içinde yaptığı “İran’ı bugün çok sert şekilde vuracağız” açıklamasının ardından bölgede beklenen saldırı gece saatlerinde başladı. CENTCOM, saldırıların Türkiye saatiyle gece yarısını kısa süre geçe başlatıldığını duyurdu.

ABD tarafından yapılan açıklamada operasyonun İran’ın askeri hedeflerine yönelik olduğu belirtildi. Vurulan hedeflere ilişkin ayrıntılı liste paylaşılmazken, İran’ın hava savunma sistemleri, radar altyapısı, haberleşme tesisleri ve yer kontrol merkezlerinin hedef alınmış olabileceği değerlendiriliyor.

Saldırıların başlamasından yaklaşık dört saat sonra CENTCOM, hedeflere yönelik operasyonların tamamlandığını açıkladı. Ancak Washington’dan gelen açıklamalar, saldırıların tamamen sona erdiği anlamına gelmedi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’ın anlaşmaya yanaşmaması halinde saldırıların devam edebileceğini belirtti.

Trump: Anlaşma olmazsa daha sert vururuz

ABD Başkanı Donald Trump, saldırılar sürerken yaptığı açıklamada Amerikan savaş uçaklarının İran semalarında olduğunu söyledi. Trump, İranlı yetkililerin kendisiyle temas kurduğunu ve bombalamanın durdurulmasını istediğini öne sürdü.

Trump, İran’ın masadaki anlaşmayı imzalamaması halinde saldırıların daha şiddetli şekilde devam edeceğini belirterek, Tahran yönetimine açık tehditte bulundu. ABD Başkanı, İran’ın nükleer silaha sahip olmamayı kabul ettiğini, ancak bunun resmi anlaşmaya dönüşmesi gerektiğini savundu.

Trump’ın açıklamalarında en dikkat çeken bölüm ise “ateşkes” vurgusu oldu. ABD Başkanı, İran’ı mevcut ateşkesi ihlal etmekle suçladı ve bunun “dünyada en çok ihlal edilen ateşkeslerden biri” olduğunu ileri sürdü.

İran Trump’ı yalanladı: Hiçbir temas kurulmadı

Tahran yönetimi ise Trump’ın “İranlı yetkililer beni aradı” sözlerini sert şekilde yalanladı. İran devlet televizyonuna konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Trump ile hiçbir doğrudan temas kurulmadığını belirtti.

İranlı yetkili, Trump’ın iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Trump ile hiçbir temas kurulmadı. İran saldırganlıklara askeri olarak yanıt veriyor” ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, taraflar arasındaki diplomatik kanalın da ciddi şekilde tıkandığını gösterdi. Washington, saldırıları İran’ı anlaşmaya zorlayacak askeri baskı olarak sunarken, Tahran cephesi geri adım atmayacağını ve saldırılara karşılık vereceğini duyurdu.

İran’ın birçok bölgesinde patlama sesleri

Gece boyunca İran’ın farklı bölgelerinden patlama haberleri geldi. İran basını, Hürmüz Boğazı’na yakın Sirik ve Minab kentlerinde patlama sesleri duyulduğunu aktardı. Bender Abbas Havalimanı çevresinde de patlamalar meydana geldiği bildirildi.

İran devlet televizyonu, Keşm ve Hengam adalarında bazı noktaların saldırıların hedefi olduğunu duyurdu. Kiş Adası çevresinde de uzak mesafeden kaynağı belirlenemeyen seslerin duyulduğu belirtildi.

Başkent Tahran ve Fars eyaletinde ise hava savunma sistemlerinin devreye girdiği açıklandı. İran basınına göre, Tahran yakınlarındaki Veramin çevresinde de saldırı kaynaklı patlama sesleri duyuldu.

Bender Abbas, Kerec ve Kazvin kentlerinden gelen yeni patlama haberleri, saldırıların yalnızca Hürmüz hattıyla sınırlı kalmadığını, İran’ın farklı askeri ve stratejik bölgelerinde hava savunma alarmının sürdüğünü gösterdi.

Hürmüz Boğazı gemi geçişlerine kapatıldı

Gecenin en kritik gelişmelerinden biri İran’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin kararı oldu. İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu’l Enbiya Karargahı, bölgede oluşan güvensizlik gerekçesiyle Hürmüz Boğazı’nın tüm gemi geçişlerine kapatıldığını duyurdu.

Açıklamada petrol tankerleri ve ticari gemiler dahil her türlü geçişin engelleneceği ve boğazdan geçmeye çalışan gemilere müdahale edileceği bildirildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması ise Hürmüz Boğazı’ndan “yasa dışı geçiş” yapmaya çalışan iki geminin vurulduğunu açıkladı. Bu iddia bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanmazken, Hürmüz hattında deniz trafiği ve enerji piyasaları açısından büyük risk oluştu.

Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Bu hattın kapanması ya da güvenli geçişin kesintiye uğraması, yalnızca ABD ve İran arasındaki askeri gerilimi değil, petrol fiyatları, deniz taşımacılığı ve küresel piyasalardaki dengeleri de doğrudan etkileyebilir.

ABD: Hürmüz’ü biz kontrol ediyoruz

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurmasının ardından ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’ten dikkat çeken bir açıklama geldi. Hegseth, ABD’nin haftalardır ortaklarıyla birlikte boğazdan giren ve çıkan petrol akışını kontrol ettiğini savunarak, “Hürmüz Boğazı’nı ABD kontrol ediyor” dedi.

Hegseth, İran’ın bu akışı durduramadığını öne sürdü. ABD Savunma Bakanı, Washington’un bölgedeki askeri kapasitesine dikkat çekerek İran’ın savunma sanayisi ve füze kapasitesinin sınırlı olduğunu iddia etti.

Bu açıklamalar, Hürmüz Boğazı’nın yalnızca askeri değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik bir güç mücadelesinin merkezine yerleştiğini gösterdi. İran boğazı kapattığını ilan ederken, ABD bu kararı tanımadığını ve geçiş kontrolünün kendi denetiminde olduğunu savunuyor.

İran’dan misilleme: Kuveyt ve Bahreyn’de ABD üsleri hedef alındı

ABD saldırılarının ardından İran cephesinden misilleme açıklamaları geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin ülkenin güneyine düzenlediği saldırılara karşılık Kuveyt ve Bahreyn’deki Amerikan üslerinin hedef alındığını duyurdu.

Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Kuveyt’teki Ali El Salim ve Ahmed El Cabir hava üsleri ile Bahreyn’deki Şeyh İsa Hava Üssü’nde ABD ordusuna ait 18 önemli hedefin vurularak imha edildiği öne sürüldü.

İran ordusu ayrıca Bahreyn’deki ABD 5. Filosu’nun da insansız hava araçlarıyla hedef alındığını açıkladı. Açıklamada iletişim kuleleri ve hava savunma sistemlerinin hedef alındığı belirtildi.

ABD tarafından bu iddialara ilişkin yapılan değerlendirmelerde ise İran’ın saldırılarının büyük bölümünün hava savunma sistemleriyle engellendiği, Amerikan savaş gemileri ya da kritik askeri hedeflerde ciddi bir hasar oluşmadığı savunuldu.

Bahreyn’de sirenler çaldı

İran’ın Bahreyn’deki ABD varlığını hedef aldığını duyurmasının ardından Bahreyn’de alarm durumu ilan edildi. Bahreyn İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde sirenlerin çaldığını açıkladı.

Bakanlık halka sakin olmaları, resmi kanalları takip etmeleri ve en yakın güvenli bölgelere yönelmeleri çağrısında bulundu.

Kuveyt ve Bahreyn’in ABD üslerine ev sahipliği yapması, bu ülkeleri İran-ABD geriliminin doğrudan risk alanına taşıyor. Özellikle Körfez ülkelerindeki Amerikan askeri varlığı, İran’ın misilleme stratejisinde öncelikli hedefler arasında gösteriliyor.

İsrail: Son saldırılara katılmadık

ABD’nin İran’a yönelik son saldırılarının ardından gözler İsrail’e de çevrildi. İsrail devlet televizyonuna konuşan güvenlik kaynakları, İsrail ordusunun son saldırılara şu aşamada doğrudan katılmadığını aktardı.

İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, saldırının tamamen Amerikan savaş uçakları ve gemileri tarafından gerçekleştirildiği belirtildi. Ancak İsrail’in İran’dan gelebilecek olası füze saldırılarına karşı yüksek alarm durumuna geçtiği kaydedildi.

Bölgedeki askeri dengeler açısından İsrail’in pozisyonu kritik önem taşıyor. İran’ın ABD saldırılarına karşı İsrail’i de hedef alması halinde gerilimin bölgesel savaşa dönüşme ihtimali daha da artabilir.

Savaşın fitilini Apache helikopteri olayı ateşledi

Sahadaki son tırmanışın arka planında Hürmüz Boğazı üzerinde yaşanan Apache helikopteri krizi bulunuyor. ABD, Hürmüz hattında devriye görevi yapan bir Amerikan Apache helikopterinin İran kaynaklı saldırı sonucu düşürüldüğünü ya da hasar aldığını savundu.

Washington yönetimi, bu olayı “İran saldırganlığı” olarak nitelendirerek yeni saldırılar için gerekçe gösterdi. ABD ordusu, misilleme kapsamında İran’ın hava savunma sistemleri, radar tesisleri ve yer kontrol istasyonlarını hedef aldığını duyurdu.

İran cephesi ise ABD’nin iddialarını kabul etmezken, saldırıların doğrudan İran egemenliğini hedef aldığını ve buna askeri karşılık verileceğini açıkladı.

Hegseth: Bombalarla müzakere etmemiz gerekirse ederiz

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in açıklamaları, Washington’un askeri baskı stratejisini açıkça ortaya koydu. Hegseth, İran’ın anlaşma için hâlâ şansı olduğunu ancak Tahran yönetiminin bunu değerlendirmemesi halinde ağır sonuçlarla karşılaşacağını söyledi.

Hegseth, saldırıların ABD’nin askeri çıkarlarına ve diplomatik pozisyonuna hizmet edeceğini belirterek, “Bombalarla müzakere etmemiz gerekirse, bombalarla müzakere ederiz” ifadelerini kullandı.

Bu sözler, ABD’nin İran’la yürüttüğü diplomatik süreci askeri baskıyla birlikte ilerletme niyetinde olduğunu gösterdi. Washington, saldırıları masadaki anlaşmayı kabul ettirme hamlesi olarak sunarken, Tahran bunu açık saldırganlık olarak nitelendiriyor.

İran: Bölgeyi sizin için cehenneme çevireceğiz

İran cephesinden gelen açıklamalar ise geri adım sinyali vermiyor. İranlı askeri yetkililer, ABD’nin bölgedeki çıkarlarının hedef listesine alındığını ve yeni saldırı olması halinde anında karşılık verileceğini duyurdu.

İran’ın füze operasyonlarından sorumlu Tuğgeneral Mecid Musevi, ABD’ye yönelik açıklamasında “Bölgeyi sizin için cehenneme çevireceğiz” ifadelerini kullandı.

İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu’l Enbiya Karargahı da ABD’nin her türlü saldırısına kesin karşılık verileceğini açıkladı.

Tahran yönetimi diplomasiye açık olduğunu söylese de askeri karşılık verme konusunda geri adım atmıyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin açıklamalarında da bu ikili mesaj öne çıkıyor: Diplomasi mümkün, ancak saldırıya askeri yanıt verilecek.

Körfez’de savaş riski büyüyor

ABD’nin İran’daki hedeflere yönelik saldırıları, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıklaması ve Kuveyt ile Bahreyn’deki ABD üslerine yönelik misilleme iddiaları, Körfez’de savaş riskini en üst seviyeye çıkardı.

Gerilim artık yalnızca ABD ve İran arasında sınırlı değil. Hürmüz Boğazı nedeniyle enerji piyasaları, Kuveyt ve Bahreyn’deki üsler nedeniyle Körfez ülkeleri, İsrail’e yönelik olası misilleme ihtimali nedeniyle de Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’nun tamamı bu krizin parçası haline geldi.

Bölgedeki en büyük risklerden biri, taraflardan birinin saldırı ya da misilleme açıklamalarının yanlış hesaplamaya yol açması. Hürmüz’de bir geminin vurulması, Körfez’de bir Amerikan üssünün zarar görmesi ya da İsrail’e yönelik bir füze saldırısı, krizi çok daha geniş çaplı bir savaşa çevirebilir.

Petrol ve ticaret hattında büyük tehdit

Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali dünya ekonomisi açısından da ciddi sonuçlar doğurabilir. Petrol tankerleri ve ticari gemiler için en kritik geçiş noktalarından biri olan boğazda yaşanacak her kesinti, küresel enerji arzını baskılayabilir.

İran’ın “tüm gemiler hedef alınacak” uyarısı, deniz taşımacılığı şirketleri, sigorta piyasaları ve petrol ihracatçıları açısından yeni bir kriz başlığı oluşturdu. ABD ise boğazın kapatılmasına izin vermeyeceği mesajını veriyor.

Bu nedenle Hürmüz hattındaki gelişmeler, yalnızca askeri değil ekonomik cephede de yakından izleniyor. Petrol fiyatlarında olası sıçrama, enerji maliyetleri üzerinden küresel enflasyon baskısını da artırabilir.

Sıcak saatler devam ediyor

ABD saldırılarının tamamlandığını duyursa da taraflardan gelen açıklamalar gerilimin düşmediğini gösteriyor. İran, Hürmüz Boğazı’nı kapattığını ve ABD üslerini hedef aldığını açıklarken, Washington saldırıların gerekirse devam edeceği mesajını veriyor.

İsrail yüksek alarm durumuna geçerken, Bahreyn’de sirenlerin çalması, Körfez ülkelerinin de doğrudan kriz hattına girdiğini ortaya koydu.

Orta Doğu’da gece boyunca yaşanan gelişmeler, ABD-İran hattındaki krizin yeni ve daha tehlikeli bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Hürmüz Boğazı’nın statüsü, ABD’nin yeni saldırı yapıp yapmayacağı, İran’ın misillemelerinin kapsamı ve Körfez ülkelerindeki Amerikan üslerinin güvenliği önümüzdeki saatlerin en kritik başlıkları olacak.

Bölgede artık tek bir soru öne çıkıyor:

Hürmüz’de başlayan bu yeni askeri tırmanış, sınırlı bir misilleme hattında mı kalacak, yoksa Orta Doğu’yu yeni bir bölgesel savaşın eşiğine mi taşıyacak?